Kadastro tespitine itiraz davasında, 3402 sayılı Kanun uyarınca tarla vasıflı taşınmazın zilyetlikle iktisap koşullarının davalı lehine oluşup oluşmadığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, 3402 sayılı Kanun uyarınca davalı adına zilyetlikle iktisap yoluyla tespit edilen taşınmazın, Hazine tarafından yirmi yıllık kesintisiz ve çekişmesiz zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili talebine ilişkindir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, bilirkişi raporları ve hava fotoğraflarına dayanarak davalı lehine zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği sonucuna varmış; davalı vekili ise temyizinde, eksik hava fotoğrafı incelemesi, tanık beyanları ve bilirkişi raporundaki hatalar nedeniyle zilyetlik koşullarının mevcut olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K..Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. ... ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 33 00... parsel sayılı 1.136,89 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi .... Mahallesi 33 00... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, ......... Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından uydu görüntülerinden geçmişe dönük yapılan incelemelerde ve zeminde yapılan fiili durum tespitinde taşınmazın 3402 sayılı Kanun'da belirtilen çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurması şartına esas kullanıma rastlanılmadığını, ayrıca taşınmazın zilyetlikle iktisabının da mümkün olmadığından Kadastro Müdürlüğüne itiraz edildiğini ve itirazlarının reddedildiğini, dava konusu taşınmazda zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1980'li yıllardan beri müvekkili ve ailesi tarafından tarımsal amaçla ve hayvancılık faaliyetleri kapsamında kullanıldığını, 3402 sayılı Kanun gereği aranan zilyetlik süresinden çok daha fazla zamandır müvekkilinin tasarrufunda olduğunu, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "bilirkişi raporları ve hava fotoğrafları kapsamında dava konusu taşınmaz üzerinde uzun zamandır zilyetliğin bulunmadığı, çalılık ve otluk vasfında olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve .... ili ... ilçesi .... Mahallesi 33 00... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "20.12.2021 tarihli rapora göre dava konusu taşınmazın 1973 yılı sonrası kullanılmadığı, keşif tarihinden bir kaç ay önce temizlendiği, 45 yıldan fazla bir zamandır kullanımın bulunmadığı, davalı yönünden zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi ek raporunda açıkça 19 68... yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazın açık arazi görünümünde olduğunun belirlendiğini ve tanık anlatımlarında da taşınmazın bu dönemde kullanıldığının sabit olduğunu, taşınmazın 45 yıl gibi bir süre kullanılmaması halinde tamamen hava fotoğraflarında siyah olarak gözükmesi gerektiğini, 2009 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın sürüldüğünün açıkça belli olduğunu, 2006 yılında da temiz olduğunun görüldüğünü, benzer dosyalarda 1955 yılına ait hava fotoğrafı kullanılmasına rağmen bu dosyada incelenmediğini, eksik rapor düzenlendiğini, bilirkişi raporunun hukuki yorum taşıdığını ve dikkate alınamayacağını, 1968 yılında yapılan tapulama çalışmalarında taşınmazın tarım arazisi olarak kullanılmasına rağmen kadastro çalışmalarının eksik yapılması nedeni ile tespit dışı bırakıldığını, taşınmazın orman sınırları dışında kaldığını ve zilyetlikle kazınım koşullarının oluştuğunu belirterek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.