İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde e-ticaret platformu ile satıcı arasındaki ticari hizmet alacağından kaynaklanan itirazın iptali davası ve delillerin toplanması süreci.
Özet: Bir e-ticaret platformu şirketi, elektronik ticaret aracılık sözleşmesinden kaynaklanan 469.436,87 TL tutarındaki komisyon, cezai şart ve kargo gideri gibi alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi ve zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine, itirazın iptali ile takibin devamını, kötü niyetli itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederek dava açmış olup, davalı cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sürecinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın tespiti için, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi de dikkate alınarak bilirkişi incelemeleri yapılmıştır.

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davacı ... A.Ş. (...), 12.10.2009 tarihinde kurulmuş olup, www...com ve ... adresleri üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyet göstermektedir. “...” ibaresi, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka statüsünde olup, çeşitli sınıflarda tescilli markalardan ve alan adlarından oluşan geniş bir marka portföyüne sahiptir. Müvekkil, e-ticaret platformunda satış yapmak isteyen her satıcıyla olduğu gibi davalı tarafla da Elektronik Ticaret Aracılık Sözleşmesi akdetmiştir. 2023 yılı itibarıyla yürürlüğe giren e-ticaret mevzuatı değişiklikleri doğrultusunda sözleşme elektronik ortamda yapılmıştır. Bu sözleşme uyarınca davalıya ait ürünler ... platformu üzerinden satışa sunulmuş, yapılan satış işlemleri sonucunda müvekkil lehine komisyon, cezai şart, kargo ve iade giderleri gibi kalemlerden doğan hak edişler oluşmuştur. Taraflar arasındaki ticari işlemler neticesinde, davalıya ait 469.436,87 TL tutarında borç bakiyesi oluşmuş; bu tutar vadesinde ödenmemiştir. Alacağın tahsili için müvekkil tarafından ... 22. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı süresi içinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olmuştur. Ayrıca, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve görüşmelerin anlaşamamayla sonuçlanması nedeniyle dava açılmıştır. Davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle dosya borçlusu - davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 22. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2022-2023-2024 yıllarına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı için tacir/esnaf araştırması yapılmasına karar verilerek mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) talimat müzekkeresi yazılarak davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde 1 mali müşavir bilirkişi ile inceleme yapılarak davalının tacir olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, bilirkişiye davalının ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine, davalı tarafa çıkartılacak davetiyede " dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini Mahkememize ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazereti ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmesi hususunda tarafına inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verildiğinin, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı" ihtarının eklenmesinin istenmesine karar verilmiştir.
Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi ile █████/2025 günü saat 14:00 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, davalının tacir olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, faiz isteminin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, davacı tarafa inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir.
Talimat mahkemesi aracılığıyla alınan █████/2025 tarihli raporunda özetle; "A.Davalının Ticari Statüsü ; Davalı, VUK m. 178 uyarınca işletme hesabı esasına göre kayıt tutan 2. sınıf tüccardır. İşletme defteri ticari işlemlerin doğruluğunu ve bütünlüğünü teyit eden delil vasfı taşıyan resmî ticari defter niteliğindedir. B. Ticari İşlem ve Ödeme Verileri; Davalı tarafından ibraz edilen ... Satıcı Platformu üzerinden alınan kayıtlara göre, davalıya ait satıcı hesabında; teslim, iade ve iptal işlemleri dahil toplam 12.511 adet işlem bulunduğu ve bu işlemlere ilişkin sipariş tutarının 2.195.312 TL olduğu tespit edilmiştir.(Kayıtların sayfa sayısının çokluğu nedeniyle, incelemede yalnızca toplam tutarlar dikkate alınmıştır.) Davacı şirket tarafından davalıya yapılan toplam ödeme tutarı 216.037,34 TL olup, türlerine göre dağılımı aşağıdaki gibidir:
Erken Ödeme Toplamı: 193.204,50 TL, Hakediş Ödemesi Toplamı: 22.832,84 TL. C. Borç Yükümlülüğünün Tespiti; Davacı tarafından düzenlenen faturalar ile davalının ticari defter kayıtları karşılaştırılmıştır. 02.01.2023–30.05.2023 tarihleri arasında davalı defterlerinde toplam 70.190,89 TL tutarında faturanın kayıtlı olduğu; bu kapsamda, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan 941.573,02 TL tutarındaki faturaların 48.280,96 TL’lik kısmının davalı defterlerinde yer aldığı, 30.05.2023 tarihi ve sonrasında davacı şirket tarafından düzenlenen ve toplam fatura tutarı olan 941.573,02 TL’den 48.280,96 TL çıkarıldığında kalan 893.292,06 TL tutarındaki faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede ; 30.05.2023 tarihinden sonraki döneme ait faturaların davalı defterlerinde kayıt altına alınmaması ve ilgili döneme ilişkin ödeme/mahsup işlemlerini gösterir herhangi bir muhasebe kaydının veya belgenin bulunmaması sebebiyle, davalının mevcut defter kayıtlarına dayanarak borç tutarı hesaplanamadığı..." rapor edilmiştir.
Bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacının incelenen 2022-2023-2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirket, inceleme günü ticari defter ve belge sunmadığı, uyapta vekili ve kendisine ait iletişim bilgisi bulunmadığından ticari defter ve belge incelemesinin yapılmadığı, dava dosyası ile davacının incelemeye sunduğu belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde; davacının ticari defter kayıtlarında; davalıdan 29.08.2023 icra takip tarihi itibariyle 469.436,87TL. alacağının olduğu, alacağının 19.08.2025 dava tarihi itibariyle de mevcudiyetini koruduğu, davacının, icra takibine konu ettiği ve ticari defter kayıtları ile uyumlu olan ana para 469.436,87 TL. Talebinin; Davacının ödediği kargo bedelleri ile yine davalının sattığı ve tüketici tarafından iade edilen ürünlerin bedel iadesi ve kuponlara ilişkin olduğu, davacının faturaya konu ettiği tüm tutarlar ile davalı adına yaptığı iade bedelleri ve kuponların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, davalının söz konusu bedelleri davalıdan talep edebileceği anlaşıldığından; Davacının, davalı aleyhine 29.08.2023 tarihinde icra takibi yaptığı ... 22.İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyası ile talep ettiği 469.436,87 TL. ana para talebi ile 29.08.2023 icra takip tarihinden itibaren avans faiz talebinin yerinde olduğu, İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu..." rapor edilmiştir.
Dosyanın mahkememize raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile, talimat mahkemesi bilirkişi raporunda davalı yanın ticari defterlerine dair yapılan tespitler irdelenerek ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekiline yetki belgesini sunmak üzere iki haftalık süre verilmesine, aksi takdirde bu celse gerçekleştirmiş olduğu usuli işlemin dikkate alınmayacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan █████/2026 tarihli ek raporunda özetle; "Davalının incelenen ticari defterlerinin GİB-Defter Beyan Sistemi üzerinden tutulduğu ve davalının “İşletme Defteri” mükellefi olduğu dikkate alındığında, defter beyan sistemine sadece gelir ve gider belgelerinin kayıt edildiği, tahsilat ve tediyelere yer verilmediğinden borç/alacak tutarının tespit edilememesi sebebiyle; davalının incelenen ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfına haiz olamayacağı, nihayetinde; talimat bilirkişi raporunun irdelenmesi ve Sayın Mahkemenin Görevlendirmesi sonrası davalının bilirkişi kök raporuna yaptığı itirazların değerlendirmesi sonucunda (Davalının dava dosyasına cevap vermediği, kök rapora yaptığı itirazında davacı ile kargo firmalarına ihtarname gönderdiğini belirtmiş ise de, dava dosyasına ihtarname sunmadığı, davacının sunduğu listelerin ise ayrıntılı şekilde; alacak kaleminin türü, alacağının tutarı, davalının siparişinin nosunun tek tek listelendiği ve listelerin fatura toplamları ile uyuştuğu tespit edilmiştir); Sayın Mahkemeye 21.11.2025 tarihinde sunulan bilirkişi“ raporumdaki, tespit, hesaplama ve değerlendirmeyi değiştirecek hususa rastlanmamıştır. Şöyle ki; Davalının incelenen ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenmiş; 48.280,96 TL. Tutarındaki faturaya rastlanmıştır. Oysa, Davacının Ticari Defter Kayıtlarında; Davacının, davalıya tanzim ettiği faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve ticari ilişkiye uygun olduğu, 240.760,84 TL. fatura toplamı ile davalının tüketicilere satışını yaptığı ve bedellerini tahsil ettiği ürünlerin iade edilmesi üzerine tüketicelere iade edilen bedeller ile vb. ödemelerin davacı tarafından yapıldığı ve bu işlemler için 250.527,00 TL. kadar alacaklı olduğu tespit edilmiş olup; Nihayetinde; Davacının, davalıdan toplam (240.760,84 * 250.527,00) - 491.287,84 TL. Alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de; Davacının, icra takibine konu ettiği 469.436,87 TL. ile işbu bilirkişi raporunda hesaplanan 491.287,84 TL. arasındaki farkın; taraflar arasındaki chs. ilişkisi sebebiyle davacının kısmi tahsilat/mahsup işlemlerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Tüm Bunlardan Sonra; Davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olması, fatura teslim listelerinde; davacının düzenlediği faturaları, davalıya teslim ettiğinin anlaşıldığı, faturalar ile içeriğinin ifa edildiğine ilişkin listeler ile davacının, davalı adına ödediği iade bedelleri ve kuponlara ilişkin listeleri mali incelemeye sunmuş olması, listelerin tanzim edilen faturalar ile faturaların ise ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğunun anlaşılması üzerine; davacının, icra takibine konu ettiği ve ticari defter kayıtları ile uyumlu olan ana para 469.436,87 TL. Talebinin; davacının ödediği kargo bedelleri ile yine davalının sattığı ve tüketici tarafından iade edilen ürünlerin bedel iadesi ve kuponlara ilişkin olduğu ve bunların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, davalının söz konusu bedelleri davalıdan talep edebileceği anlaşıldığından; Davacının, davalı aleyhine 29.08.2023 tarihinde icra takibi yaptığı ... 22.İcra Müdürlüğü ...E. nolu icra dosyası ile talep ettiği 469.436,87 TL. ana para talebi 29.08.2023 icra takip tarihinden itibaren avans faiz talebinin yerinde olduğu, İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 22. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın en az % 20’ si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 22. İcra Dairesinin... Esas Sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 469.436,87 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 22. İcra Dairesi'ne ait ...Esas sayılı dosyası, taraflara ait 2022-2023-2024 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere talimat müzekkeresi yazılmış; █████/2025 tarihli talimat bilirkişi raporunda 30.05.2023 tarihinden sonraki döneme ait faturaların davalı defterlerinde kayıt altına alınmaması ve ilgili döneme ilişkin ödeme/mahsup işlemlerini gösterir herhangi bir muhasebe kaydının veya belgenin bulunmaması sebebiyle, davalının mevcut defter kayıtlarına dayanarak borç tutarı hesaplanamadığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları yönünden taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanması için SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda Davacının incelenen 2022-2023-2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında; davalıdan 29.08.2023 icra takip tarihi itibariyle 469.436,87TL. alacağının olduğu, alacağının 19.08.2025 dava tarihi itibariyle de mevcudiyetini koruduğu tespit edilmiştir. Talimat mahkemesi bilirkişi raporunda davalı yanın ticari defterlerine dair yapılan tespitler irdelenerek ek rapor hazırlanması için dosya mahkememize raporunu sunan bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi █████/2026 tarihli ek raporunda davalının incelenen ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfına haiz olamayacağı, 21.11.2025 tarihinde sunulan bilirkişi raporundaki, tespit, hesaplama ve değerlendirmeyi değiştirecek hususa rastlanmadığı kanaati bildirilmiştir.
Dosya incelendiğinde; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafça sunulan defterlerin sahibi lehine delil vasfını haiz olamayacağı; davalı tarafından her ne kadar ek rapora itiraz dilekçesinde birtakım belgeler sunulmuş ise de; mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde verilen kesin süreden sonra sunulan belgelerin hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca davacının davalıdan 469.436,87 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporu ile takibe konu cari hesap alacağı nedeniyle alacağın kanıtlandığının kabulü ile davanın kabulüne; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, reeskont avans faizi diye bir faiz türü olmadığından takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiğinden (örneğin bkz. İstanbul BAM 12. HD, E...., K...., T. █████/2026) 469.436,87 TL alacak yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 22. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; asıl alacak olan 469.436,87 TL'nin %20’si oranındaki 93.887,374 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ... 22. İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, icra takibinin 469.436,87 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA,
2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 469.436,87 TL'nin %20’si oranındaki 93.887,374 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.067,23TL harçtan peşin alınan 5.669,63TL'nin mahsup edilerek bakiye 26.397,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40TL Başvuru Harcı, 5.669,63TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 6.285,03TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 22.802,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 22.802,50TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 469.436,87TL üzerinden hesaplanan 75.109,90TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2026
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!