8. Hukuk Dairesinden, uygulama kadastrosu sonrası oluşan taşınmaz sınır uyuşmazlığı, elatmanın önlenmesi ve muhdesatın kali davalarının bozmaya uyularak reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Uygulama kadastrosundan kaynaklanan sınır hataları, komşu parselde tecavüz, muhdesatın kaldırılması ve pis su akıntısı iddialarını içeren taşınmaz davasında; ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki kabul kararı, eksik bilirkişi incelemesi gerekçesiyle Yüksek Mahkemece bozulmuş, bozma sonrası yapılan detaylı fen bilirkişisi incelemesi ve keşifler neticesinde taşınmazlar arasında sınır değişikliği, tecavüz veya pis su akıntısı bulunmadığı tespit edilerek davacıların talepleri reddedilmiş olup, davacıların bu ret kararını temyizi üzerine Yüksek Mahkeme, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uyarak yaptığı inceleme ve verdiği kararda hukuka aykırılık görmeyerek temyiz itirazlarını reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Uygulama kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... ve arkadaşları adına kayıtlı bulunan eski 676 parsel sayılı 304,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, yeni 6 86... parsel numarasıyla ve 324,44 m² yüzölçümlü olarak; ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı bulunan eski 678 parsel sayılı, 4.480,00 m² yüzölçümlü taşınmaz ise yeni 6 86... parsel numarasıyla ve 4.567,77 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 678 parsel sayılı taşınmaza davalıların iştirak halinde maliki oldukları 676 parselin tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, davalıların elatmanın önlenmesine ve muhdesatın kal’ine karar verilmesini talep etmiştir.3. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkilerine ait taşınmazın sınırlarının hatalı belirlendiğini ve yanlışlığın davalılara 6 86... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini veya sınırın doğru şekilde belirlenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 28.01.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile "İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan çalışma neticesinde yeni oluşan tapu kayıtları da dosya arasına alınarak, taşınmaz sınırlarında bir değişiklik olup olmadığı hususunda fen bilirkişisinden, eski ve yeni sınırları çakıştırmak ve dava konusu edilen alanları krokide göstermek suretiyle, infaza elverişli rapor alarak hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm tesis edilmiş olmasının doğru" olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgeler, keşif ve bilirkişi raporuna göre 5 86... parsel ile 6 86... parselin tesis ve uygulama kadastrosunda sınırlarının aynı olduğu, zemindeki sınırların değişmediği, dava konusu ark-ahır ve duvarın davalı parseli içinde kaldığı ve davacı taşınmaza müdahale ve pis su akıntısı bulunmadığından davaların reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; 6 76... sayılı parseller arasında ilk tesis ve rasat ölçülerine göre tecavüz ve pis su akışı bulunduğunun 2011 tarihli bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu ancak uygulama kadastrosu esas alınarak düzenlenen yetersiz ve çelişkili raporlara dayanılıp bu çelişki giderilmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca yenileme kadastrosu ile gerçek sınırların değiştirilemeyeceğini ve mülkiyet hakkının zedelendiğini ve pis su akışına ilişkin talep hakkında hüküm kurulmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar arasında uygulama kadastrosunda sınırın hatalı belirlenip belirlenmediği, bu çerçevede tecavüz ve elatmanın önlenmesi ile muhdesatın kali istemlerinin (ayrıca pis su akışı iddiasının) reddinin usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 539,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 192,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.