Hırsızlık suçuyla yargılanan suça sürüklenen çocuk hakkında, müdafii hazır bulunmaksızın hükmün tefhim ve tebliğ edilmemesiyle savunma hakkı kısıtlanan mahkûmiyet kararının bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk hakkında, yasa gereği zorunlu müdafi atanması gereken suçun ceza alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle müdafi hazır bulunmaksızın savunmasının alınması, hükmün müdafiye tebliğ edilmeden kesinleştirilmesi ve müdafi huzurunda savunma yapılmayarak savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği, yerel mahkemece suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafiinin yokluğunda fakat suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı tefhim edilen kararın mahkemece zorunlu müdafiye tebliğ edilmeden kesinleştirildiği, ancak hükmün suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafiie de tebliğ edilmesi gerektiği, bu nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin 06.01.2026 tarihli eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun müdafii huzurunda savunmasının alınması ve suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e,h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!