Tefecilik suçundan verilen beraat kararının temyiz incelemesinde, Hazinenin katılan olarak kabulüyle, 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolduğu anlaşıldığından kamu davasının düşmesine hükmedilmesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, tefecilik suçundan verilen beraat kararını temyiz eden Hazinenin katılan sıfatını kabul ederek yaptığı incelemede, sanık hakkında atılı suçun tabi olduğu 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan sorgu tarihi ile inceleme tarihi arasında dolduğunu tespit ederek, hükmü bozmuş ve yeniden yargılamaya gerek olmaması nedeniyle kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararSUÇ : TefecilikHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesineMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Hazinenin tefecilik suçunun mağduru olduğu, vekilinin sanık hakkındaki hükmü temyiz ettiği gibi bozma öncesinde verilen hükmü de temyiz ettiği, talebinin katılma iradesi içerdiği ancak mahkemece katılma kararı verilmediği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 ve 260/1. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne, ... Bankası vekilinin 15.11.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdiği 23.11.2021 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun, suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 04.01.2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.