556 sayılı KHK kapsamında marka tecavüzü suçunda, suç tarihinde geçerli ve emtiayı kapsayan tescilli marka eksikliği nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Sanığın işyerinde ele geçirilen battaniye üzerindeki figürlerin marka hakkına tecavüz ettiği iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı bozulmuştur; zira suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca cezai sorumluluk için markanın suç tarihinde tescilli olması gerektiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki markanın tescilinin suç tarihinden sonra gerçekleştiği tespit edildiğinden, katılan firmadan suç tarihinde battaniye emtiasını kapsar şekilde geçerli tescilli başka markasının olup olmadığı sorulması, ilgili belgelerin temini ve yeni bir bilirkişi incelemesi ile sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet HÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığa ait işyerinde yapılan aramada, 1 adet üzerinde birden fazla figürün bulunduğu battaniyenin ele geçirilmesi üzerine, sanığın katılan firma adına tescilli markaya tecavüz ettiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkûmiyetine karar verilmişse de;Suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname) cezai hükümleri düzenleyen 61/A-1. maddesinde başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişinin bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında ise marka hakkına tecavüz suçundan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması gerektiği hususları düzenlenmiş olup, suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği marka tanınmış olsa dahi 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca cezai korumasının tescille sınırlı olması gerekir. Hükme esas alınan 27.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda katılan firma adına tescilli 2014 ... numaralı markaya tecavüz edildiği belirtilmiş ise de; bu markaya ait marka tescil belgesinin incelenmesinde, marka tescilinin suç tarihinden sonra 31.03.2016 tarihli Resmi Marka Gazetesinde yayınlandığının anlaşılması karşısında, Katılan firma vekilinden varsa suç tarihinde geçerli olan ve battaniye emtiasını kapsar şekilde tescilli olan başkaca markalarının bulunup bulunmadığı sorulup, Türk Patent ve Marka Kurumundan bu markalara ait tescil belgelerinin onaylı örnekleri getirtildikten sonra yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak; sanığa ait işyerinde ele geçirilen ürün üzerinde kullanılan markaların, katılan firma adına tescilli olan markalarla iktibas veya iltibas oluşturacak şekilde taklit olarak kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise katılanın hangi marka veya markalarına tecavüz edildiği, bu markaların suç tarihi itibarıyla geçerli olup olmadığı ve marka tescil korumasının emtia gurubunu kapsayıp kapsamadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.