Hırsızlık suçunda aracın kapı ve camlarının kilitli olup olmadığının yeterince araştırılmaması, suç vasfının belirlenmesi açısından Yargıtay tarafından bozma sebebi kabul edildi.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinafın reddi kararının temyiz incelemesinde, mağdurun aracını kilitleyip kilitlemediği hususunun yeterince araştırılmaması, sanığın aracın kapısının açık olduğuna dair anlatımı ve olay yeri raporundaki tespitlere rağmen bu eksiklik giderilmeden suç vasfının hatalı bir şekilde 5237 sayılı TCKnın 142/2-h maddesi kapsamında kabul edilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak, dosyanın eksik araştırma tamamlanmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''suçu samimiyetle ikrar eden sanığın, zararı kısmen tazmin ettiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eylemin TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılanın aracının kapı ve camlarını kilitleyerek bırakıp bırakmadığı hususunun hiç bir aşamada sorulmamış olması, sanığın aracın kapısının açık olduğuna dair anlatımı ve dosyada mevcut 18.05.2022 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda, ''..aracın bütün kapı ve camlarının sağlam durumda olduğu, şoför kapısının kilidinin açık , diğer kapılarının kilitli olduğu, araç içerisinde şoför koltuğunun öne kaydırılmış olduğu, koltuk altındaki akülerin olmadığı, akü kutup başlarının boş durumda olduğu, araç alt kısmındaki isletme lastiğinin yerinde olmadığı görüldü.'' şeklindeki tespit karşısında, katılandan aracını park ederken kapı ve camlarını kilitleyip kilitlemediği hususu sorulduktan sonra suç vasfının tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile suçun 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!