Bakanlıkça 1366 parselin kıyı-kenar çizgisinde kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve terkin talepli davanın, taşınmazın çizgi dışında olduğunun tespitiyle reddine ilişkin karar.
Özet: Davacı Bakanlık tarafından, bir taşınmazın belirli bir kısmının kıyı-kenar çizgisinde kaldığı ve bu nedenle tapusunun iptal edilmesi gerektiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, taşınmazın kıyı-kenar çizgisi dışında olduğuna hükmederek davayı reddetmiş, Yüksek Mahkeme ise bu ret kararlarını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, taşınmazın kıyı - kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.Davacı ... Bakanlığı vekili; Bursa ili, Karacabey ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 1366 parsel sayılı taşınmazın 9,96 metrekaresinin kıyı-kenar çizgisinde kaldığını, bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh edildiğini, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kalan 9,96 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile kıyıya terkinine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili; hukuka uygun şekilde belirlenmiş bir kıyı-kenar çizgisi bulunmadığını, dava konusu taşınmaz Ramsar sözleşmesi kapsamında göl koruma bandında yer aldığından yasal olarak herhangi bir yapılaşmanın mümkün olmadığını, davalının taşınmazı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine dayalı şekilde iktisap ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın kıyı-kenar çizgisi dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince temyiz eden davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.