Kadastro kökenli tescil davasında, sit alanı ve dere yatağı etkisindeki parsellerin zilyetlikle edinme koşullarının incelendiği Yargıtay kararı.
Özet: Kadastro tespiti sırasında malik, yüzölçüm ve nitelik haneleri boş bırakılıp 2. derece sit alanı şerhi düşülen taşınmazlar hakkında açılan tescil davasında; ilk derece mahkemesi, davacının irsen intikal ve 20 yıldan uzun süredir tarımsal amaçlı zilyetlikle taşınmazları işlediği gerekçesiyle kısmen davacı adına tescile, dere yatağı olan bir kısmın ise Hazine adına tesciline karar vermiş; bu kararı bölge adliye mahkemesi onamış, davalılar Hazine, Büyükşehir Belediyesi ve DSİ ise kamuya ait yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı ve Büyükşehir Belediyesine husumet yöneltilemeyeceği iddialarıyla temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, .... ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 423 90... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik, yüzölçüm ve nitelik hanesi boş bırakılmak suretiyle beyanlar hanesinde taşınmazların tamamının 2. derece sit alanında kaldığı şerhi yazılarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili tarafından irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Hazine ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış,; Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığında davalı sıfatıyla davaya katılımı sağlanmıştır.II. CEVAPDavalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili ayrı ayrı savunmuş oldukları cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kadastro Mahkemesinde, kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava konusu 423 90... ve 2 parsel sayılı taşınmazların en az 1975 yılından beri imar-ihya edilerek tarımsal amaçla kullanıldığı, taşınmazlar üzerinde davacıya ait 5 ile 40 yaşlarında muhtelif meyve ağaçları bulunduğu, dava konusu taşınmazların evveliyatında davacının babasına ait olduğu, taksim sonucu davacıya kaldığı, mahalli bilirkişi beyanları ile bilirkişi raporlarının birbirini doğruladığı, dava konusu taşınmazların doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı içerisinde kaldığı ve diğer koşulların da varlığı halinde zilyetlikle kazanılmasının mümkün olduğu, dava konusu 423 90... parselin tamamı ile 2 parselin (A) kısmının dere yatağı etkisinde olmadığı, dava tarihi olan 2015 yılından geriye doğru en az 20 yıldan beri imar-ihya ve ekonomik amaca uygun zilyetlik şartının sağlandığı, 2 parselin (B) kısmının ise dere yatağı etkisinde kaldığı, dere yatağı etkisinde kalan bir yerin imar-ihya ve zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dava konusu 423 90... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfıyla ve 451,75 metrekare yüzölçümüyle ... adına tapuya tesciline, 423 90... parsel sayılı taşınmazın 04.07.2023 tarihli harita mühendisi bilirkişiye ait ayırma çapı krokisinde (A) harfi ile gösterilen 275,43 metrekare yüzölçümlü kısmının aynı adanın en son parsel numarası verilerek arsa vasfıyla ... adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 130,60 metrekare yüzölçümlü kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla arsa vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline dava konusu taşınmazların boş bırakılan malik, nitelik ve yüzölçümlerinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddialarını ispatlayamadığını, dava konusu taşınmazların vasfı itibariyle imar-ihya ve zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaza kayden malik olmayan, taşınmazı kullanmayan ve taşınmaz üstünde herhangi bir fiili tasarrufu dahi bulunmayan müvekkili Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini ve Büyükşehir Belediyesi ile ilgisi bulunmayan davanın reddi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kamuya ait mallar ile kamunun hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılamayacağını, belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, aktarılan dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün cevabi yazısına göre, dava konusu taşınmazların, ... Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.12.1991 tarihli ve 1199 sayılı kararı ile I-II-III. derece doğal sit alanında kalmakta iken, Bakanlık makamının 24.06.2021 tarihli ve 128694 sayılı olurları ile onaylanan ".....Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" içerisinde kalmakta olduğu bildirildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi gereğince sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermekle yükümlü Kadastro Mahkemesince bu durumun beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken, gösterilmemiş olmasının isabetsiz olması nedeniyle hükmün bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile kamu düzeni de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, (1) numaralı hüküm fıkrasının (a) bendinin sonuna, (b) bendinin 1. paragrafının sonuna ve (b) bendinin 2. paragrafının sonuna ayrı ayrı şekilde "tapu kaydının beyanlar hanesine taşınmaz Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı Sınırı içerisinde kalmaktadır" şerhinin yazılmasına ifadesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.