İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, çoklu trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talepli ve istinaf sonrası kararı bozulan dava.
Özet: Bu hukuki evrak, ilk kazasında bariyerlere çarptıktan sonra aracından inemeden başka bir aracın çarpması ve yerde yatarken üçüncü bir aracın üzerinden geçmesi sonucu ağır yaralanan davacının, maruz kaldığı kapsamlı maddi ve manevi zararların tazmini için açtığı bir davayı ele almaktadır; başlangıçta lehine verilen tazminat kararının istinafta bozulması üzerine yeniden görülen davada, davalılar ise davacının aşırı alkollü olmasının ilk kazaya ve devamındaki olaylara sebebiyet verdiğini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : TazminatDAVA TARİHİ : █████/2013KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizin ---- Esas ----- Karar sayılı kararı ile; “Asıl dava yönünden; Maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile; 14.710,10 TL geçici , 158.616,49 TL kalıcı işgöremezlik olmak üzere toplam 173.326,59 TL tazminatın sigorta şirketleri yönünden teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ve davalılar ---- ve ---- Yönünden kaza tarihi olan █████/2007 tarihinden , davalılar --- ve ---- yönünden dava tarihi olan █████/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminata ilişkin davanın; davalılar --- ve --- yönünden reddine, davalılar --- ve ---- yönünden kabulü ile ; 15.000,00 TL nin kaza tarihi olan █████/2007 tarihinden itibaren işleycek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen dava yönünden; Davalı ---- yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Diğer davalılar --- ve ---- yönünden ispatlanamayan davanın reddine,” şeklinde karar verilmiştir.Karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Mahkememiz kararı -- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesinin --- Esas ---- Karar sayılı ilamı ile ortadan kaldırılmıştır.Dosya mahkememizin ---- Esasına kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.Esas dava ---. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas) sayılı dosya yönünden;Davacı vekili █████/2008 havale günlü asıl dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı kiralık aracın direksiyon hakimiyetini yitirmesi neticesinde yapmış olduğu █████/2007 günlü trafik kazasında bariyerlere çarpmak suretiyle durabildiğini, davacının kaza yaptığı araçtan henüz çıkamadan arkadan gelen ve davalı --- idaresinde bulunan, davalı ---- nezdinde ZMM sigortalı --- plaka sayılı aracın duran araca çarptığını, daha sonra ---- araç içerisinden her nasılsa çıkartılıp ---- Köprüsü üzerinde yatırıldığını, bu sırada davalı ---- Şirketi nezdinde trafik sigortalı olan ve davalı --- yönetiminde bulunan --- plaka sayılı aracın hızla gelerek yerde yatmakta olan müvekkilinin üzerinden geçtiğini, bu şekilde ağır bir biçimde yaralanan davacının önce ---- Hastanesine kaldırıldığını, daha sonra ---- Hastanesine sevk edildiğini, sevk edildiği hastanede iki aydan fazla süre yatarak tedavi gördüğünü, taburcu olduktan sonra da 6 ay boyunca fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisine tabi tutulduğunu, müvekkilinin bu nedenle pek çok tedavi gideri yapmak zorunda kaldığını ve toplam 6 ay süre ile çalışamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yapmak zorunda kaldığı tedavi ve ulaşım giderleri ile çalışamamaktan kaynaklanan zararlarına karşılık olmak üzere 5.000,00 YTL maddi ve 15.000,00 YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili; █████/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminata ilişkin talebinin 1.000,00 TL'sinin hastane faturası, 1.000,00 TL'sinin fizik tedavisi gideri, 1.000,00 TL'sinin ulaşım gideri ve 2.000,00 TL'sinin de maluliyet nedeniyle oluşan zarara karşı olduğunu açıklayarak, 2.000,00 TL'lik maluliyet tazminatına ilişkin istek miktarını davalılar ---- Sigorta şirketi yönünden 129.215,90 TL'ye çıkarttıklarını beyan etmiştir.Davacı vekili █████/2020 tarihli dilekçe ile de, maluliyete ilişkin hesaplamanın bilirkişi raporu ile güncellendiğini, bu nedenle maluliyete ilişkin önceki talep miktarını davalılar ---- Şirketi açısından 173.326,59 TL'ye çıkarttıklarını beyan etmiştir.Davalı ---- Şirketi Vekilinin cevap dilekçesinde özetle: ---- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 07.09.█████████ vadeli -- poliçe nolu ZMMS poliçesi ile sigorta teminatı altında olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu kazanın meydana gelmesinde sigortalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; olay tarihi █████/2007 tarihinde davacı sürücüsünün 185 promil alkol ile kendisinin sevk ve idaresindeki --- plakalı aracı ile --- köprüsünde seyir halinde iken davacının aşırı alkollü olması sebebi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpması neticesinde davaya konu olayın meydana geldiğini müvekkilinin aynı istikamette seyretmesine karşın sol şeritte seyreden araçlara çarpmamak için orta şeride geçmesi ile davacının aracının arka kısmına aracının sol ön köşesi ile çarptığın ve olay yerinden 20 metre uzaklığa aracını park ederek davacının yanına geldiğini, ilk olarak mevcut kazanın meydana gelmesine sebebiyet verenin davacının bizzat kendisi olduğunu, alkollü olarak ve hız sınırlarının üzerinde seyretmesi ile kendisi tek taraflı olarak öncelikle kaza yaptığını, müvekkilinin diğer araçlara çarpmak zorunda kaldığını ve meydana gelen olay akabinde polis ekiplerince gerekli önlemler ve uyarılar yapılarak davacının bulunduğu şerit kapatılmış olmasına karşın arkadan gelen diğer aracın yerde köprü üzerinde yatan davacının üzerinden geçmesi ve aracının altına alarak sürüklemesi neticesine davacının bedensel zararının meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin araca çarpması ile meydana gelen bedensel zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin davacının aracına çarpma anında davacının araç içerisinde bulunduğu ve bu çarpmanın etkisi ile yaralanmasının mevcut olup olmadığının ispatının gerektiğini belirterek, müvekkilinin meydana gelen yaralanmalı kazada kusurunun bulunmadığını v e bu nedenle herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.--- Ağır Ceza Mahkemesinin---- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Davacı yanın tedavi evrakları ilgili kurumdan istenilerek dosyamız arasına alınmıştır.Maluliyetin tespiti için dosya ---- Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş olup ATK hazırlamış olduğu raporda özetle; --- oğlu 1969 doğumlu --- 03.03.2007 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve --- sayılı -- Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak E cetveline göre: %5.0 (yüzdebeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğini belirtmiştir.BAM kararı doğrultusunda dosya ---- Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek dosyada alınan tüm raporları değerlendirir kusur raporu tanzim edilmesi istenilmiş olup ATK hazırlamış olduğu raporda özetle; sürücü ---- bedensel zararına ilişkin olayda; sürücü --- mahal ve yol şartları, Sürücü ---- kaza yaptığı an ile kendisinin bu araca çarptığı an arasındaki süre dikkate alındığında kaza sonucu yol içinde duran Sürücü --- yönetimindeki araca karşı alabileceği başka bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğunu, sürücü --- yola gereken dikkati vermemiş, önceden meydana gelen kaza nedeniyle trafik ekiplerince alınan güvenlik önlemlerini fark etmesi ve buna istinaden tedbir alması gerekirken buna riayet etmemiş, trafik ekiplerince kapatılmış sol şeritte kontrolsüz şekilde seyrine devam ederek sol şeritte yatan sürücü --- üzerinden geçmiş olup; meydana gelen olayda %75 oranında asli kusurlu olduğunu, sürücü ---- mahal ve yol şartlarını dikkate almadan kontrolsüz seyretmiş, sevk ve idari hatası sonucu direksiyon hâkimiyetini kaybederek bariyerlere çarpmış ve kazaya sebebiyet vermiş olup; olayda %25 oranında tali kusurlu olduğunu, -- plaka sayılı araç ve ---- plaka sayılı araçlardaki hasara ilişkin olayda, sürücü --- mahal ve yol şartları, sürücü --- kaza yaptığı an ile kendisinin bu araca çarptığı an arasındaki süre dikkate alındığında kaza sonucu yol içinde duran sürücü ---- yönetimindeki araca karşı alabileceği başka bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğunu, sürücü ---- yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını uygun seviyeye düşürmesi ve aracını kontrol altında tutması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, mahal ve yol şartlarını dikkate almadan kontrolsüz seyretmesi ile sevk ve idari hatası sonucu direksiyon hâkimiyetini kaybederek bariyerlere çarpması sonucu, aracında meydana gelen hasar ve gerisinden gelen ---- plaka sayılı aracın seyir istikametine savrulması ile bu araçta meydana gelen hasarın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğunu belirtmiştir.Dosya aktüer bilirkişi ve fizyoterapist bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; davacının “maluliyeti sebebiyle” nihai ve gerçek maddi zararının 129.215,90 TL olduğunu, davacının “maluliyeti nedeniyle” maddi zararının (60.000,00)TL tutarının davalı --- Şirketinden talep edebileceğini, teminatı aşan (69.215,90)TL tutarını davalı ---, davalı ---, davalı ---- dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceğini, ---- “tedavi gideri sebebiyle” nihai ve gerçek maddi zararının (55.933,78)TL olduğunu belirtmiştir.Dosya güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapmak üzere yeni bir aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı yanın geçici iş görmezlik zararının 19.615,46 TL, sürekli iş görmezlik zararının ise 211.488,65 TL olduğunu belirtmiştir.Öte yandan, dava konusu olayda kaza tarihi █████/2007 olup, ---- yaralanmasına bağlı olarak açılan maddi ve manevi tazminat talepli asıl dava 2008 tarihinde açılmış olup, 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde açılması nedeniyle, esasen kısmi dava niteliğindedir. Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 107.maddesi uyarınca bu tür davaların belirsiz alacak davası şeklinde açılma olanağı mevcut ise de bunun olabilmesi için kısmi dava şeklinde açılan bir davanın usulüne uygun şekilde ıslah edilmesi ve davanın belirsiz alacak davasına dönüştürülmesi gerekir. Ayrıca yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 176.maddesinde de; taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak bir davada bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği açıklanmıştır.Somut olayda ---- uğradığı bedensel zarar nedeniyle açtığı davada, önce █████/2017 günlü dilekçe ile talep miktarını arttırdığı, daha sonra da █████/2020 günlü dilekçe ile istek miktarını yeniden arttırdığı görülmekle HMUK kapsamında davacı vekilinin █████/2017 tarihli dilekçesi kabul edilerek işbu dilekçe dikkate alınmış olup öte yandan ikinci kez ıslah dilekçesi sunulamayacağından işbu dilekçe dikkate alınmamıştır.Davalı ----- zamanaşımı itirazında bulunmuştur. İncelemesinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür.Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. Ancak zarar ve onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise davanın, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir.Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren 2918 sayılı yasanın 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu █████/2008 Tarih ----Somut olayda trafik kazası nedeni ile davacının 03.03.2007 tarihinde yaralandığı, dosya kapsamından alınan 25.11.2015 tarihli ---- ATK tarafından düzenlenen maluliyet raporu ile zararın tam olarak tespit edildiği, bu durumda dava KTK'nın 109/2 maddesine göre zararın öğrenildiği 25.11.2015 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde █████/2017 tarihinde davanın açıldığı görülmekle davalı vekilinin dava zamanaşımına ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.Maddi Tazminat Talepleri Yönünden Yapılan Değerlendirmede;6098 sayılı TBK'nun bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde “Bedensel zararlar" ;-Tedavi giderleri,-Kazanç kaybı, -Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, olarak belirtilmiştir.Bedensel zarara uğrayan kişiler tamamen veya kısmen çalışamamalarından ve ileride ekonomik yönden uğrayacakları yoksunluklardan kaynaklanan zarar ve ziyanlar olan geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları haksız fiil sorumlularından isteyebilirler. Bu kapsamda, davacının haksız bir fiil olan trafik kazası kapsamında uğradığı bedensel zararlara maddi tazminatları, TBK madde 49 ve 54 hükümlerine göre kusur oranında davalı taraftan isteyebilecektir. Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; meydana gelen kazada sürücü ----, %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu kusuru oranında zarardan sorumlu olduğu yine “Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması, nedeniyle kusur oranında zarardan sorumludur.” İlkesi gereğince ---plakalı aracın ZMM Sigortası --- kusur oranında zarardan sorumlu olduğu, kusur oranında işbu davalıların ödemesi gereken tazminat miktarının 14.710,10 TL geçici , 158.616,49 TL kalıcı işgöremezlik olmak üzere toplam 173.326,59 TL olduğu anlaşılmıştır. Ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince ıslah dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Manevi tazminat yönünden olayın oluş şekli davalı sürücülerin alkollü olmaları kazanın meydana gelişinde taraflara mahkemece atfedilen kusur oranları tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kazanın meydana gelişinin vehameti göz önünde bulundurulduğunda talep edilen 15.000,00 TL manevi tazminatın tamamının davalı --- alınarak davacı lehine hükmedilmesi hakkaniyet gereği uygun bulunmuştur. ZMMS poliçesinin manevi tazminatı teminat kapsamına almaması nedeni ile davalı --- yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Manevi tazminatın haksız fiilden kaynaklanması nedeni ile de davacı lehine hükmedilen manevi tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.Davalılar ---- kazanın meydana gelmesinde kusur olmadığından işbu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosya yönünden;Kaybolan dosyaya ilişkin ihya işlemleri yapılarak tarafların elinde bulunan evraklar taraflardan istenilerek dosya arasına alınmıştır.Dosya tefrik edilerek Mahkememizin yeni esasına kaydedilmiştir.Birleşen ---.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas Sayılı Dosyası Yönünden;Birleşen Dava ---. Asliye Ticaret Mahkemesi 15.01.2014 tarihli dava dilekçesinde davacı --- vekili özetle; ---- plakalı aracın 03.03.2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile hasar tutarı ve değer kaybı zararının oluştuğunu, müvekkilinin aracında 03.03.2007 tarihinde maddi zarara uğramasına neden olan davalıların işbu zarardan müşterek ve müteselsil sorumluluklarının bulunduğunu, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilinin aracındaki maddi zararın; 19.940,74 TL olduğunu ve değer kaybı zararı olduğunu belirterek; 20.530,00 TL maddi tazminat ve 1.000.00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, kazada sigortalının kusuru bulunmadığını, müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı olarak kusur oranında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen zararın zorunlu trafik sigortası ve araç kaskosu kapsamında karşılanması gerektiğini müvekkilinin kazada sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın zamanaşımına uğradığı savunmasının tetkikinde; Davanın haksız fiilden kaynaklı iki yıllık zamanaşımı tabi olduğu, TBK’nun 72/1-son maddeleri gereğince uzamış ceza zamanaşımı süresinin olayda uygulanmasının gerektiği, zararın gerçekleştiği 03.03.2007 tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar geçen sürede TCK’nun belirlediği 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dava ve ıslah tarihi itibari ile dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Dosya makine mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; araçtaki hasar bedelinin 19.940,72 TL değer kaybı bedelinin ise 2.000,00 TL olduğunu belirtmişlerdir.İtirazlar üzerine dosya yeni bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; araçtaki hasar bedelinin 19.940,72 TL değer kaybı bedelinin ise 4.000,00 TL olduğunu belirtmişlerdir.Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile 2.000,00 TL değer kaybı talebinde bulunmuştur.BAM kararı sonrası ---- Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından alınan rapor neticesinde; davalı araç sürücüsünün yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, aracının hızını uygun seviyeye düşürmesi ve aracını kontrol altında tutması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, mahal ve yol şartlarını dikkate almadan kontrolsüz seyretmesi ile sevk ve idari hatası sonucu direksiyon hâkimiyetini kaybederek bariyerlere çarpması sonucu, aracında meydana gelen hasar ve gerisinden gelen ---- plaka sayılı aracın seyir istikametine savrulması ile bu araçta meydana gelen hasarın oluşumunda, asli derecede %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Değer kaybı; aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farktır.Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. (Yargıtay ---.HD ---TTK.1459 tazminat İlkesi başlığı altında” Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder” hükmünü öngörmüştür sigortacının sorumlu olduğu gerçek zarar kalemleri arasında değer kaybı da söz konusudur.Değer Kaybı Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesi kapsamında olan aracın gerçek değeri olup teminat dışı hallerden olmadığı gibi A.3 te sayılan teminat dışı hallerden de değildir.Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden değer kaybına ilişkin rapor aldırılmıştır.Yargıtay ----.HD'nin---- sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; Değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve aracın kaza tarihindeki hasarsız hali ile piyasa rayiç değeri ve araçtaki hasar onarıldıktan sonraki hali ile piyasa rayici belirlendikten sonra aradaki fark değer kaybı zararı olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak davacıya ait araçta değer kaybının 4.000,00 TL olduğu davacı yanın 2.000,00 TL talep ettiği anlaşılmıştır.Alınan bilirkişi raporu ile dava konusu araçta meydana gelen hasar bedelinin ise 19.940,72 TL olduğu tespit edilmiştir.Kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan ---- plaka sayılı aracın sürücüsü davalı sürücü ---- sürücü olması nedeniyle işbu zarardan sorumludur.--- plakalı araç sigortacısı davalı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlüdür.Diğer davalı olan --- yönünden ise davalının kiraya veren sıfatı ile aracını uzun süreli olarak kiraya verdiği ve işleten sıfatını bu kaza özelinde taşımadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden de davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-A-Asıl dava yönünden;Davanın kısmen kabulü ile;Maddi Tazminat Yönünden;1-Davalılar ----- ve ---- yönünden davanın reddine,2----yönünden davanın kabulü ile; 129.215,90 TL tazminatın sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ve davalı ----yönünden kaza tarihi olan █████/2007 tarihinden , davalı ---- yönünden dava tarihi olan █████/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,Manevi Tazminat Yönünden;1-Davalılar --- yönünden reddine,2-Davalı --- yönünden kabulü ile ; 15.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,B-Birleşen ---.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosya yönünden;Davanın kısmen kabulü ile;1-Davalılar --- yönünden davanın kabulü ile; 19.940,72 TL hasar kaybı ve 2.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 21.940,72 TL tazminatın davalı ---- yönünden kaza tarihi olan 03.03.2007 tarihinden, davalı --- yönünden ise dava tarihi olan 15.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --- tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Davalı ---- yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine,KARAR HARCI:3-Asıl dava yönünden alınması gerekli 12.864,58 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 367,70 TL ile yargılama esnasında yatırılan ıslah harcı 25,20 TL , 435,00 TL , 51,23 TL , olmak üzere toplam 879,13 harcın mahsubu ile bakiye 11.985,45 TL'nin --- Şirketi 8.826,73 TL'nin davalı sigorta şirketinin sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılar -- Şirketi ve ---- tahsiline hazineye irad kaydına,AVUKATLIK ÜCRETİ:4Asıl dava yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- alınarak davacıya verilmesine, 5Asıl dava yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ----için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---verilmesine, 6-Birleşen dava yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 21.940,72 TL vekalet ücretinin davalılar -- alınarak davacıya verilmesine, 7-Birleşen dava yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı --- için takdir olunan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine, YARGILAMA GİDERLERİ:8-Asıl dava yönünden davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 879,13 TL harcın davalılar ---Şirketi ve --- alınarak davacıya verilmesine,9-Asıl dava yönünden davacı tarafından sarfedilen 14.319,00 TL'nin davalılar --- Şirketi ve --- alınarak davacıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.