T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, bayilik sözleşmesi ve mal satışı kaynaklı menfi tespit davasında bonodan borçlu olunmadığı iddiasının ispatlanamamasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların davalıya bayilik sözleşmesi kapsamında devredilen iş yeri ve sipariş edilen ürünler karşılığında düzenlediği 490.000 TLlik senedin bakiye 289.600 TLlik kısmı için borçlu olunmadığının tespiti, kötüniyet tazminatı ve icra tehdidi altında yapılan ödemelerin iadesi talebiyle açtığı menfi tespit davasına ilişkindir; davacılar, davalının edimlerini yerine getirmediğini, ürünleri teslim etmediğini veya ayıplı teslim ettiğini iddia ederken, davalı senedin devir bedeli ve ürünler karşılığı olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, senedin sözleşme kapsamında verildiğini, senedin üzerinde malen kaydının bulunduğunu ve davacıların ürünlerin teslim edilmediği ya da ayıplı olduğu yönündeki iddialarını ispatlayamadığını belirterek, borçsuzluk iddialarının reddine karar vermiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : ████████ (ESASTAN RET)
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
ESAS-KARAR NO : ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin gelinlik ve kına kıyafeti, ayna, avize v.b. muhtelif eşyanın satışı için davalı ile anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmaya istinaden davacı yanca █████/2019 düzenleme ve █████/2019 vade tarihli, 490.000,00 TL bedelli senedin (bononun) düzenlendiğini ve davalıya verildiğini, davalının anlaşma kapsamında 83.484,00 TL bedelli faturada yer alan ürünlerle ilgili edimini yerine getirdiğini, devam eden süreçte davacıların aynı şekilde edimlerin yerine getirileceği inancıyla 116.916,00 TL tutarında ödemede bulunduklarını, ancak davalının bu kez üzerine düşen yükümlülükleri gerçekleştirmediğini, devam eden süreçte müvekkiller aleyhine davalı tarafından Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile senedin (bononun) bakiye kalan 289.600,00 TL'lik tutarı için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve söz konusu takibin kesinleştiğini, davacı tarafça teslim edilen ürünler için Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1 Değişik İş sayılı dosyasında yer alan ihtiyati tedbir kararına istinaden Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı icra dosyası nezdinde █████/2019 tarihinde haciz işlemi uygulandığını, yapılan 83.484,00 TL bedelli ödemenin davalının sahibi olduğu ticari işletme tarafından düzenlenen irsaliyeli fatura ile gerçekleştirildiğini, davalının anlaşma gereklerinin yerine getirilmediğini, davacıların herhangi bir borcunun bulunmadığını ve icra takibinin haksız olduğunu, ayrıca müvekkillerce davanın açılmasından önce icra dosyasına ödemeler gerçekleştirildiğini, bu bedelin iadesinin gerektiğini belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, ayrıca icra tehdidi altında ödenen bedel için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu senedin müvekkile ait mağazanın davacı yana içindeki eşyalar ile birlikte devredilmesi nedeniyle devir bedeli ve sipariş edilen ürünlerin karşılığı olarak düzenlendiğini, davacı tarafın söz konusu senede istinaden kısmi ödemelerde bulunduğunu, ancak 289.600,00 TL borç bakiyesini yatırmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında █████/2019 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı ve iş yerinin davacı yana devredildiği, bu kapsamda sözleşmenin 8. maddesi uyarınca davacılar tarafından davalıya takibe konu edilen █████/2019 keşide ve █████/2019 vade tarihli, 490.000,00 TL bedelli senedin (bononun) verildiği, süre gelen ticari ilişki içerisinde davalı tarafça davacılara █████/2019 tarihli ve 202073 numaralı, █████/2019 tarihli ve 202074 numaralı, █████/2019 tarihli ve 202145 numaralı faturalar ile çeşitli ürünler satıldığı, takibe konu 490.000,00 TL bedelli senedin sipariş edilen ürünler için verildiğine ilişkin sözleşmede, senette ve taraf defterlerinde kayıt bulunmadığı, senet üzerinde "malen" kaydının yer aldığı ve bu çerçevede davacı yanın ürünleri senedin verilişi sırasında teslim aldığının kabulü gerektiği, diğer yandan davacı tarafça, teslim edilen ürünlerde ayıp bulunduğu iddia edilmiş ise de, sözleşme ve senet tanzim tarihinden sonra düzenlenen faturalar karşılığı davacılara satılan ürünlerin Ankara 4. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1 D.İş. Sayılı dosyasında ve 2019/2 D.İş. sayılı dosyasında tedbir uygulanan ürünler olduğunun ispat edilemediği, dolayısıyla davacı tarafın senede konu ürünlerin teslim edilmediği ve/veya ürünlerin ayıplı olduğu yönündeki bedelsizlik iddiasının ispatının gerçekleştirilemediği, davacı yanca dava açılmadan önce menfi tespit yönünden arabuluculuğa başvurulmuş olmasına karşın istirdat yönünden arabuluculuğa başvuruda bulunulmadığı, diğer yandan davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle, istirdat talebi yönünden davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, menfi tespit talebi yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; █████/2019 tarihli fatura içeriği ile tespite konu edilen ürünlerin aynı olduğunu, bu yönde davalının bir itirazının bulunmadığını, ödenen 83.484,00 TL bedelli faturada yer alan ürünlerin teslim edildiğini, ancak müvekkillerce yapılan incelemede bu ürünlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığını, dolayısıyla davacıların davalıya karşı sorumlu oldukları tutarın belirlenmesi gerektiğini, Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasının getirtilmediğini ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, senette yazılı "malen" ibaresinin gerçeğe aykırı olarak sonradan senet üzerine işlendiğini, taraflar arasındaki ilişkinin iş yeri devri ilişkisi değil satış ilişkisi olduğunu, gelinlik, kına kıyafeti, avize, ayna gibi muhtelif eşyaların satışı noktasında tarafların anlaştığını ve bu kapsamda takibe konu senedin hazırlandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mevcut ilişkinin iş yeri devri olarak değerlendirilebilmesi için senedin daha yüksek bir tutarda düzenlenmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olup olmadıkları, bu kapsamda icra dosyasına ödenen paranın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, senede (bonoya) dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu █████/2019 düzenleme ve █████/2019 vade tarihli, 490.000,00 TL bedelli senet nedeniyle, █████/2019 tarihinde, davalı alacaklı ... tarafından Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası ile 289.000,00 TL asıl alacak ve 14.495,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 304.095,87 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu ile resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle yapılan şikayet üzerine düzenlenen iddianame çerçevesinde Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen yargılama neticesinde █████/2022 Tarih ve ████████ Karar sayılı kararı ile verilen beraate dair karar ve bu karara karşı istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin █████/2022 Tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına, bunun yanı sıra ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara, öte yandan Ankara 4. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1 D.İş. sayılı dosyası ve 2019/2 D.İş. sayılı dosyası kapsamına, ayrıca taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 8. maddesi içeriğine göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nın 362/1.a.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!