Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan granit taş fiyat farkı alacağı nedeniyle açılan itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin temyiz incelemesini sunmaktadır; davacı şirket, granit taş teslimatına dair faturanın sehven eksik kesilmesi nedeniyle oluşan fiyat farkının ödenmediğini iddia ederek itirazın iptalini talep ederken, davalı şirket ise söz konusu alacağa itiraz etmiş, eksik teslimat, ayıplı iş ve ödeme iddiaları ile zaman aşımı ve takas defi ileri sürmüş, ilk derece mahkemesi taraflar arasındaki akdi ilişkinin çekişmesiz olduğunu belirterek uyuşmazlığın teslimat miktarı, ayıp ve fiyat farkı oluşup oluşmadığı noktalarında yoğunlaştığını ifade etmiş ve dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile ticari defter kayıtlarını esas alarak karar vermek üzere incelemeyi sürdürmüştür.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C. ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6)T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas-███████ Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM;Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ve davalı şirket arasındaki ticari ilişkiler kapsamında çeşitli sözleşmeler akdedildiğini ve taraflar arasında borç ilişkisinin bu şekilde doğduğunu, bu sözleşmelerden █████/2021 tarihli koyu granit taş için, taşın m2 birim fiyatının, 393+KDV şeklinde ifade edilmişse de faturanın sehven 308+KDV şeklinde kesildiğini, bu nedenle oluşan fiyat farkı sebebi ile müvekkili ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından █████/2023 tarihli DMR2023000000002 fatura numaralı toplamda 238.086,47-TL bedelli 1 adet fiyat farkı faturası düzenlendiğini ve noter aracılığı ile ihtarname ekinde davalı tarafa gönderildiğini, İhtarname ve ekinde yer alan faturanın davalı tarafa 21.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafça da işbu faturaya itiraz edilmediğini ancak fiyat farkınında ödenmediğini, bu fiyat farkı alacağı nedeniyle davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalarının kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.YANIT:Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve takas definde bulunduklarını, davacıdan satın alınan taşların, dava dışı ... şirketi tarafından irsaliye ile doğrudan müvekkiline ait işyerine teslim edildiğini, bu şekilde irsaliyeler biriktikçe davacı yana çek ile ödeme yapıldığını, bu kapsamda davacı yana altı seferde ödeme yapıldığını ve her bir partiye ilişkin irsaliyeler, fatura ve ödeme belgesinin ayrı ayrı isimlendirilerek dilekçeleri ekinde ibraz edildiğini, davacı tarafın, █████/2022 günü proforma fatura ile birlikte 2.000 m2 taşın 308-TL'den sattığını ve █████/2022 günü proforma fatura bedeli olan 726.880,00 TL'nin kendisine ödendiğini, ayrıca davacı tarafından yukarıda arz edildiği gibi granit taş konusunda ürün özellikleri ve metraj bilgisini içerir biçimde █████/2022 günü proforma fatura gönderildiğini ve bu kapsamda kendilerine 1.378.162,40-TL tutarında gerekli ödeme yapıldığını, hâl böyle iken; davacı tarafından proforma faturada yer alan 449.592,00-TL + KDV bedelli 1.144 m2’lik ... Döşeme 60x60' ın hiç teslim edilmediği gibi ... Döşeme 60 x 60 taşın ise 425,88 m2’lik (131.171,04-TL + KDV’lik) kısmının teslim edilmediğini, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespit ile de davacının taş konusunda ayıplı işlerinin bulunduğnun bir kez daha tescillendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararında özetle;Dava taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, sehven eksik bedelle faturalandırılması nedeniyle oluşan fiyat farkı sebebiyle düzenlenen fatura konusu alacağının ödenmediği iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında akdi ilişki çekişmesiz olup somut uyuşmazlığın, davacının davalıya granit taş teslim edip etmediği, ne kadar granit taş teslim edildiği, teslim edilen granit taşların ayıplı olup olmadığı, bu kapsamda daha önce düzenlenen faturaların eksik bedelle düzenlenip düzenlenmediği ve bu kapsamda davacının fiyat farkının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Dosyamız arasına örneği UYAP üzerinden alınan Ankara 11 .İcra Müdürlüğü'nün █████████E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahibi aleyhine toplam 238.437,08-TL alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalının takibe vâki itirazı üzerine yasal 1 yıllık hak düşürücü süresinde davanın açıldığı saptanmıştır. Taraf delilleri toplandıktan sonra alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davacı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacının davaya konu fiyat farkının oluştuğu faturadaki 2.000 m2 granit taşları davalı tarafa teslim ettiği, teslim edilen ürünlerde ayıplı ürün olmadığı, 1. Satırdaki 170.000,00 +KDV tutarlı fiyat farkının oluşmadığı, 2. Satırdaki 6.499,00+KDV tutarlı fiyat farkının oluşmadığı, 3. Satırdaki 10.024,40 TL+KDV tutarlı fiyat farkının oluşmadığı, 3. Satırdaki 15.244.80 TL+KDV tutarlı fiyat farkının ise doğru olduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarında davaya konu fatura ve fiyat farkının konusunu oluşturan - faturaların bedellerinin davaya konu 13.01.2023 Tarih ve DMR2023000000002 numaralı faturada yer alan 4. Satırdaki fiyat farkı tutarı hariç diğer kalemlerin ödendiği, ilgili ödemeye ait kayıtların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenen davaya konu fatura üzerinden 4. Satırda yer alan 15.244,80 TL+KDV tutarı hariç olmak üzere herhangi bir borç kalmadığının tespit edildiğini, dava konusu 13.01.2023 Tarih ve DMR2023000000002 Seri numaralı faturanın 4. Satırında yer alan fiyat farkı tutarı olan 17.988,86 TL için Ankara 11. İcra Müdürlüğü █████████ E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapılabileceği mütalaa olunmuştur. Bu bağlamda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi arasında eser sözleşmesinin imzalandığı, taraflar arasında uyuşmazlığın, davacının davalıya granit taş teslim edip etmediği, ne kadar granit taş teslim edildiği, teslim edilen granit taşların ayıplı olup olmadığı, bu kapsamda daha önce düzenlenen faturaların eksik bedelle düzenlenip düzenlenmediği ve bu kapsamda davacının fiyat farkının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı, mahkememizce benimsenen ve hükme esas alınan 11.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının, davaya konu fiyat farkının oluştuğu faturadaki 2.000 m2 granit taşları davalı tarafa teslim ettiği, teslim edilen ürünlerde ayıplı ürün olmadığı, dava konusu 13.01.2023 tarih ve DMR2023000000002 seri numaralı faturanın 4. Satırında yer alan fiyat farkı tutarı olan 17.988,86-TL alacağı davalıdan isteyebileceği anlaşılmakla davacının, bilirkişi heyeti raporunda hesaplanan 17.988,86 TL asıl alacak, yönünden anılan bedeli talep etmekte kısmen haklı olduğu anlaşılmış olup bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve İİK 67/2 maddesi uyarınca hükmedilen alacağın likit olmadığı yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından icra inkar tazminatının reddine karar verilerek ve yasal koşulları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının hakkında başlatılan Ankara 11. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin, 17.988,86 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının, icra inkar tazminatı talebinin, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından verilen █████/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; İstinafa konu davanın konusunu, fiyat farkı faturaları oluşturduğundan öncelikle "fiyat farkı" nın kelime anlamına göz atmak gerektiğini, uygulamada çeşitli şekillerde anlam bulmakta olup bu tanımlardan birkaçının; -fiyat farkının; sözleşme kapsamında yapılan imalatın ihale tarihi ile iş programına göre uygulamasının yapılacağı ay arasındaki fiyat değişimini ifade ettiğini, fiyat farkının; ihale tarihi maliyetlerinde meydana gelen artışların hakediş süreci içerisinde aynen veya temsili katsayılar üzerinden yüklenicilere yansıtılmasına fiyat farkı dendiğini, fiyat farkının, tarafların arasında yapılan satışın ardından meydana gelebilecek ekstra masraf, kur farkı, komisyon giderleri ya da anlaşma değişikliği gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkabilecek ücret farkına dendiğini, fiyat farkı faturasının ise; satış faturasının üzerinde yer alan fiyat ile dönem sonunda oluşmuş fiyat arasındaki farkın belirlenmesi halinde kesilen fatura türü olduğunu, görüldüğü üzere anlam itibariyle genel olarak ihalelerde yahut satışlarda sonradan ortaya çıkan değişimlerin fiyata yansıtılmasının fiyat farkı olarak adlandırıldığını, davalarının konusunu oluşturan faturaların böyle bir fiyat farkına ilişkin olmadığını, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Davacı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davacının davaya konu fiyat farkının oluştuğu faturadaki 2.000 m2 granit taşları davalı tarafa teslim ettiğini, teslim edilen ürünlerde ayıplı ürün olmadığını, 1. Satırdaki 170.000,00+KDV tutarlı fiyat farkının oluşmadığını, 2. Satırdaki 6.499,00+KDV tutarlı fiyat farkının oluşmadığı, 3. Satırdaki 10.024,40 TL+KDV tutarlı fiyat farkının oluşmadığı, 4. Satırdaki 15.244,80 TL+KDV tutarlı fiyat farkının ise doğru olduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarında davaya konu fatura ve fiyat farkı konusunu oluşturan faturaların bedellerinin davaya konu 13.01.2023 Tarih ve DMR2023000000002 numaralı faturada yer alan 4. Satırdaki fiyat farkı tutarı hariç diğer kalemlerin ödendiği, ilgili ödemeye ait kayıtların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından düzenlenen davaya konu fatura üzerinden 4. Satırda yer alan 15.244,80 TL+KDV tutarı hariç olmak üzere herhangi bir borç kalmadığının tespit edildiğini, dava konusu 13.01.2023 tarih ve DMR2023000000002 seri numaralı faturanın 4. Satırında yer alan fiyat farkı tutarı olan 17.988,86 TL için Ankara 11. İcra Müdürlüğü █████████ E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapılabileceği mütalaa olunmuştur.." denildiğini, raporun bu haliyle hükme esas alınamayacağını, itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınmasını mahkemeden talep ettiklerini, mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını ve raporun bu haliyle hükme esas alındığını, nihai olarak da hatalı karar verildiğini, dava konusu alacağın temelini oluşturan faturalar incelendiğinde faturaların dayanağının, taraflar arasındaki █████/2021 tarihli koyu granit taş teslimine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığını, işbu sözleşme kapsamındaki koyu granit 60x60 2 cm taşın m2 birim fiyatı 393 TL+ KDV; ebatlı koyu granit taşın m2 birim fiyatı 404 TL+KDV; açık renk granit ebatlı taşın m2 birim fiyatı 403 TL+KDV olarak düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmede koyu granit taş için taşın m2 birim fiyatı 393+KDV şeklinde ifade edilmişse de faturanın sehven 308+KDV şeklinde kesildiğini, aradaki fark için de fiyat farkı faturası kesildiğini, faturaların her birine aşağıda detaylı olarak yer verilecek ise de burada öncelikli olarak irdelenmesi gereken hususun taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen birim fiyat, faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve birim fiyatların sözleşme ile uyum içerisinde olup olmadığı hususları olduğunu, öte yandan TTK 21/2 uyarınca bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını, kanunda itiraza konu olarak “faturanın içeriği” ifade edilmekle, faturanın olağan içeriğinin ne olması gerektiği, diğer bir ifade ile neye itiraz edilmesi gerektiği konusunun önem taşıdığını, faturanın olağan içeriğinin, faturayı tanzim eden tarafından faturaya yazılan mal veya hizmetin adedi, açıklamaları, sunulan hizmet veya satılan mal ile ilgili bilgileri içerdiğini, satılan mal veya hizmet ile ilgili olan bu bilgilerin yanında, faturanın tarihi, malın sevk tarihi ve alıcı ile ilgili bilgiler de olağan içeriğe dahil olduğunu, hal böyle iken somut olaya gelindiğinde davalı tarafça faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmediğini, faturaların ticari defterlere kaydedildiğini ve bu nedenle faturada yazan mal ve hizmetin kabul edildiğinin de ortada olduğunu, daha açık bir anlatımla davalının faturaya itiraz etmeyerek faturada yazdığı şekilde taşların "... Döşeme" olduğunu kabul ettiğini, zira davalının bu yönde bir itirazı olmadığını, birim fiyatın yanlış yazılmasının ise sözleşmeden kaynaklı olduğunu, faturaya birim fiyatın sehven yanlış yazılmasının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerini bertaraf etmeyeceğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme mevcut ise aslolanın sözleşme hükümleri olduğunu, salt bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmelerle yetinildiğini, objektif verilerden uzak bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde bilirkişilerin ; öncelikle fiyat farkı faturasını ele aldıklarını, akabinde müvekkili şirketin faturaya konu malları temin ettiği ... Firmasının sunduğu sevk irsaliyelerinden aynı aya denk gelen yahut aynı tarihe denk gelen sevk irsaliyelerini eşleştirmek suretiyle sonuca gittiğini ve sevk irsaliyelerinde sevk edilen taşın pembe döşeme olduğu kanaatine vararak fiyat farkı faturalarındaki hatanın taşların isminin hatalı yazılması olduğu çıkarımından fiyat farkı oluşmadığı kanaati hasıl olduğunu beyan ettiklerini, bilirkişilerin hayali çıkarımlarla sonuca gittiklerini, ancak bilirkişilerin ne raporu hazırlama yöntemlerinin ne de bu hayali çıkarımlarının hukukumuzda karşılığı bulunmadığını, davaya konu faturanın 1. Satırında yer alan fiyat farkı bedeline ait tespitlere yönelik açıklamalarında, davaya konu faturadaki 1. Satırda yer alan fiyat farkı faturasının 21.06.2022 tarih ve DMR2022000000045 seri numaralı faturada ... Döşeme 60*60 ürün için birim fiyatı sehven 308 TL+KDV olarak fatura edildiğini; taraflar arasındaki sözleşmeye göre 393 TL+KDV şeklinde olması gerektiğinden, sözleşmede yazılı tutarın sehven eksik kesilmesinden kaynaklı fiyat farkı faturası kesildiğini, fiyat farkı faturasına konu olan asıl faturadaki mal ve hizmetin konusunun "... Döşeme 60*60" olarak yazıldığı; birim fiyatının sehven 308 TL olarak yazıldığını, taraflar arasında imzalanan █████/2021 tarihli sözleşmeye bakıldığında koyu granit 60*60 2 cm taşın m2 birim fiyatı 393 TL + KDV olarak belirlendiğini, ilk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri ve taraflar arasındaki yazılı sözleşme hükümleri uyarınca bir sonuca gidilmesi mümkün iken ; ne kadar taş teslim edildiğinin tespiti yönünde tanzim edilen hatalı bilirkişi raporu ile sonuca gidildiğini, davalı tarafça faturaya süresinde itiraz edilmeyerek zaten fatura içeriğindeki malın kabul edildiğini, ihtilaf konusu olmaktan çıktığını, ihtilaf konusu olmayan bir hususta yanılgılı bir yöntemle sonuca ulaşılmaya çalışıldığını ve müvekkilinin teslim ettiği mallar karşı tarafın da kabulünde iken bir anda bilirkişi raporu ile ihtilaf konusu haline geldiğini, müvekkili yönünden hakkaniyetsiz bir sonuç doğurduğunu, öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... firmasının birtakım irsaliyelerini karşılaştırma konusu eden bilirkişinin müvekkilinin kestiği fatularla dava dışı firmanın irsaliyelerini hangi mantıkla eşleştirdiğinin anlaşılamadığını, zira müvekkilinin dava dışı firma ile stoklu çalıştığını, bu yönteme hiç gerek olmasa da şayet bir eşleştirme yapılacak ise de tüm fatura ve irsaliyelerin karşılaştırma konusu yapılması gerektiğini, müvekkilinin daha önceden elinde bulundurduğu taşların sevkiyatını yapmadığının garantisinin bilirkişilere kim tarafından verildiğinin ise ayrıca bir merak konusu haline geldiğini, bilirkişi raporuna bu yönlerden de taraflarınca itiraz edildiğini, mahkemece itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmediğini ve eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile ve objektif verilerden uzak hükme esas alınmaya matuf olmayan hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, hukuki dinlenilme haklarının ihlali edildiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından verilen 18.01.2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yanın iddiasında; █████/2022 günlü ... ... 045 sayılı faturada birim fiyatın (sözleşmeye göre 393-TL olacağı yerde kendilerince sehven 308-TL olarak) noksan gösterildiğini ileri sürdüğünü ve devamında da 2022 yılındaki noksanlık nedeniyle █████/2021 günlü ......117 sayılı (fiyat farkı açıklamalı)█████/2021 günlü ......118 sayılı (fiyat farkı açıklamalı) █████/2022 günlü ......038 sayılı (fiyat farkı açıklamalı)█████/2023 günlü ......002 sayılı (fiyat farkı açıklamalı) faturaların düzenlediğini ve fakat (sözde) eksiklik için düzenlenen faturanın iade edilmesinden ötürü eldeki davayı ikame ettiğini söylediğini, zira █████/2022 günlü faturada (sözde) sehven eksik gösterilen birim fiyatın, █████/2022 tarihinden önce kesilen fiyat farkı faturaları ile talep edilmesinin mümkün olmadığını, hâl böyle olunca; ilk derece mahkemesinin bu nüansı gözetmeden davanın kökten reddi yerine bilirkişi raporuna itibaren davanın cüz'ide olsa kısmen kabulü cihetine gitmesinin isabetsiz olduğunu, öte yandan yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporundaki aleyhe tek değerlendirmenin (rapordaki ifade ile) DMR2023000000002 numaralı faturada yer alan 4. satırına yönelik olduğunu, mahkemece dikkat buyrulacağı üzere davacı tarafından (yargılama öncesinde ve/veya yargılama sırasında) hiçbir şekilde taraflarınca sunulan bu kayıt ve belgelere itiraz edilmediği gibi iade faturasının kendilerine haksız yere düzenlendiği gibi karşı beyanda da bulunulmadığını, hâl böyle iken bilirkişi raporunda bu konu hakkında özetle "davalının (yani müvekkilinin) kestiği fiyat farkı (iade) faturasının isabetli olmadığı gerekçesiyle bu tutarda davacı ... firmasına (15.244,80 TL + KDV) borçlu olduklarını söylediğini ve mahkemece de bu görüşün benimsendiğini, yine bu hususta cevap dilekçelerinde "6.parti sevkiyata dair irsaliye, fatura ve ödeme belgeleridir" kısmındaki kayıtlara itiraz edilmediği gibi iade faturalarının yersiz olduğu gibi karşı beyanda da bulunmadığını, bu nedenlerle, davacının gerek yargılama öncesinde gerekse yargılama sırasında hiçbir şekilde itiraz etmediği ve defterlerinde kayıtlı olan fiyat farkı (iade) faturalarının bilirkişi raporunda re'sen irdelenmesi ve o oradan cüz'i de olsa borçlu çıkarılmalarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebepten ötürü de davanın kökten reddinin gerektiğini, hüküm kısmında takibin 17.988,86-TL yönünden takip talebindeki koşullarla (faiz kasıt edilmektedir) devamına karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, dava dilekçesinde harçlandırma işleminin; faiz kalemininde yer aldığı takip çıktısı üzerinden yapılmadığını, bu nedenle, faize de hükmedilemeyeceğini, kötü niyet tazminatı taleplerinin de reddinin isabetsiz olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;Dava, taraflar arasındaki █████/2021 tarihli eser sözleşmesi kapsamında, sözleşmeye konu olan koyu granit taşın metrekare birim fiyatı 393,00 TL+KDV şeklinde iken sehven bu imalatlara yönelik faturanın 308,00 TL +KDV şeklinde kesildiği iddiasıyla arada oluşan fiyat farkına ilişkin olarak düzenlenen █████/2023 tarihli fatura bedelinin davalı yanca ödenmemesi nedeniyle bu fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, bilirkişi heyetinden taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılması sonucunda, üçlü bilirkişi heyetinden alınan rapor yeterli görülerek ve bu rapora tarafların itiraz etmelerine rağmen itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmadan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, taraf vekillerinin bu rapora teknik ve hukuki yönlerden itirazının bildirmelerine rağmen bu itirazları karşılanacak şekilde bilirkişi heyetinden gerekirse ek rapor alınmasından sonra karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması tarafların hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğundan taraf vekillerinin bu konudaki istinaf başvuruları dairemizce haklı görülmüştür. 2- 6100 sayılı HMK'nın 222/2 maddesine göre, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması gerekmekte ise de, aynı kanunun 222/4 maddesinde açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği ticari kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının sahibi aleyhine delil olacağı düzenlenmiştir. Bu hükümlerle anlatılan temel ilke, ticari defterlerin kanuna uygun olarak açılış kapanış tasdikleri yapılmamış olsa da içindekiler sahibi ve halefleri aleyhine delil sayılırlar. Bir kimsenin kendi hazırladığı belge veya yazının kendi aleyhine kanıt olarak kullanılması usul hukuku kuralları gereğidir.Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda her iki tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun şekilde tutulduğu, bu sebeple yukarıda belirtilen yasa hükmü gereği her iki tarafın ticari defterlerinin de hem lehlerine hem de aleyhlerine delil niteliğinde olacağının kabulü gerekmektedir. Bu sebeple öncelikle mahkemece davanın, ticari defterlerin delil olmasına ilişkin hususlar gözetilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. davacı yüklenici tarafından düzenlenen faturaların davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olması ve bu sebeple ticari defterlerin sahibi lehine ve aleyhine delil olmasına dair karinenin aksinin davalı yanca kanıtlanamamış olması nedeniyle kayıtlar davalı iş sahibini de bağlayacağından, var ise takip dayanağı faturalara ilişkin ödemeler mahsup edildikten sonra davacı yüklenicinin alacağı hesaplattırılıp, hüküm altına alınması gerekir iken HMK’nın 224 maddesi gözden kaçırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından bu sebeple taraf vekilerinin istinaf başvurularının kabulüne ve mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir (Kapatılan Yargıtay 15 H.D'nin ████████ Esas █████████ Karar) 3- Yine Kabüle göre de, dava kısmen kabul edildiği halde yargılama giderlerinden olan zorunlu arabuluculuk ücretinin, taraflar arasında kısmen kabul kararı doğrultusunda paylaştırılmasına karar verilmesi gerekirken tamamının davalı üzerinde bırakılması da doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ve ████████ Esas ███████ Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde kendilerine iadesine, 5-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır