Teminat amaçlı inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında, yazılı delil eksikliği ve yemin teklifi yapılmaması üzerine davanın reddi kararının, Yargıtay bozmasına uygunluğu ve kazanılmış hak doğrultusunda onanması.
Özet: Davacı, maddi sıkıntılar nedeniyle borca karşılık taşınmazını inançlı işlemle davalıya devrettiğini iddia ederek tapu iptali ve tescil talep etmiş, davalının ise taşınmazı yatırım amacıyla satın aldığını savunması üzerine, mahkeme tarafından ilk olarak davanın kabul edilip istinafça onanmasının ardından, Yargıtayın inançlı işlemi ispat için yazılı delil veya delil başlangıcı bulunmadığı gerekçesiyle yemin teklifi hakkının hatırlatılmasını içeren bozma kararına uyularak ve davacının yemin teklifinde bulunmayacağını bildirmesiyle davanın reddedilmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı, bozmaya uygun olduğu ve hukuki isabetsizlik içermediği gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı; maddi sıkıntıda olduğu için davalıdan aldığı 840.000,00 TL borca teminat amacıyla 3085 parsel sayılı taşınmazını inançlı işlemle davalıya devrettiğini, borcun Mayıs 2019 sonu ya da en geç Haziran başında 1.200.000,00 TL olarak geri ödeneceği ve para ödendiğinde taşınmazın geri verileceği hususlarında davalı ile anlaştıklarını, borcu ödeyemeyince davalının borca yüksek faizler koyduğunu ve ödemeleri kabul etmeyip taşınmazı da geri vermediğini, 840.000,00 TL'yi mahkeme veznesine depo etmeye hazır olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.Davalı; taşınmazı borca karşılık teminat olarak değil, yatırım amacı ile 1.435.000 TL'ye satın aldığını, 840.000,00 TL'sini banka kanalı ile, 645.000,00 TL'sini ise elden ödediğini, 25.01.2019 tarihli ibranamede davacının satış bedelinin tamamını aldığını ikrar ettiğini, taşınmazın tapu devrinden sonra davacının yoğun ısrarları ve baskısı üzerine 28.01.2019 tarihli sözleşmeyi yaptıklarını, kaldı ki davacının sözleşmede belirtilen sürede edimini yerine getirmediğini, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin kararıyla; dava konusu taşınmazın taraflar arasındaki inançlı işlem kapsamında davalıya temlik edildiği, davacının verilen süre içerisinde davalının alacaklı olduğu bedeli mahkeme veznesine depo ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararıyla, taraflar arasında yapılan taşınmaz devrinin dayanağının inanç ilişkisi olduğu, davalının teminat olarak aldığı dava konusu taşınmaz karşılığı davacıya 1.485.000,00 TL verdiği, inanç ilişkisinin yazılı delil başlangıcı ve tanık anlatımı ile ispatlandığı, bedelin mahkeme veznesine depo edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının inançlı işlemin varlığına dair delil olarak dayandığı 28.01.2019 tarihli sözleşme ve taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarının içeriğinden, dosya kapsamında yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunmadığı sonucuna varıldığı, yemin deliline dayanan davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararındaki gerekçe benimsenerek ve davacının davalı tarafa yemin teklifinde bulunmayacağını bildirdiği gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.