Mirasbırakanlarından intikal eden taşınmazların vekalet görevinin kötüye kullanılmasıyla hileli devredilmesi üzerine açılan tapu iptali ve tescil davasında, bozma kararları sonrası kısmen kabul ve kısmen ret kararı.
Özet: Mirasbırakanlardan intikal eden taşınmazların vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi, Yargıtayın önceki bozma kararlarına uyarak, bir davalının açık kabul beyanına istinaden ilgili taşınmazlar üzerindeki iddiayı kısmen kabul etmiş, diğer davalılar ve ispatlanamayan diğer parseller yönünden ise davayı reddetmiştir; ayrıca hükümde değişen parsel numaralarını güncelleyerek ve yargılama giderlerini doğru şekilde belirleyerek Yargıtayın tüm uyarılarına riayet ettiğinden, mahkemenin bu son kararı temyizde hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali- tescil istemine ilişkindir.Davacılar; mirasbırakanlarından intikal eden taşınmazlar için davalılardan ... ile dava dışı ... ve ... 'a vekalet verdiklerini, vekaletin kötüye kullanılacağı duyumunu aldıktan sonra anılan kişileri vekillikten azlettiklerini, buna rağmen azilden 3 ay sonra taşınmazların hileli işlemlerle davalılara devredildiğini ileri sürerek dava konusu 37, 48, 53, 444, 254, 288, 289, 2 99... parseller ile 422, 249, 277, 292 parseller ve 47, 422, 71, 249, 2 77... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Davalılar ... ve ...; iddianın doğru olmadığını, azilden sonra yapılan bir temlik bulunmadığını, ortak mirasbırakandan intikal eden bütün taşınmazların kardeşler arasında taksim edildiğini, payları karşılığında davacılara para ödendiğini ancak yazılı bir belge alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; davalı ... 19.04.2012 tarihli duruşmadaki beyanında, davacıların dava açmadan önce kendisine başvursaydı kendi hissesine düşen yeri vereceğini, kendisinin miras hissesine düşen payı vermeyi kabul ettiğini bildirmiştir. Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, işlemlerin dava dışı vekil ... tarafından yapıldığı, adı geçen aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı, dava konusu 301 parselin ise Hazine'den satın alındığı gerekçesiyle davanın reddinekarar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairece; "...hükme yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı bulunmadığı,... öte yandan, tapu iptali ve tescil davaları kural olarak kayıt maliki aleyhine açılır. Vekâlet görevini kötüye kullandığı ileri sürülen vekilden tazminat talep edilmediği sürece, -yine kural olarak- vekilin davada yer alma zorunluluğu bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca; gerekli araştırma ve incelemenin eksiksiz yapılması ve ondan sonra toplanan tüm delillerin yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, davalı ...'ın 19.04.2012 tarihli celsedeki beyanı ile birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir...'' gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı ... yönünden kabul nedeniyle davanın kabulüne, diğer davalılar bakımından iddia kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, davalı ... vekilinin ve davalı ...'nın temyizi üzerine Dairece; "...davalı ...'ın 19.04.2012 tarihli celsedeki beyanı dikkate alınarak anılan davalı yönünden kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine. Davalı ...'ın diğer temyiz itirazları ile ...'ın temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda, davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesine rağmen yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden davalı ...'nın davalı ... ile birlikte sorumlu tutulması isabetsizdir. Diğer taraftan, dava konusu 37, 48, 53, 254, 288, 289, 299 parsel sayılı taşınmazların parsel numaralarının değiştiği ancak Mahkemece eski parsel numaraları üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca, yeni parsel numaraları üzerinden infaza elverişli şekilde hüküm kurulması, davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verildiği dikkate alınarak aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken anılan bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı doğrultusunda davalı ... yönünden davayı kabul nedeniyle davalı ... adına kayıtlı dava konusu 1217 19... (eski 37), 1217 19... (eski 48), 1217 19... (eski 53), 1216 88... (eski 254), 1217 11... (eski 288), 1217 09... (eski 289), 1217 05... (eski 299) parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar ve diğer dava konusu parseller yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle kabul kapsamına alınan eski 37 parselin Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yapılan yenileme çalışması sonucu 1217 19... parsel numarasını aldığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan, 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın Gölbaşı (Ankara) 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.