Mirasçılar arası kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, fiili taksimi kabul ederek ev inşa eden davacının kötüniyetli davasının reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Mirasbırakandan kaldığı iddia edilen taşınmazların kadastro sonucunda davalı kardeşler adına tescil edilmesi üzerine, davacının miras payı oranında tapu iptali ve tescilini talep ettiği davada; davalıların, 1990lı yıllarda sözlü taksim yapıldığı ve davacının kendi payına düşen taşınmazı kullanıp üzerine ev inşa ettiği savunması karşısında, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi, davacının fiili taksimi kabul edip otuz yılı aşkın süre sonra kötü niyetle dava açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, bu karar Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Görele 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucunda; Giresun ili, Görele ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 79... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına; 1 29... , 1 31... , 1 79... , 1 81... , 1 81... , 1 81... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına; 1 70... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına; 1 73... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına; 1 78... parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer payla davalılar ... ve ... adına; 1 79... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitlerinin itiraz edilmeksizin kesinleşerek taşınmazların 05.05.2009 tarihinde anılan davalılar adına tapuya tescil edildikleri anlaşılmaktadır. Davacı; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 1 10... ve 2, 1 29... , 1 31... , 1 35... ve 13, 1 70... , 1 73... , 1 78... , 1 79... , 5 ve 6, 1 81... , 88... parsel sayılı taşınmazların kardeşleri olan davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazların mirasbırakan babası ...’e ait olduğunu ve mirasbırakanın sağlığında ya da ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılmış herhangi bir taksimin bulunmadığını, kendisinin de miras hakkı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, olmadığı takdirde saklı payı oranında adına tescilini istemiştirDavalı ...; iddiaların doğru olmadığını, mirasbırakan babasından kalan taşınmazları 1990'lı yıllarda mirasçılar arasında sözlü olarak paylaşıldığını, davacının da o tarihten beri kendisine düşen taşınmazları kullandığını, üzerine evini inşa ettiğini, kadastro tespitleri sırasında da bu taşınmazların davacı adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlar, duruşmada davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların tarafların mirasbırakanı ...'den kaldığı, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım mirasçının bir araya gelerek mirasbırakandan kalan taşınmazları pay ettikleri ve bu paylaşım doğrultusunda davacının da kendine düşen taşınmaz üzerine bina inşa ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu edilen 1 10... ve 2, 1 35... ve 13 parseller yönünden dava şartı noksanlığının göz önüne alınmadığı, diğer taşınmazlar yönünden ise eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle hüküm ortadan kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1 10... ve 2, 1 35... ve 13 parseller tefrik kararı verilmiş, diğer dava konusu taşınmazların yönünden ise tarafların mirasbırakanı ...'den kaldığı, taşınmazlar hakkında davacının da aralarında bulunduğu bir kısım mirasçıların kendilerine düşen yerlere evlerini yaptırdıkları, davacının iddialarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının fiili taksimi kabul edip kendisine düşen taşınmaz üzerine evini inşa ettikten yaklaşık 30-35 yıl sonra kötüniyetli olarak eldeki davayı açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine ve kararın dayandığı delillere göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -KARAR-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.