Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 667 sayılı KHK ile FETÖ iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edilen hakim hakkındaki ByLock delili ve diğer tespitlerin değerlendirildiği temyiz kararı incelemesi.
Özet: Danıştay Beşinci Dairesinin, FETÖ ile iltisak ve irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılan davacının HSK kararının iptali talebini reddeden kararı, davacının ceza yargılaması sonucu aldığı hapis cezası, ByLock kullanımı, örgütle bağlantısını gösteren tanık beyanları, adli yargı adaylığı dönemindeki yıllık kurulu üyeliği ve yurt dışı eğitim geçmişi gibi deliller bir bütün olarak değerlendirilerek, demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve müdahalenin ölçülü olduğu sonucuna varılarak hukuka uygun bulunmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : █████████Karar No : ████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:████████, K:██████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:████████, K:██████████ sayılı kararıyla;Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesi ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği, temyiz üzerine anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, temyize konu Daire kararı verildiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan incelemede ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası kapsamında halen devam ettiğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"ndan, davacı tarafından ... GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği, █████/2014-█████/2014 tarihleri arasında ByLock programı için kiralanan hedef IP'leriyle toplam 609 kez bağlantı kurulduğunun anlaşıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Yıllık Kurulu Üyeliği/Sınıf Başkanlığı yönünden, davacının 38.dönem adli yargı hakim/savcılığı adaylığı döneminde yıllık (albüm) kurulu üyesi olarak görev yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,Yurt dışında eğitim yönünden, davacının FETÖ'nün Adalet Bakanlığında ve HSK'da etkin olduğu dönemde HSK'nın ... tarih ve ... sayılı kararıyla Yeditepe Üniversitesinde 2007-2008 yılları arasında yabancı dil eğitimi aldığına, 'Adalet Bakanlığının Adli ve İdari Kapasitesinin Güçlendirilmesi Amacıyla Hâkimlerin Yabancı Dil Eğitimi Projesi' kapsamında 2009-2010 yılları arasında (9 ay) yurt dışına gönderildiğine ve █████/2012 tarihinden itibaren 1 yıl yurt dışında görevlendirildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen █████/2023 tarihli savunmaya cevap dilekçesinde dava konusu kararlar nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve █████/2023 tarihinde kayda giren ikinci savunmaya cevap dilekçesinde dava konusu kararlar nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının iadesine, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, 500.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemlerin incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, meslek hayatı boyunca yargı etiğine ya da demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı hiçbir davranışının olmadığı, meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu kararların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesinin uygulanması için gerekli usul ve esas koşulları oluşmadan tesis edildiği ve durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olmadığı, iki kez yargılama ve cezalandırmaya tabi tutulduğu, kanunsuz suç ve ceza olmayacağı ilkesinin ihlal edildiği, dava konusu kararların tesisinde davalı idare tarafından izlenen süreçte adil yargılanma hakkının hiçbir gerekliliğine riayet edilmediği gibi Daire önündeki sürecin de gerekli güvenceleri içermediği, Dairece duruşmalı inceleme hakkı, silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama haklarına riayet edilmeksizin, makul olmayan bir sürede karar verildiği, dava konusu kararların savunma hakkı başta olmak üzere hiç bir usuli güvenceye riayet edilmeksizin tesis edildiği, meslekten çıkarma kararında şahsına özel hiçbir iddiaya ve gerekçeye yer verilmediği, davalı idare tarafından Daire önünde meslekten çıkarılması için gerekçe olarak gösterilen, somut hiçbir bilgi ve bulgu içermeyen ve daha sonra dinlenen asıl tanık beyanı ile de yalan olduğu ortaya çıkan ifadelerin meslekten çıkarıldığı tarih itibarıyla bulunmadığı, bu ifadelerin kendisine bildirilmediği ve bunlara karşı kendini ifade etme imkânı sağlanmadığı, ceza yargılamasında mahkemece verilen mahkumiyet kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve ... karar sayılı ilamı ile bozulmuş olduğu ve yargılamanın halen devam ettiği, sonradan dosyaya giren bilgilerin hukuka uygunluk değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, Dairenin yaklaşımının hukuki güvenlik ilkesine, kanunların geçmişe yürümezliğine, kanunsuz suç ve ceza olmayacağı ilkesi ile masumiyet karinesine aykırı olduğu, ByLock delilinin hukuka aykırı biçimde aleyhine delil olarak değerlendirildiği, aleyhine tanıklık yapan L.E.'nin kaynak gösterdiği H.Ö. dinlenmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğu, ceza yargılamasında H.Ö. tarafından verilen ifade ile L.E.'nin ifadesinin çürütüldüğü, A.Y. tarafından verilen ifadenin ise somut bilgi ve olguya dayanmadığı, kendisiyle birlikte dil eğitim programına katılan kişilerin halen meslekte ve hatta unvanlı görevlerde olduğu, stajını yaptığı 2000 yılında örgütün yargıda etkin olup olmadığı hususunda dosya kapsamında veri olmadığı, 23 yıl önce üstlendiği albüm kurulu üyeliği görevinin, mesleğe kabul edildikten ve yıllarca başarılı bir şekilde görevini ifa edip birinci sınıf kabul edildikten yıllar sonra FETÖ ile irtibat ve iltisakına destekleyici unsur olarak değerlendirilmesinin hukukun temel prensiplerine aykırı olduğu, temyize konu kararda AİHS'in 8. maddesi ve Anayasanın 20. maddesinde düzenlenen “özel hayata saygı hakkı” bağlamında inceleme yapılarak dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olmadığı ve müdahalenin kanuni dayanağı bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacı tarafından temyiz dilekçesiyle adli yardım talebinde bulunulmuşsa da Danıştay Beşinci Dairesinin E:████████ sayılı █████/2023 tarihli ara kararı ile davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildiği görüldüğünden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, adli yardım talebi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan, UYAP üzerinde yapılan incelemede, ceza yargılaması sonucunda davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, temyiz üzerine anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararı ile bozulduğu, Yargıtay'ın bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübut bulduğundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine dosyanın Yargıtay ... Ceza Dairesinin E:... sayılı esasına kaydedildiği ve temyiz incelemesinin halen devam ettiği anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.Anayasa Mahkemesi, █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, "silahlı terör örgütüne üye olmak" isnadıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmemektedir.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:████████, K:██████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,4. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.