2. Ceza Dairesi, sanık hakkında verilen hükümde hırsızlık suçundan yapılan temyiz incelemesi sonucu, ikinci defa mükerrir olmasına rağmen 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesindeki koşullu salıverilme hükümlerinin yanlış uygulanması nedeniyle kararı bozmuştur.
Özet: Sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçundan temyiz başvurusu, yasal düzenlemeler uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğundan reddedilmiş; hırsızlık suçundan yapılan temyiz incelemesinde ise, sanığın iki ayrı kişiye ait ayakkabıları çalmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasıyla eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, ancak ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme sürelerine ilişkin 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesinin hatalı uygulanması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onamaI- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, olay tarihinde İstanbul'da olduğuna dair belge ve şahitlerinin olduğuna, tanık ...'ı tanımadığına, ancak tanık ...'ın ağabeyi ... ile daha önceden husumetinin bulunduğuna, bu nedenle tanığın ismini verdiğine, zararı karşılamak istediğine, geçmişine bakılarak kanaat oluşturulduğuna, hattının eşinde olduğuna, dosyanın yeniden incelenerek deliller doğrultusunda yeniden yargılanmak istediğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın kendisine isnat edilen hırsızlık suçunu işlemediğine, soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanık samimi ve istikrarlı bir biçimde kendisine isnat olunan suçları işlemediğini ifade ettiğine, sanık düzenli bir iş sahibi olup maddi durumunun iyi olduğuna, isnat edilen suçları işlemesini gerektirecek bir durum söz konusu olmadığına, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğince düzenlenen 24.03.2022 tarihli raporda her ne kadar sanığa ait fotoğraflar ile kamera kayıtlarında mevcut olan şahsın kuvvetle muhtemel aynı kişi olduğu yazılmış ise de şüpheden sanık yararlanır ilkesinin değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın hırsızlık suçunu işlediğini kabul etmemekle birlikte eylem ile verilen ceza arasında adil bir denge bulunmadığına, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına karar verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya kapsamına göre, sanık ile açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen meçhul şahsın katılanların ikamet ettiği binaya girerek ..., A Blok No:8/1 İç kapı No:7 sayılı ikametin giriş kapısı önüne bırakılan katılan ...’a ait krem renk ayakkabı ile ... A Blok No:8/1 İç kapı No:10 sayılı ikametin giriş kapısı önüne bırakılan katılan ...'a ait siyah renk ayakkabıları çalması şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanığın suça konu ayakkabıların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğunun anlaşılması karşısında; iki ayrı hırsızlık suçundan cezalandırılması yerine sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmemesine karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından sanık hakkında bu suçtan dolayı almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin 5275 sayılı Kanun’un 108/3 maddesi gereğince uygulanmasına YER OLMADIĞINA,” ibaresinin çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Tekirdağ 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.