Kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarar nedeniyle başlatılan itirazın iptali davasında davalının sorumluluğu ve şantiye şefinin ihmal iddiaları inceleniyor.
Özet: Davacı, davalının kaçak elektrik kullandığına dair düzenlenen tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı, kamu ihalesi kapsamında geçici abonelikle elektrik kullandığını, faturaları düzenli ödediğini, kaçak kullanım iddialarının asılsız olduğunu, tespit tutanağının tek taraflı ve ispat gücünden yoksun olduğunu, ayrıca trafonun açık alanda bulunması nedeniyle sorumluluğun üçüncü kişilerde veya dağıtım şirketinde olduğunu, şantiye şefinin ihmali olabileceğini ileri sürerek davanın reddini, şantiye şefinin sorumlu tutulmasını ve ihtiyati haczin kaldırılmasını istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından ...tarihinde ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine söz konusu takibin icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşamama yönünde arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, bu sebeple borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla, alacağın aslı, faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yine davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... Valiliği tarafından ihale edilen ... Vergi Dairesi Hizmet Binası yapım işinin yüklenicisi olduğunu, İş, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi olup, idarenin bilgisi, onayı ve gözetimi altında yürütüldüğünü, inşaatta kullanılan elektrik enerjisi, kamu kurumunun onayıyla alınmış geçici şantiye aboneliği üzerinden sağlandığını, davacının kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkili aboneliği Mart 2023 ve 11 Mart 2025 tarihleri arasında olduğunu, 11 Mart tarihinden sonra kalıcı olarak elektrik bağlantısı yapıldığı müvekkilinin aboneliği de sona erdiğini, müvekkilinin elektrik faturalarını düzenli olarak ödediğini, elektriğin bağlı olduğu trafonun sokak ortasında olduğu ve davacı teknik elemanlarınca her ay düzenli olarak fatura okuma esnasında denetimi yapıldığını, bu nedenle Kaçak elektrik kullanımının geçmiş bir yıla yansıtmalarının hukuka aykırı olduğunu, Sözleşme hesap numarasının : ...’na ait kesilen faturaların düzenli bir şekilde ödendiğini, tutarlar şantiyenin olağan işleyişine uygun bir şekilde fatura edildiği görüldüğünü, herhangi bir süre zarfında kaçak elektrik kullanımı olmadığını, kaçak elektrik tespit tutanağı tek taraflı ve ispat gücünden yoksun olduğunu, kaçak kullanım faturası makul süre içerisinde düzenlenmediğinden faturaya karşı zamanlaşımı itirazında bulunduklarını, kaçak elektrik kullanımına ilişkin iddiaların tamamen asılsız olduğunu, Trafonun açık alanda bulunduğunu, üçüncü kişilerce müdahaleye açık olduğunu, kaçak kullanım iddiasına konu enerji hattı, sokak üzerinde yer alan açık alandaki trafo ve dağıtım kutusu üzerinden sağlandığını, söz konusu trafo ve bağlantı noktalarına müvekkili şirketin erişimi veya müdahale yetkisi bulunmadığını, bu nedenle, fiili bir müdahale varsa, bunun sorumluluğu müvekkili şirkete değil, tesisin güvenliğini sağlamayan dağıtım şirketine ait olduğunu, şantiye şefinin denetim görevini ihmal ettiğini, ancak şirketin talimatı veya kastı olmadığını, Şantiye şefi ... TCKN ... söz konusu şantiyeden teknik olarak sorumlu olduğunu, elektrik tesisatının mevzuata uygunluğunu ve enerji bağlantılarını düzenli kontrol etmekle yükümlü olduğunu, ancak gerekli gözetim ve denetimi yerine getirmediğini, bu ihmal nedeniyle olası bir usulsüz bağlantının önüne geçemediğini, davacının zararını ispatlayamadığını, şirket yöneticisi ...’in şahsi sorumluluğu olmadığını, icra inkâr tazminatı talebinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini, olayda kusuru bulunan şantiye şefi ... TCKN ... denetim görevini ihmal etmesi nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumlu olarak davaya dahil edilmesini, şirket yöneticisi... yönünden şahsi sorumluluk bulunmadığından davanın reddini, davacı lehine talep edilen icra inkâr tazminatının reddini, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; Anılan ihbar dilekçesi ile dava konusu kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak ileride doğabilecek muhtemel sorumluluğun müvekkiline rücu edilebileceği iddia edilmiş ise de, söz konusu iddiaların hiçbir somut delile dayanmayan mesnetsiz isnatlardan ibaret olduğunu, öncelikle davacı ... tarafından açılan işbu davanın, doğrudan müvekkiline yöneltilmiş bir dava olmayıp, davacı tarafın müvekkilinin şahsi sorumluluğuna ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığını, müvekkilinin dosyaya dahil edilmesinin tamamen davalı ...'nın kendi sorumluluk alanından kaynaklanan sonuçları ileride bir çalışana yükleyebilme saikiyle gerçekleştirildiğini ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin, ilgili projede yalnızca şantiye şefi sıfatıyla görev yaptığını, dava konusu edilen kaçak elektrik kullanımına ilişkin herhangi bir fiili müdahalesi, talimatı, organizasyonu veya kişisel menfaati bulunmadığını, elektrik tesisatına ilişkin uygulama ve saha müdahaleleri, fiilen işi gerçekleştiren taşeron ekipler ve teknik personel tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında gerçekleştirilen işlemlerden şahsi sorumluluk çıkarılması mümkün olmadığını, müvekkilinin, olayın ortaya çıkmasının ardından gerekli bildirimleri yaptığını, durumu şirket yetkililerine aktardığı ve görev tanımı kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, buna rağmen bugün eski çalışan konumundaki müvekkilinin, şirketin kendi organizasyon ve denetim eksikliklerinin sorumlusu gibi gösterilmeye çalışılması açıkça kötü niyetli olduğunu belirterek dosyaya ayrıntılı beyanda bulunulabilmesi, delillerin ve tanıkların sunulabilmesi, teknik incelemelerin değerlendirilebilmesi amacıyla taraflarına uygun süre verilmesini, müvekkilinin olayın oluş şekli, görev kapsamı ve süreç içerisindeki bildirimlerine ilişkin beyanlarının alınabilmesi adına talimat mahkemesi ... Adliyesi aracılığıyla dinlenilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin haksız tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeni ile davacının davalılardan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
İlgili .... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 293.848,02 -TL kaçak elektrik bedeli 27.768,64-TL gecikmiş gün faizi ve 5.553,73-TL faizin KDV'si olmak üzere 327.170,39-TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği ve davalı borçluların dosya alacaklı şirkete borcun olmadığını belirterek borcun tamamına ve bütün ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Somut olayda, davalı takibe itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir.
Davacı şirketçe tutulan kaçak elektrik tutanağının incelenmesinde davalı şirket yetkilisinin tutanakta imzasının bulunmadığı görülmüştür..
Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir.
Dosya davacının davalılardan alacağının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda; dava konusu tutanakta tespit edildiği ve KW tüketim ekstresinden elde edilen bulgularla da örtüştüğü şekliyle, elektrik enerjisinin harici hat üzerinden ölçülmeden direkt bağlı olarak kullanıldığı ve bunun Yönetmeliğin 42.1.(b) maddesinde tanımlandığı şekliyle kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilmesi gerektiği,
Davalının sehven yapılan hatalı bağlantının sebep olmuş olabileceğini belirttiği ancak kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılan █████/2025 tarihli tutanaktan ve tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu,
Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince yapılan hesaplamalar sonucunda, █████/2025 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağına istinaden tahakkuk ettirilebilecek kaçak tüketim fatura bedeli 49.417,19.-TL olarak hesaplanmış, █████/2025 takip tarihi itibariyle borç miktarının 52.487,83.-TL ve davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.
Davalı ...diğer davalı şirketin yetkilisi olup, Şirket yetkilileri, görevlerini yaparken kasıtlı veya ihmalkar davranışlarıyla üçüncü kişilere (veya şirkete) bir zarar verirse bu durum haksız fiil sorumluluğunu doğurur. Bu durumda yetkili kişi, hukuka aykırı fiili, zararı, kusuru ve nedensellik bağını oluşturan zararlardan şahsen ve müteselsilen (şirketle birlikte) sorumludur. Bu sebeple kaçak elektrik kullanımı haksız fiil mahiyetinde olup bu kaçak kullanımdan şirket ile beraber davalı ...'te sorumludur.
Hal böyle olunca, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda davalının kullanımının kaçak kullanım olduğu anlaşılmakla ve davalının kullanımı sebebiyle davacının davalı aleyhine düzenlediği faturanın ve bu faturaya dayalı başlattığı takibin hukuka uygun olduğu ve davalının icra takibi sebebiyle davacıya borçlu olduğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalıların ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 49.417,19 TL asıl alacak 4.605,95 TL işlemiş faiz, 921,19 TL KDV olmak üzere 54.944,33 TL üzerinden devamına, asıl alacak 49.417,19 TL'ye takip tarihinden itibaren %54,00 sözleşmesel faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine davacı takip başlatmakta kötüniyetli olmadığından reddedilen kısım yönünden davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalıların ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 49.417,19 TL asıl alacak 4.605,95 TL işlemiş faiz, 921,19 TL KDV olmak üzere 54.944,33 TL üzerinden devamına, asıl alacak 49.417,19 TL'ye takip tarihinden itibaren %54,00 sözleşmesel faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine
2-Davacı takip başlatmakta kötüniyetli olmadığından reddedilen kısım yönünden davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.753,25 TL karar harcından peşin olarak alınan 3.951,41 TL harcın mahsubu ile fazla olan 198,16-TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 3.951,41 TL peşin harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Ret edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar lehine takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 8.325,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.397,77-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 789,13-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen, 3.910,87-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzene karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!