Yargıtay 2. Ceza Dairesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına dair istinaf kararları aleyhine yapılan temyiz başvurularının reddi ve hükümlerin onanması.
Özet: Sanık ve katılan vekillerinin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını temyiz etmesi üzerine, temyiz incelemesini yapan üst mahkeme, konut dokunulmazlığının ihlali suçunda hükmolunan cezanın miktarı nedeniyle temyiz başvurusunu usulden reddederken; hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin sanık ve katılan vekillerinin, cezanın alt sınırdan uzaklaşması, orantısızlık veya eksik inceleme gibi gerekçelerle yaptıkları itirazları yerinde görmeyerek, bölge adliye mahkemesinin kararlarını usul ve yasaya uygun bularak esastan onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 03.11.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin ''suçu ikrar etmesine rağmen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiğine''; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''sanığın atılı suçu samimiyetle ikrar ettiğine, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin orantısız olduğuna'', katılan vekilinin temyiz isteminin ise ''eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın adli sicil kaydı, işlediği suçun niteliği ve ağırlığı, suç işlemekteki ısrarı, suçu meslek haline getirmiş olması karşısında sanığa en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.