Hile iddiasıyla torununa yaptığı bağışın tapu iptali ve tescilini talep eden yaşlı davacının, ölünceye kadar bakma vaadini ispatlayamaması nedeniyle davasının reddedilerek Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı, yaşlı ve hasta haliyle torunu olan davalıya, kendisini ölene dek bakacağı vaadiyle taşınmazlarını devrettiğini ancak davalının vaadini yerine getirmediğini ve kandırıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmış; davalı ise bağışın kayıtsız şartsız olduğunu ve hile olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, hile olgusunun ispatlanamadığı, resmi bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi veya yüklemeli bağış şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle davayı reddetmiş, Yargıtay da bu kararları usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Mut 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: ████████ E., ████████ K.Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı; yaşlı ve hasta olduğunu, torunu olan davalının dava konusu taşınmazları devretmesi halinde yanına taşınıp ölene kadar kendisine bakacağı yönündeki telkinleri üzerine maliki olduğu dava konusu 3 67... parsel ve 63... parseldeki 4 nolu bağımsız bölümü ölünceye kadar kendisine bakacağı inancıyla davalıya bağış suretiyle devrettiğini, ancak davalının devirden sonra kendisine bakmadığını, ölünceye kadar bakma yükümlülüklerini yerine getirmediğini, son zamanlarda iyice bakıma muhtaç hale gelmesine rağmen davalının işleri olduğundan bahisle yanına taşınmadığını ve telefonlarına da çıkmamaya başladığını, akrabalarından davalının yanına taşınmayacağını öğrenmesi üzerine kandırıldığını anladığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.Davalı; iddiaların doğru olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bağış sırasında ve halen Ankara'da maden mühendisi olarak çalışmakta olup uluslararası iş yaptığını, devirden sonra Ankara'dan davalının yanına Mut’a taşınma gibi bir durumun söz konusu olamayacağını ve davacının da bunu bildiğini, hilenin söz konusu olmadığını, davacının isteği ve iradesi doğrultusunda dava konusu taşınmazlarını kendisine karşılıksız olarak bağışladığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların davacı tarafından kayıtsız ve şartsız olarak davalıya bağışlandığı, davacının ölünceye kadar bakma sözleşmesinden doğan edimin yerine getirilmediği iddiası yönünden resmi şekilde düzenlenmiş bir ölünceye kadar bakma akdi bulunmadığından şekil şartının gerçekleşmediği, davacının bağıştan rücu iddiası yönünden davalıya yapılan bağış kayıtsız ve şartsız olup yüklemeli bağış bulunmadığından bağıştan dönme şartlarının da gerçekleşmediği, davacının bağışın hile sonucunda gerçekleştiği iddiasını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça hile olgusunun ispatlanamadığı, davalıya yapılan bağışın kayıtsız ve şartsız olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.