Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, mirasçıdan mal kaçırma amacı güden muvazaalı işlemlerin kanıtlanamadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Mirasçıdan mal kaçırma iddiasıyla açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacının muris tarafından davalıya yapılan taşınmaz devirlerinin muvazaalı olduğunu ileri sürmesi ve davalının savunmaları üzerine, ilk derece mahkemesince muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Yargıtay ise asli müdahilin alacağın temliki niteliğindeki miras payı devir sözleşmesinin mülkiyet nakline imkan vermemesi nedeniyle davada sıfatının bulunmadığına karar vererek temyizini reddetmiş, davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarını ise yerinde görmeyerek, ilk derece mahkemesinin muvazaa iddiasının ispatlanamadığı yönündeki kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı; 1 71... parsel sayılı taşınmazdaki 7 numaralı bağımsız bölüm ile 1 57... parsel sayılı taşınmazın muris ... tarafından davalıya temlik edildiğini, 6 12... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümün ise murisi ... tarafından davalıya devredildiğini, yapılan tüm işlemlerin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada ... 25.12.2019 tarihli dilekçede, davacı ile akdettikleri "Düzenleme Şeklinde Miras Payının Devri Sözleşmesi" dikkate alınarak dava konusu taşınmazlarda davacıya isabet edecek payların adına tescilini talep etmiş, davacının 20.06.2022 tarihinde ölümü üzerine terekesine tasfiye memuru olarak ... atanmıştır. Davalı vekili; dava konusu 1 71... parsel sayılı taşınmazdaki 7 numaralı bağımsız bölüm ile 1 57... parsel sayılı taşınmazın dava dışı kooperatiften iktisap edildiğini, murisin da aynı kooperatife üye olduğunu, edindiği taşınmazları ise 3. kişilere devrettiğini, murisin iki adet meyve bahçesini satarak davacının borçlarını ödediğini, davacının uzun bir dönem ceza evinde kaldığını, bu dönemde davalının hem davacıya hem de murislere destek olduğunu, 6 12... parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümün de bunun karşılığında davalıya devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemenin 09.12.2014 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacının adli yardım talepli olarak dava açtığı, yapılan yargılama sırasında davacının sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucunda gelir sahibi olduğunun anlaşıldığı, davacıya dava harcını mahkeme veznesine yatırması için kesin süre verildiği, davacı asıl tarafından verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmadığı ve duruşmada da yatırılmayacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.01.2018 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davacı hakkında verilen muhtaçlık belgesi ve adli yardımdan yararlandırılmasına yönelik mahkeme kararına göre davacının adli yardım isteğinin kabulüne karar verilerek davanın esasına girilmesi ve davaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuş, Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının, mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, iddia kanıtlanamadığından asli müdahilin talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacı terekesini temsilen tasfiye memuru, asli müdahil ve davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Karar başlığında asli müdahil olarak geçen ...’in temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183. ve devamı maddelerinde düzenlenen "alacağın temliki" müessesesinde devri mümkün olan hak, bir alacağa ilişkindir. Oysa, eldeki davada yapılan temlikin, koşulların gerçekleşmesi halinde mülkiyet hakkından kaynaklanan tapu iptali-tescile yönelik sonuç doğuracağı, başka bir deyişle mülkiyetin nakline yol açacağı açıktır. Mülkiyetin nakline ilişkin Türk Medeni Kanunu′nun 706, Türk Borçlar Kanunu′nun 237 ve Tapu Kanunu′nun 26. maddeleri dikkate alındığında, Bornova 3. Noterliğinin 10.05.2019 tarihli sözleşmenin yasal olduğunu ve hukuki sonuç doğuracağını söyleyebilme olanağı yoktur. Bu nedenle temlik alan ...’in davada yasal açıdan sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından temlik alan ...’in temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine,Davacı ve davalının temyiz itirazları yönünden; temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacı terekesinden, 651,30 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.