Kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı iddiasıyla açılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve terkinine ilişkin davanın temyiz incelemesi sonucu onanması kararı.
Özet: Kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığı ileri sürülen bir taşınmazın tapu iptali ve terkinine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi taşınmazın kıyı şeridinde yer alması nedeniyle tapunun iptaline karar vermiş, davalının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek karar onanmış, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine yapılan incelemede ise bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunarak Yargıtay tarafından oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.Davacı ... Bakanlığı vekili; Bursa ili, Karacabey ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 663 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisinde kaldığını, bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh edildiğini, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile kıyıya terkinine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili; kıyı-kenar çizgisi tespitinin usulüne uygun ve teknik olarak yeterli olmadığını, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunu ve bugüne kadar su taşkınına maruz kalmadığını, Ramsar Sözleşmesi kapsamında sulak alan koruma bandında yer aldığını ve sadece tarım arazisi olarak kullanılabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bursa ili, Karacabey ilçesi, ... Mahallesi, 663 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı husus bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davalı tarafından yatırılan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.