Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi kararının ticari faiz alacağı, vekalet ücreti ve usul hatalarına ilişkin istinaf başvurularını inceleyerek yeniden değerlendirmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, daha önce menfi tespit davasıyla tespit edilen fazla ödenen bir miktara ilişkin ticari faiz alacağı davasında, ilk derece mahkemesinin kararının usulden kaldırılmasının ardından verilen yeni karara hem davacı hem de davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularını ele almaktadır; davacı vekili vekalet ücreti hesaplamasına itiraz ederken, davalı vekili yetersiz araştırma, yanlış faiz hesaplaması, zamanaşımı iddiası ve usul eksiklikleri gerekçeleriyle karara itiraz etmektedir.

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
18. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO :..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE :..
ÜYE :..
KATİP :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..
NUMARASI : ..
DAVACI : ..
VEKİLİ : ..
DAVALI : ..
VEKİLLERİ :...
KARAR TARİHİ ...
Tarafların istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından davacı şirket adına haksız bir şekilde .. TL tahakkuk ettirildiğini, .. Asliye hukuk mahkemesinde..Esas ile menfi tespit davası açıldığını, davacı şirketin elektriğinin kesilmemesi için tahakkuk ettirilen borcu ticari faizi ile taksitlendirilmek suretiyle .. TL davalı şirkete ödediğini, .. Asliye hukuk mahkemesinde .. Esas sayılı dosyasında ..tarihinde davacı tarafça davalıya fazladan ödenen .. TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği gerekçesiyle faiz talebine ilişkin karar verilmediğini, bu nedenle alacak hakkı ile birlikte doğmuş olan faiz alacağı için ek dava ile talep etme gereği doğduğunu, hüküm altına alınmış olan .. TL alacağa ödeme tarihinden ..tarihine kadar işlemiş olan toplam .. TL tutarındaki ticari faiz alacağının fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;.. esas sayılı dosyasında faiz talebinde bulunulmadığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, hakim taleple bağlı olduğundan mahkeme tarafından faizle ilgili karar verilmediğini, faiz alacağının asıl alacağa bağlı olduğunu asıl alacağın ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin.. tarih ve .. Esas ve.. karar sayılı kararı ile, "Davanın Kısmen Kabulüne, .. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin Reddine," karar verildiği, davalı vekilinin.. tarihli dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu, bunun üzerine mahkeme kararının istinaf edilerek dosyanın .. Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği, .. Bölge Adliye Mahkemesi'nin.. karar sayılı ilamı gereğince "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olmadığından HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına," karar verildiği ve dosyanın mahkemenin.. esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece; faiz isteğinin ayrı bir davaya konu yapılması halinde, dava tarihi itibariyle asıl alacağın ödenmemiş olması, ödenmiş ise anılan madde hükmü uyarınca ihtirazi kayıt konulmasının şart olduğu; faize ilişkin dava tarihinde asıl alacağın halen ödenmemiş olduğu, buna ilişkin icra takibinin... tarihinde başlatıldığı, .. tarihinde dosyanın infaz ile kapatılmasına karar verildiği, faize ilişkin davanın ise .. tarihinde açıldığı, bu anlamda faize ilişkin dava tarihi itibariyle asıl alacağın ödenmemiş olduğu da dikkate alındığında, artık herhangi bir ihtirazi kaydın aranmasının şart olmadığı, kaldırma ilamı öncesi ile aynı olacak şekilde karar verilmesi gerektiği, sadece davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvurmuş olması nedeniyle tarafların kazanılmış haklarının dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, .. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan .. göre hesaplanmadığını, önceki kararda belirlenen vekalet ücretinin olduğu gibi bu karara aktarıldığını, davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan . göre vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bu yönüyle ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece gerekli ve yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, faiz alacağı bilirkişi tarafından hesaplanırken icra kanalı ile ödenmiş olan alacağın ticari faizi ile birlikte ödeme yapılmasına rağmen bu hususun göz ardı edildiğini, dava konusu kaçak tutanaklarının tahakkuk edilen miktarın ödenmiş olduğu ve istirdat davası için 2 yıllık zaman aşımı mevcut olduğundan müvekkili kuruma müzekkere yazılarak söz konusu bedelin 2 yıllık zamanaşımı söz konusu ise davanın esasa girmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin geniş bir çoğrafyaya hizmet sunduğunu, 2 haftalık cevap verme süresinin kısa olduğunu, ön inceleme duruşmasından önce delillerin dosyaya sunulduğunu, süresinden sonra sunulan delillerin yargılamayı uzatma amacını taşımadığını, hakimin aydınlatma görevini yerine getirmediğini, HMK 145. madde dikkate alınmayarak hüküm kurulduğunu, mahkemece verilen kararın kendi içinde çeliştiğini, kısmi dava açılamayacağını, müvekkili şirketin alacağının yasal olduğunu, fazla hesaplama ve haksız bir alacağın söz konusu olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
İnceleme ve gerekçe;
HMK'nun 353. maddesine göre dosya üzerinde ve HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda;
1-Davacı yönünden;
Davacı vekilince her ne kadar vekalet ücretinin lehlerine eksik hükmedildiği belirtilerek istinaf yoluna başvurulmuş ise de sadece davalı tarafın istinaf kanun yoluna başvurmuş olması nedeniyle tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak kaldırma ilamı öncesi ile aynı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı yönünden;
Dava; asıl alacaktan ayrı olarak açılan faiz istemine ilişkindir.
.. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin.. Karar sayılı kararı ile iş bu davanın davacısı tarafından fazla ödenen .. TL'nin iş bu davanın davalısından tahsiline karar verildiği, kararın .. Hukuk Dairesi'nin .. Karar sayılı ilamı ile onanarak .. tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 131/2. maddesinde; "İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir." hükmü düzenlenmiştir. Faiz asıl alacağa bağlı olmasına rağmen, asıl alacaktan ayrı olarak dava veya takip konusu edilebilir. Asıl alacak için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına engel teşkil etmez. Ancak, faiz isteğinin ayrı bir davaya konu yapılması halinde, dava tarihi itibariyle asıl alacağın ödenmemiş olması, ödenmiş ise anılan madde hükmü uyarınca ihtirazi kayıt konulması şarttır. Aksi halde çekince konulmamış ya da halin icabı gereğince çekince konulmuş sayılan haller gerçekleşmemiş ise, faiz alacağı da sona ermiş sayılır..
.. Bölge Adliye Mahkemesi ..Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda ilk derece mahkemesince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .. Karar sayılı kararına konu olan .. TL asıl alacağın davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediği, ödendi ise ödemenin ne zaman ve ne şekilde yapıldığı, davacı tarafın asıl alacak tutarını ihtirazi kayıt ile alıp almadığı hususlarının araştırıldığı, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde bildirdiği icra dosyasının getirtildiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik verilen inceleme konusu kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle Dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İstinaf incelemesine konu mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-a-Alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Alınması gereken istinaf karar harcının davalı tarafından peşin yatırılmış olduğu anlaşıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan
¸e-imzalı
Üye
¸e-imzalı
Üye
¸e-imzalı
Katip
¸e-imzalı
İş bu karar █████/2026 tarihinde yazılmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!