Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, sigorta acentelik sözleşmesinden doğan prim alacağının tahsiline yönelik itirazın iptali davasında yetki ve zamanaşımı itirazlarını reddederek verdiği gerekçeli karar.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı sigorta şirketinin feshedilen acentelik sözleşmesi kapsamında davalı acenteden 1.273,60 USD tutarında ödenmemiş prim alacağı bulunduğunu iddia ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve takibin devamı talebine ilişkindir; davalı acente ise borcun olmadığını, zamanaşımına uğradığını ve fesih sonrası ödendiğini savunurken, mahkeme taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını ve yetki itirazını reddederek, davacının prim alacağı talebinin dayanağını ve davalıların savunmalarının geçerliliğini incelemektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR Y.TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı sigorta şirketi ile davalı şirket arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını, bahsi geçen sözleşmede davalı acentenin yangın, nakliyat, kaza, mühendislik tarım ve sağlık branşlarında .... sınırları içerisinde veya davacı şirketin ön iznini almak koşuluyla adı geçen bölge sınırları dışında faaliyette bulunmak üzere sözleşme yapmak ve prim tahsil etmek hususunda yetkilendirildiğini, diğer davalıların da müteselsil borçlu sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca acentenin bir hafta içerisinde tahsil ettiği primlerin komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra kalan kısmını en geç ertesi haftanın son iş gününün bitimine kadar davacı şirkete ödemek zorunda olduğunu, yine aynı sözleşmede sözleşmenin feshi koşullarının da belirtildiğini, davacı şirket tarafından sözleşmenin feshedilmesine rağmen acentenin 1.273,60 USD borcu dava tarihine kadar ödenmediğini, bunun üzerine taraflarınca icra takibi başlatıldığını, davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında poliçenin tanzim edildiği █████/2014 ve █████/2014 tarihinden sonra yapılan mutabakatlarda davalı şirketin davacı sigorta şirketine borcunun olduğuna dair bir beyan, kayıt ve şerh bulunmadığı halde acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra bir borcun ortaya çıkmasının kabulünün mümkün olmadığını, var olduğu iddia edilen prim borcunun zamanaşımına uğradığını, davacı sigorta şirketince sözleşmenin feshine ilişkin gönderilen ihtarnamede davalı acentenin 3.175,25 TL borç bakiyesinin olduğunun ifade edildiğini davalı acente tarafından borca karşılık 3.383,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkisinin sona ermesinden 1 yıl sonra davacı sigorta şirketi tarafından teminat mektubunun iade edildiğini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava acentelik sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağı tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının davalı tarafından düzenlenen ....ve ...nolu poliçelerden kaynaklı prim alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davalılar vekili dava konusu takibe yaptığı itirazda yetki itirazında da bulunmuş olup, taraflar arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesi'nin 26. maddesinde sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda yetkili Mahkemelerin ...olarak belirlendiği görülmüş olup, davalılar vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir
Davalılar vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olup, TBK 147/b.5 gereğince acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Eldeki dava sözleşmeden doğan primlerin ve sözleşmenin feshi nedeniyle tahakkuk eden gecikme faizinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı sigorta şirketi tarafından sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname █████/2018 tarihinde gönderilmiş olup, davacı tarafından dava konusu takip █████/2021 tarihinde başlatılmıştır. Anılan tarihler göz önüne alındığında uyuşmazlık konusu olayda 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı değerlendirilmiş ve davalılar vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket ile.... arasında █████/2008 tarihinde ....unvanının █████/2018 tarihinde ... olarak değiştirildiği görülmüştür. Bahsi geçen sözleşmeyi diğer davalıların müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladıkları sözleşmenin 27. maddesinde sözleşmede yer alan ortakların acentenin şirkete karşı bütün borçlarından acente ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesi'nin 18. maddesinde; "Acente, bir hafta süresince tahsil ettiği primlerin komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra kalan kısmını, en geç ertesi haftanın son iş gününün bitimine kadar Şirket' e posta çeki, posta havalesi veya Şirket adına açılmış bir banka hesabına yatırmak suretiyle ya da diğer yollarla intikal ettirmek zorundadır." Sözleşmenin Feshi başlıklı 25. maddesinde "İşbu sözleşme her ne sebeple olursa olsun fesh edilir, infisah eder veya Acente'nin görevine son verilirse, Acente'nin tahakkuk edecek borcu 1 ay içinde ödenecektir. Aksi takdirde, fesih tarihinden itibaren Acente aylık %10 gecikme faizi ödeyecektir." düzenlemelerinin bulunduğu görülmüştür.
Davacı sigorta şirketi tarafından .... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirket ile olan bahsi geçen sözleşmenin feshedildiği görülmüştür.
.... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı sigorta şirketi tarafından davalılar aleyhine asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 5.118,26 USD ve 703,82 TL alacak için icra takibi yapıldığı, takibin dayanağının Acentelik Sözleşmesi olduğu, takibin davalıların süresinde yaptığı itiraz ile durduğu ve davanın İİK'nın 67. maddesine göre süresinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere talimat yolu ile bilirkişi raporu alınmış, alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu, 2014-2021 yılları arası yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin TTK hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde yapıldığı, defterler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı, delil niteliği taşıdığı, defterler üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin davacı şirkete 2014 yılında borcu bulunmadığı, alacağı olduğu, 2015 yılında borcu bulunmadığı 3.144,22 TL alacağı olduğu, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında birbirlerine karşı alacaklı veya borçlu olmadıkları bildirilmiştir.
Mahkememizce davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak taraflar arasında düzenlenen sözleşme, taraf kayıtları, mutabakat metni de tartışılarak ve hukuki ilişkinin hangi para birimi üzerinden olduğu değerlendirilmek suretiyle takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı ve miktarı konularında bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; davacı şirketin 2015-2021 yılları arasında ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ve HMK hükümlerine göre kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, 2014 yılı ticari defterlerinin ise kanuni şartlara uygun olarak tutulmadığı, takip tarihi itibariyle taraflar arasında alacak borç bakiyesinin kalmadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı şirketin 358,73 TL alacak bakiyesi olduğu, borca dayanak gösterilen poliçelerin davacı defter kayıtlarında bulunmadığı, davalının defter kayıtlarında ise poliçe bedellerinin █████/2014 tarihinde 29.788,96 TL mailorder ile ödenmiş olduğu, bu nedenle poliçe bedelleri bakımından taraflar arasında bir alacak bakiyesinin kalmadığı bildirilmiştir.
Taraf itirazları ve Mahkememizce öncesinde alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması nedeniyle .... talimat yazılarak ticari defterler üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle dava konusu poliçelere ilişkin kayıtlar, ödeme araçları ile sözleşmeye göre komisyon vergileri de dikkate alınarak, mutabakat de değerlendirilerek ve taraflarca yapılan sözleşmedeki tüm hükümler de değerlendirilerek davacı şirketin prim alacağı iddiasına ilişkin rapor düzenlenmesi istenmiş, alınan bilirkişi raporunda; sözleşme imza tarihinde davalılar ...şirket ortağı olduğu, 26.12.2008 tarihinde ....
ortaklıktan ayrıldığı, ... yevmiye nolu “Fesihname ve Azilname”
başlıklı ihtarnamesi içeriğinde “Acentelik sözleşmesinin sözleşmedeki yetkiye dayanarak karşılıklı anlaşarak feshedildiğinin, yetkilerin kaldırıldığının ve acentenin yetkilerinden azledildiğinin” yazılı
olduğu, davacı şirket tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan 14.11.2014 tarih ve...nolu poliçede ödenecek primin 748,12 USD, 15.12.2014 tarih ve ...nolu poliçede ise
577,50 USD olduğu,
davacı şirket tarafından dosyaya sunulan 30.09.2021 tarihli ekstrelerde
bakiyenin 1.sayfada (prim hesabı) -4,34 , 2.sayfada (diğer alacak) 501,67, 3.sayfada (kanuni takip alacak) 1.273,20, 4.sayfada (tahk.kom.) -856,05, 5.sayfada (geçici hesap) -0,01 olarak gösterildiği,
“Ali Rıza Yavuz Sigorta Ltd.Şti. borcuna karşılık” açıklaması ile davacı şirkete 02.05.2019
tarihinde 3.383,00 TL ödeme yapıldığı,
davacı vekilinin itirazlarında borç bakiyesi olan 1.273,20 USD’ın 19.04.2021 tarihinde TL
karşılığının 10.292,54 TL olarak kaydedildiğini, prim hesabı ile kanuni hesapların ayrı tutulduğunu,
davalı acentenin cari hesaplarındaki prim hesabında bakiyenin kapatıldığını ve kanuni takip
hesabında dövizli poliçeler olduğu için tanzim kuru ile kanuni takip hesabına aldığı gün kur farkı
hesaplanarak o kadar tahakkuk ettirildiğinin beyan edildiği,
tarar ticari defterlerine göre bakiye prim borcu tespit edilemediği, mutabakat belgesinin dosyaya sunulması halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen mutabakat belge ve formlarının gönderilmesi için taraflara yazı yazılmış ve tebligat çıkarılmış, █████/2025 tarihli celsede davacı vekili müvekkilinin elinde bir mutabakat bulunmadığını, dosya kapsamında sunulan delillerin dikkate alınmasını, davalılar vekili ise, müvekkili şirketin tasfiye olduğunu, mahkemece talep edilen bilgi ve belgeleri bu nedenle sunamadıklarını, alacaklının alacağını ispat etmesi gerektiğini bildirmiştir.
Toplanan kanıtlar ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında acentelik sözleşmesi imzalandığı, yine taraflarca anlaşılarak sözleşmenin feshedildiği ve davalı şirketin tüm yetkilerinden azledildiği, azil sonrasında davalı şirket tarafından davacıya 3.383,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.. Davacı yan dava konusu alacak için yaptığı açıklamada; borç bakiyesi olan 1.273,00 USD'nin 19.04.2021 tarihinde TL karşılığının 10.292,54 TL olarak kaydedildiğini, prim hesabı ile kanuni hesapların ayrı tutulduğunu, davalı acentenin cari hesaplardaki prim hesabında bakiyenin kapatıldığını, kanuni takip hesabında dövizli poliçeler olduğu için tanzim kuru ile kanuni takip hesabına aldığı gün kur farkını tahakkuk ettirildiğini belirtmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve davalı gerçek kişilerin kefil olarak imzaladıkları için sorumlu olacakları acentelik sözleşmesi hükümlerinde kur farkı alacağı için ayrı bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda tarafların kur farkı ödemesine ilişkin bir mutabakati olmadığı gibi taraf defter ve kayıtlarında da dava konusu alacak kayıtlı değildir. Açıklanan nedenlerle dava konusu alacağın bulunduğu davacı yanca kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davanın Reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 506,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 109,25 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer ....verilecek dilekçe ile ...yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
█████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!