Kanuni temsilcinin şirket kamu alacaklarından sorumluluğunda, usulsüz tebligat ve kesinleşmeyen borçlar nedeniyle ödeme emrinin iptaline ilişkin bölge idare mahkemesi kararının Danıştay tarafından onanması.
Özet: Bu hukuki evrakta, asıl borçlu şirketin 2007 yılına ait kamu alacakları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacıya gönderilen ödeme emrine karşı açılan davada, ilk derece mahkemesi temsilcilik dönemi dışındaki borçları iptal edip diğerlerini onaylamışken, bölge idare mahkemesi, iptal edilen kısım için ihbarnamelerin usulsüz tebliği nedeniyle zamanaşımına uğradığına, kalan kısım için ise asıl borçluya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğuna dair kanıt bulunmadığından alacağın kesinleşmediğine hükmederek ödeme emrinin tamamını iptal etmiş ve Danıştay bu kararı temyiz başvurularını reddederek hukuka uygun bulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ : Av....KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLLERİ : Av. ...-Av. ...İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Reklam Fotoğraf Tanıtım Organizasyon ve Matbaa Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2007 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcilik görevi █████/2008 tarihinde sona erdiğinden dava konusu ödeme emrinin 13 ila 15, 19 ila 21, 26 ila 28, 38 ila 40. satırlarında yer alan borcun doğduğu ve ödenmesi gereken dönemlerde kanuni temsilcilik sıfatı bulunmayan davacının söz konusu alacaklardan sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmediği, ödeme emrinin geriye kalan kısımlarındaki borçlar bakımından ise davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin kamu alacakları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve süresinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla yapılan mal varlığı araştırmasının sonuçsuz kaldığı anlaşıldığından davacının takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin 13 ila 15, 19 ila 21, 26 ila 28, 38 ila 40. satırlarında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmı iptal edilmiş, diğer kamu alacaklarına ilişkin kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin 13 ila 15, 19 ila 21, 26 ila 28, 38 ila 40. satırlarında yer alan vergi ve cezalara ilişkin olarak düzenlenen ihbarnamelerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre tebliğ edilmesi gerekirken 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre mahalle muhtarına bırakılmak suretiyle tebliğinin usulsüz olduğu dolayısıyla beş yıllık tarh zamanaşımı süresi içinde usulüne uygun olarak tebliğ edilemeyen söz konusu vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının ilgili hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi reddedilmiştir.Dairelerince verilen ara kararına rağmen dava konusu ödeme emrinin 13 ila 15, 19 ila 21, 26 ila 28, 38 ila 40. satırları dışında yer alan borçlar için asıl borçlu şirket adına tanzim edilen (...) nolu ihbarnamelerin tebliğine ilişkin belgeler dosyaya ibraz edilmediğinden sözü edilen kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra ödeme emrinin bu kısmı da iptal edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emrine itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.