Yargıtay 5. Ceza Dairesi, edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini, eylemin görevi kötüye kullanma niteliği ve zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle bozarak kamu davalarını düşürdü.
Özet: Mahkeme, sanıklar hakkındaki "edimin ifasına fesat karıştırma" suçundan verilen mahkumiyet kararlarını, ihalede kesin kabul işleminin yapılmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı, eylemlerin "icrai davranışla görevi kötüye kullanma" suçuna dönüşebileceği ancak bu suçun 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 20.04.2011 tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar dolduğu gerekçesiyle bozarak, yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmetmiş; ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz yolu açık olduğundan ve davaya katılmayan hazinenin temyiz hakkı bulunmadığından bu kısımlardaki temyizleri incelememiştir.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ███████ Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ... ve ... hakkında değişen suç vasfına göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca 04.02.2022 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; aynı Kanun'a 7499 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde 6/2-b hükmünde yer alan "1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231. maddenin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenleme gereği itiraz kanun yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek, suçtan zarar gören vekilinin bu husustaki vekalet ücretine hasren temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile dosyanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, diğer taraftan kamu davasından haberdar edildiği halde davaya katılma talebinde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan Hazinenin temyiz hakkı olmadığından, vekilinin mahkumiyet hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar ..., ... ve ...'ın haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
20.08.2007 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 12.07.20 07... .07.2007 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236/2-d maddesinde yer verilen kabul ibaresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 19.12.2002 tarihli ve 24968 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 11 ve devamı maddelerinde detayına yer verilen kesin kabul işlemi olarak anlaşılması gerektiği, dava konusu ihaleye ilişkin kesin kabul işleminin yapılmaması nedeniyle edimin ifasına fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, bu haliyle kamu görevlisi olan sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi kapsamında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 20.04.2011 tarihli mahkumiyet hükümleri ile incelemeye konu hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 3 22... sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!