Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İhlali Sonucu Dava Zamanaşımı Gerekçesiyle Mahkumiyet Kararının Kanun Yararına Bozulması Talebi.
Özet: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi üzerine eski hükmün açıklanarak mahkumiyetine karar verilmiş; ancak Adalet Bakanlığı, ilk suç için öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin, mahkumiyet hükmü açıklanmadan önce dolmuş olması nedeniyle kamu davasının düşürülmesi gerektiği halde mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokmaKARAR : MahkumiyetBAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mustafakemalpaşa (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kararın 29.05.2013 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında ihbarda bulunulduğu, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyerek denetimini ihlal ettiği anlaşıldığından Mustafakemalpaşa (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasındaki kararın açıklanarak, Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62/1 ve 5271 sayılı CMK'nun 251/3 maddeleri uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 28.02.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 16.09.2025 tarihli ve 94660652-105-16-34860-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Mustafakemalpaşa Sulh Ceza Mahkemesinin 03.04.2013 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının 29.05.2013 tarihinde kesinleşmesini müteâkip, sanığın denetim süresi içerisinde 10.02.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında; Sanığın kovuşturma aşamasında 21.01.2013 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.05.2013 tarihi ile yeni suçun işlendiği 10.02.2014 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 08.02.2024 tarihine kadar kesintisiz işleyerek olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1. İncelenen dosya kapsamına göre; Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 07.09.2012 tarihinde iddianame düzenlendiği ve dava açıldığı, yapılan yargılama sırasında 21.01.2013 tarihinde sorgusunun yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı TCK'nın 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 29.05.2013 tarihinde kesinleşmesini müteâkip, sanığın denetim süresi içerisinde 10.02.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK'nın 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 28.02.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu, sanığın kovuşturma evresinde 21.01.2013 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.05.2013 tarihi ile yeni suçun işlendiği 10.02.2014 tarihleri arasında 8 ay 12 gün durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve 03.10.2021 tarihinde dolduğu anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Mustafakemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.