11. Ceza Dairesinin özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararını, eski hale getirme talebi yetkisi ve tebligat usulsüzlüğünü değerlendirerek, sahte kira sözleşmesi de içeren iddialara rağmen tebliğnameye aykırı onaması.
Özet: Yargıtay, özel belgede sahtecilik suçundan mahkum olan sanığın temyizini inceleyerek, mahkemenin eski hale getirme talebiyle ilgili ek kararını yok hükmünde saymış, gerekçeli kararın sadece sanık müdafiine tebliğ edilmesini hukuka aykırı bularak sanığın temyizinin süresinde olduğunu kabul etmiştir. Ayrıca, hem sahte sürücü belgesinin hem de buna istinaden düzenlenen sahte kira sözleşmesinin iddianamede yer alması sebebiyle tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak etmeyip, alt mahkemenin hukuka uygun yargılama yaptığı, delilleri doğru değerlendirdiği ve suç vasfını isabetli belirlediği gerekçesiyle sanığın mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Özel belgede sahtecilikHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın eski hale getirme talebi ile ilgili karar verme yetkisinin Yargıtay'a ait olduğu kabul edilerek mahkemece verilen ek kararın yok hükmün olduğu kabul edilerek ve bozma sonrası sanık müdafinin duruşmalar katılmadığı, dosyanın sanık tarafından takip edildiği nazara alındığında gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmeksizin yalnızca sanık müdafine tebliğinin hukuk aykırı bulunduğu bu nedenle sanık temyizinin öğrenmekle süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Sahtecilikten dava açılırken hem sahteleştirilmiş sürücü belgesi hem de bu sürücü belgesine istinaden düzenlenen sahteleştirilmiş kira sözleşmesinin maddi olgu olarak iddianameye dercedilmiş olması karşısında, sahte kira sözleşmesi nedeniyle de dava açıldığı kabul edilmekle Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.Bozma üzerine yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.