İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş fatura ve cayma bedeli alacağına yönelik itirazın iptali davasına dair istinaf kararı.
Özet: Elektrik abonelik sözleşmesinden doğan ödenmemiş faturalar ve sözleşmenin feshi nedeniyle oluşan cayma bedeli alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalının büyük bir tüketim faturasını takip sonrası ödemesine rağmen cayma bedelinin ve ödenen faturanın faizinin halen mevcut olduğunu ve itirazın haksız olduğunu savunarak takibin devamını talep ederken; davalı borçlu ise alacağın hesaplanmasında belirsizlik olduğunu, sözleşmenin davacı tarafından tek taraflı hazırlanıp dayatıldığını ve Borçlar Kanunundaki sözleşme serbestisi ilkelerine aykırı olduğunu iddia etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ E - ███████ K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı (borçlu) ile davacı şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan faturaların ödenmemesi sebebiyle, T.C. İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun, █████/2025 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davacı şirketin, davalı borçlu şirketten olan dava konusu alacağının borçtan sebeple portföyden çıkartılan davalıya haklı sebeple yansıtılan cayma bedeli alacağından kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu faturaların sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu takibe konu fatura bedellerinden tüketim faturası olan 1.141.625,58TL bedelli fatura takip açıldıktan sonra ödenmiş olduğundan faturanın esas tutarının davaya konu edilmediğini, fakat devamla davalı tarafından dava konusu olan cayma bedeli faturası olan 800.896,67TL bedelli faturanın halen ödenmediğini, dosya borçlusu tarafından; takip başlangıç tarihi olan █████/2024 sonrası, █████/2025 tarihinde takibe konu bir fatura bedeli olan 1.141.625,58tl'yi haricen alacaklı şirkete fatura ödeme sisteminden ödemiş olduğunu, ilgili icra dosyasına haricen tahsil beyanında bulunulduğunu, borçlunun itiraz etmiş olduğu █████/2025 tarihinde herhangi bir itirazı kayıt hakkı saklı kalmak kaydı ile olmadan ödeme yaptığı ve fatura öder gibi davacının fatura ödeme sisteminden ödeme yaptığından dolayı davaya ilgili bu faturanın yanlızca son ödeme tarihinden -takip tarihi olan █████/2024 tarihine kadar olan işlemiş faizi ile faturayı ödediği █████/2025 tarihine kadar aylık %9 faiz istemiyle davaya konu edildiğini, faizi hariç dava konusu ve değerinde ödenen tutarın düşüldüğünü, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının abonelik adresinin bulunduğu Adıyaman İli, Merkez İlçesi sayaçlarının yerel dağıtım firması olan...A.Ş. tarafından okunduğunu, bu okumalara dair verilerin ...'a bildirildirildiğini ve ...'tan davalı şirket tarafından alınan verilerin abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, takibe konu edilen 800.896,67TL tutarlı olan faturanın cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SPF %8 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere abonenin sözleşmesinin ödenmemiş borç sebebiyle feshedildiğini ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedelinin 22.11.2024 tarihli faturaya yansıtıldığını belirterek davanın KABULÜNE, davalı-borçlunun takip sonrası itiraz öncesi ödediği tutar dışındaki itirazı sonucu kalan 917.395,24TL(İcra Takip Çıkışı olan 2.059.020,82TL'den takip sonrası 1.141.625,58TL ödendikten sonra kalan tutarın, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri incelendiğinde davaya konu alacağın nasıl hesaplandığı hususunda davacı tarafın dava dilekçesinde de bir muğlaklık ve bir belirsizlik olduğunu, davacı tarafın vekilinin de hesaplanan ve icra takibine konu edilen alacak konusunda davalı şirketten bilgi edinilmesini talep ettiğini, bu yüzden işbu davadaki davacının alacağının nasıl hesaplandığı konusunda bir bilgi veya belgenin davacı tarafça dosyaya sunulması halinde ayrıca beyanda bulunma hakkının saklı tutulduğunu, davalı şirket ile yapılan sözleşmenin, tamamen davacı tarafın daha öncesinden düzenlemiş olduğu maktu bir sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin, davacı tarafça hazırlandığını ve davalı şirkete dikte edildiğini, davalı şirketin sözleşme maddeleri üzerinde bir değişiklik yapma hakkı tanınmadığını, yapılan sözleşmenin Borçlar Hukukunda düzenlenen sözleşme serbestisi ilkesine açıkça aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelenecek olunursa hükümlerin tamamanın davacı tarafın emir ve talimatlarından oluştuğu ve çoğu hükmünün TBK'da düzenlenen sözleşme serbestliği hükümlerine açık bir şekilde aykırı olduğunun açıkça anlaşılacağını, sözleşmenin başlangıç ve bitiş süreleri kısmının boş bırakıldığını ve bu konunun belirsiz kaldığını, sözleşmenin tüm sayfalarının taraflarca imzalanmadığını, sözleşmenin, davacı tarafça tek taraflı olarak feshedildiğini, feshe dair bir bilgi ve belgenin davalı şirkete tebliği edilmediğini, sayın Mahkemenin, davacı tarafın davasını haklı görüp kabul yoluna gidecek olsa bile talep edilen cezai şart veya cayma bedeli miktarının çok fahiş bir rakam olduğunu, davalı şirketi mağdur duruma düşüreceğini ve davacı tarafın zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, bu yüzden davanın kabul görülmesi halinde Sayın Mahkemenin takdirinde olmak kaydıyla ceza şart olarak talep edilen miktardan hakkaniyet ve nesafet ilkeleri çerçevesinde bir indirimin yapılmasının talep edildiğini belirterek haklı olan talebimizin kabulüne karar verilerek; öncelikle usule dair itirazların kabulüne, olmadığı takdirde haksız, yersiz ve tamamen sebepsiz ve haksız zenginleşmeye yönelik bir şekilde açılan davacı tarafın davasının esastan reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, 1-Davanın kabulüne; İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan İTİRAZIN 917.395,27TL yönünden İPTALİ ile TAKİBİN bu tutar üzerinden devamına, 2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takibe konu asıl alacak miktarı olan 917.395,27TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; karar vermiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.Davalı vekili █████/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; "davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir. İstinaf incelemesi aşamasında davalı vekilinin istinaftan feragat ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi aşamasında davalı vekilinin istinaftan feragat ettiğine dair █████/2026 tarihli dilekçe verdiği ve davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisinin bulunuğu anlaşılmıştır.
Ayrıca davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesinde; ilk derece mahkemesine sundukları █████/2026 havale tarihli dilekçesi ile ek ara karar oluşturulması taleplerinden vazgeçtiklerini ve akabinde istinaf talepleri olmadığını beyan etmiştir.
HMK'nın 349/2. maddesine göre; istinaf başvurusu yapıldıktan sonra istinaf talebinden feragat edilirse, dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise istinaf başvurusu feragat nedeniyle reddedilir. Anılan madde gereğince, istinaftan feragat dosya ilk derece mahkemesinde iken yapılmışsa bu mahkeme tarafından, şayet dosya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderildikten sonra yapılmışsa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Mahkemesi tarafından istinaf talebinin reddine karar verilecektir.
Bu sebeple, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmesinden sonra, davalı vekilince istinaf talebinden feragat edilmiş olup, █████/2026 tarihli istinaftan feragat dilekçesi ile vekaletnamedeki yetkileri çerçevesinde yaptığı istinaf talebinden feragati dikkate alınarak, HMK 349/2 maddesi uyarınca istinaf eden davalının istinaf başvurusunun feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı istinaf başvurusunun HMK 349/2 maddesi uyarınca feragat sebebiyle reddine,
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden davalıya karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
Davalının istinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!