Hastanenin COVID-19 pandemisini mücbir sebep göstererek feshedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesinden tazminat talebi ve enerji şirketinin ödenmeyen faturalar için itirazın iptali davasının birleşimi.
Özet: Bu ticari dava, bir hastane ile elektrik tedarik şirketi arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinden kaynaklanan karşılıklı uyuşmazlıkları ele almaktadır; hastane, COVID-19 salgınını mücbir sebep olarak ileri sürerek gelir kaybı yaşadığını, bu nedenle yükümlülüklerinin askıya alınması talebinin haksızca reddedildiğini ve sözleşmenin haksız feshedilerek zarara uğratıldığını iddia ederken, elektrik şirketi ise hastanenin faturaları ödemeyerek temerrüde düştüğünü, sözleşmenin haklı feshedildiğini ve ödenmeyen borçların tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; böylece ana uyuşmazlık, pandemi sürecinin mücbir sebep teşkil edip etmediği ve sözleşmenin feshinin hukuka uygunluğu etrafında yoğunlaşmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020***********************************************************************************BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile █████/2019 tarihinde "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" imzalandığını, Covid-19 salgınının müvekkili hastanelerin gelirlerini %80 oranında düşürerek mücbir sebep hali teşkil ettiğini, sözleşmenin 12.maddesi uyarınca yükümlülüklerin askıya alınması talebinin davalı tarafça reddedildiğini, davalının sözleşmeyi mevzuata ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak █████/2020 tarihinde haksız yere feshettiğini, müvekkilin portföyden çıkararak daha uygun fiyatlı enerji tedarik etme imkanını elinden aldığını ve güvence bedeli olarak verilen teminat mektuplarını nakde çevirerek müvekkilini zarara uğrattığını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek haksız fasih nedeniyle doğan zararların tazmini ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı ile aralarında imzalanan "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" kapsamında davacının borçlarını ödemeyerek temerrüdee düştüğünü, Mart ve Nisan 2020 dönemlerine ait ödenmemiş faturalar nedeniyle davacının noter kanalıyla borç ikrarında bulunduğunu, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca haklı olarak feshedildiğini, davacının Covid-19 salgınını mücbir sebep göstererek borçlarını ödemekten kaçınmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sağlık sektöründe faaliyetlerine ara vermediğini, aksine kapasite artırdığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında █████/2019 tarihli "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirerek elektrik tedariki sağlandığını ancak davalının Mart ve Nisan 2020 dönemlerine ait fatura bedellerini ödemediğini, bu nedenle başlatılan Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesi'nin 2020/... Esas Sayılı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının pandemi sürecini mücbir sebep göstererek borçlarını askıya alma talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borç ikrarı içeren noter ihtarnamesi ile muhasebe mutabakatlarının mevcut olduğunu ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki elektrik enerjisi tedariğine ilişkin sözleşmenin Covid-19 pandemisinin müvekkili şirket bakımından mücbir sebep teşkil etmesi nedeniyle sözleşmenin 12.maddesi uyarınca askıya alındığını, bu durumun davacıya usulüne uygun şekilde bildirildiğini, müvekkili hastanelerin pandemi döneminde "Pandemi Hastanesi" ilan edilerek faaliyetlerinin kısıtlandığını ve gelir kaybına uğradığını, buna karşın davacının dürüstlük kuralına aykırı şekilde kısa süreli ve ağır teminat şartları içeren teklifler sunduğunu ve müvekkilinin mali zorluğundan faydalanmaya çalıştığını, sözleşmenin davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini, feshin yönetmelikteki sürelere uyulmadan yapıldığını, müvekkilinin temerrüdünün bulunmadığını, pandemi sürecinin mücbir sebep teşkil etmesi nedeniyle ödemelerin askıya alınmasının yasal bir hak olduğunu ve bu durumun EPDK kararıyla da desteklendiğini, davacının sözleşmede değişiklik yapma ve portföyden çıkarma işlemlerinde yönetmelikte öngörülen bildirim sürelerine ve usule uymadığını, müvekkilinin temerrüde düştüğü kabul edilse dahi elektrik kesme ve fesih prosedürlerinin işletilmediğini, bu kapsamda teminat mektubunun nakde çevrilmesinin usulsüz ve kötü niyetli olduğunu ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Asıl dava; elektrik tedariği sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Birleşen dava; elektrik tedariği sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK 67.md gereği iptali istemine ilişkindir. Birleşen davaya dayanak takibin başlatıldığı, Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesi'nin 2020/... Esas Sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı tarafça davalı borçlu hakkında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinden kaynaklı alacağın fer'ileriyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emirinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın hükümden düşülmesine yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki birleşen davanın açıldığı görülmüştür.Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Nöbetçi ATM.ye, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Nöbetçi ATM.ye talimat yazıldığı anlaşıldı.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Talimat Sayılı dosyasında bilirkişi SMMM ...'den alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalının 2020 yılı ticari defterleri Elektronik ortamda tutulmuş olup, süresinde oluşturulmuş beratları, açılış ve kapanış tasdiklerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylandığı, davalının defter kayıtlarına göre Davacı ... Elk.Top.Sat.İth.İhr.A.Ş. 17.09.2020 takip tarihi itibariyle 103.556,69 TL. alacaklı olduğu, 23.10.2020 tarihinde bu borcun ödendiği ve bu tarih itibariyle alacak borç bakiyesi olmadığının tespit edildiği..." yönünde görüş bildirilmiştir.... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Talimat Sayılı dosyasında bilirkişi SMMM Sinan Erlik'den alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...-Mart 2020 dönemine ait 4 adet toplam 564.696,14 TL tutarlı ve Nisan/2020 dönemine ait 4 adet toplam 573.951,55 TL tutarlı toplam 1.138.647,69 TL tutarlı faturaların ve 31.08.2020 tarihli 1.126.357,58 TL tutarlı cezai şart faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, incelemeler bölümünde gösterildiği şekilde Mart 2020 ve Nisan 2020 dönemine ait 8 adet toplam 1.138.647,69 TL tutarlı faturaların bedellerinin tahsil edilmiş olduğu; (500.000.- TL'lik kısmı 500.000.-TL'lik ... teminat mektubunun tazmin edilmesi ile tahsil edilmiştir.), davacının, kendi ticari defterlerine göre, 31.08.2020 tarihli 1.126.357,58 TL tutarlı cezai şart faturasından dolayı, davalıdan 1.126.357,58 TL alacaklı olarak görüldüğü; davacının, hukuki yönden, davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunun elektrik piyasası sözleşmeleri konusunda uzman bilirkişinin görevlendirilmesi ile kurul olarak değerlendirilebileceği veya mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenerek birleştirme raporu alınması için dosya SMMM ..., Elektrik Mühendisi ... ve Sözleşmeler Hukukunda uzman Prof. Dr. ...'na tevdi edilmiş; bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.█████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; "...Taraflar arasında yapılan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 12.Maddesindeki mücbir sebepler hükmüne göre; pandemi mücbir sebep oluşturduğundan, davacının vadesi gelmiş borçlarını ödemediği gerekçesiyle Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesini feshetmesi mücbir sebep maddesine aykırı olduğu, bu nedenle davalının, TBK 112 gereği davacının uğrayacağı zararları karşılaması gerekmekte olduğu, davalı şirket mücbir sebep oluşmasına rağmen sözleşmeyi feshederek davacının pahalı fiyattan elektrik enerjisi satın almasına ve zarar etmesine neden olduğu, davacının zararının 285.524,37 TL olarak hesaplandığı, davacı ... Hizm. A.Ş.’nin, davalı ... ... Satış İthalat Ve İhracat A.Ş.’den 285.524,37 TL talep edebileceği, davalının cezai şart faturasının mücbir sebep koşulları dikkate alınarak mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir.Sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunun birleşen dosya yönünden değerlendirme içermediği ve raporun uyuşmazlığı çözmeye yeter nitelikte olmadığı kanaatine varılmakla; asıl ve birleşen dosyalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak, █████/2023 tarihli bilirkişi raporuna yönelik taraf itirazlarını da değerlendirilmek üzere dosya, Borçlar Hukukunda nitelikli hesaplamalar konusunda uzman Dr. ..., SMMM ... ve Elektrik Mühendisi ...'e tevdii edilmiş; bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.█████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; "...Her iki taraf ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, birleşen davaya konu takibe dayanak fatura kaydı dışında, taraf ticari defterlerindeki kaydi verilerin birbiri ile uyumlu olduğu, davacının elektrik bedelini ödeme borcunun imkansızlaşması kural olarak mümkün olmadığı, ayrıca davacı hastanenin pandemi döneminde Sağlık Bakanlığı veya Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumlardan aldığı ödemelerin etkilenip etkilenmediği anlaşılmadığı ve davacı hastanenin elektriği kullandığı dikkate alındığında davalının sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunun kabul edilebileceği, davalının, birleşen davaya konu takibe dayanak 31.08.2020 tarihli ... Numaralı “Fesih Cezai Şart Bedeli” açıklamalı 1.126.357,58TL tutarlı faturadan dolayı davalıdan 1.126.357,58TL kayden alacaklı göründüğü, davacının, davalıya borç/alacağı olmadığı, Birleşen davaya konu takibe dayanak 31.08.2020 tarihli ... Numaralı “Fesih Cezai Şart Bedeli” açıklamalı 1.126.357,58TL tutarlı faturanın davacı (birleşen davada davalı takip borçlusunun) ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, birleşen davaya konu takibe dayanak faturanın dar anlamda TTK 21/2 bağlamında davalı aleyhine borç doğurmadığı, Ancak taraflar arasındaki akdin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususundaki takdir ile birlikte feshe bağlı cezai şartın bu bağlamda değerlendirilmesi de mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemenin davalının sözleşmeyi haksız feshettiği sonucuna varması halinde ise, sözleşmenin feshi nedeniyle davacının 285.524,38TL fazladan elektrik tüketim bedeli ödemek suretiyle zarara uğradığı..." yönünde görüş bildirilmiştir.Taraflar arasındaki protokolün 5.maddesinde cezai şarta ilişkin düzenleme olduğu gözetilerek asıl dosya davacısının 2020 yılı Mart ve Nisan ayları fatura bedellerini ödeyip ödemediği, ödememiş ise bunun sözleşmeye aykırılık ve fesih nedeni olup olmadığı ve buna göre hesaplanacak cezai şart varsa miktarına ilişkin ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş ve dosya █████/2024 tarihli raporu veren bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş; bilirkişiler tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.█████/2026 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; "...Tarafların kök rapora itiraz ve beyanlarına ilişkin hususlara kök raporda yeterince değinildiği ve ek rapor aşamasında yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından kök raporda arz ve izah edilen görüş ve kanaatlerin özünün aynı perspektif ile muhafaza edildiği, davalı birleşen davada davacının Mart 2020 Nisan 2020 dönemine ilişkin 8 adet faturalarının toplam tutarının 1.138.647,69 TL olduğu ve taraf defterlerindeki bu faturalarının ödemesine ilişkin kayıtlara göre 410.383,64TL ödeme yapıldığı, Mart 2020 Nisan 2020 dönemine ilişkin faturaların 728.264,05 TL’lik kısmının ödenmediği, davacının borcunun para borcu olmasından ötürü davacının sebep olduğu borca aykırılık ile mücbir sebep arasında uygun illiyet bağının dosya kapsamında ispatlanamadığı, bu sebepten ötürü davacının feshetme hakkının bulunduğunun kabul edilebileceği, davacının asli borcu para ödeme borcu olup mücbir sebep nedeniyle ödemenin gerçekleşmediğinin ispatlanması halinde cezai şartı ödemekle yükümlü tutulmayacağının kabul edilebileceği; ancak bu durumun ispatlanamadığı ve soyut kaldığı..." yönünde görüş bildirilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi raporları ve ek raporu ile toplanıp değerlendirilen delillere göre;Taraflar arasında █████/2019 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğinde yine aynı tarihli protokol imzalandığı, sözleşmenin davalı birleşen dosya davacısı ... Elektrik ...A.Ş. tarafından ... 35. Noterliği'nin █████/2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca son ödeme tarihi geçmiş ödenmeyen borç bulunduğu gerekçesiyle feshedildiği bu hususlarda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı birleşen dosya davalısının, sözleşmenin haksız feshedildiği iddiası ile zarara uğradığından bahisle asıl dava ile maddi tazminat isteminde bulunduğu, davalı birleşen dosya davacısının ise sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden bahisle düzenlenen cezai şart alacağına ilişkin fatura miktarı kadar alacaklı olduğundan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine itiraz eden takip borçlusu davacı birleşen dosya davalının itirazının haksız olduğu iddiası ile itirazın iptali amacıyla birleşen davayı açtığı anlaşılmıştır.Davacı birleşen davalı asıl davada başlangıçta 10.000,00 TL olarak belirlediği dava değerini █████/2025 tarihli dilekçesi ile artırarak 285.524,38 TL'ye çıkarmıştır.Somut olayda asıl davada uyuşmazlık, COVİD -19 pandemisinin sözleşmede belirtilen mücbir sebep hali olup olmadığı bu sebeple sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin askıya alınıp alınamayacağı, davalı birleşen dosya davacı tarafça yapılan "fesih" bildirimi ile "davacının portföyden çıkarılması " işleminin haksız olup olmadığı, davacı birleşen dosya davalının sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarı ile davacı birleşen dosya davalının davalı birleşen dosya davacıdan talepte bulunup bulunamayacağı hususunda, birleşen dosya yönünden uyuşmazlık ise; davalı birleşen dosya davacısı ... Elektrik 'in sözleşme kapsamında cezai şart talep edip edemeyeceği, Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesi'nin 2020/... Esas Sayılı dosyasına dayanak yapılan ve tahsili gereken (cezai şart vs) alacak miktarının ne olduğu hususunda toplanmaktadır.Taraflarca imzalanmış olan Sözleşmenin 3. Maddesinde “Tarafların Yükümlülükleri" “... Ek-1'de kimlik ve sayaç bilgileri, varsa ek sayaç bilgileri belirtilmiş tüketim tesis(ler)inin tüketeceği aktif elektrik enerjisini sözleşme süresi boyunca, ... portföyünde kalınan sürelerde sağlamakla, Abone ise ... tarafından kendisi için sağlanan işbu elektrik enerjisini yalnız kendi gereksinimlerini karşılamak ama cıyla satın alıp kullanmakla, ... tarafından kendisine düzenlenecek olan faturaları sözleşmede düzenlenen şartlar ile ödemekle yükümlüdür...” şeklinde belirtilmiştir.Sözleşmenin “Mücbir Sebepler” başlıklı 12'inci maddesinde:“Taraflar'ın patlama, yangın, nükleer radyasyon veya sızıntı, fırtına, deprem, sel, sair doğal afetler,salgın hastalıklar, ilan edilmiş harp, ihtilal, halk hareketleri, ayaklanma, isyan, sabotaj, terör hareketleri, ...'in bağlı olduğu grup şirketlerinin sahip olduğu enerji santrallerinin bağlı olduğu veya Abonenin enerji aldığı şebekede yaşanan arızalar, bakım onarım çalışmaları, grev ve diğer çalışan veya işçi eylemleri ve benzer sair haller dahil, yine bu haller ile münhasır olmaksızın, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği Yükümlülüklerin ertelenmesi, askıya alınması ve kaldırılması başlıklı 35. Maddesi uyarınca mücbir sebepler veya tarafların kontrolü dışında gelişen hallerde tarafların yükümlülükleri, bu durumun devamı süresince askıya alınmış sayılır. Taraflar kasıt ve ağır ihmalleri olmaksızın işbu sebeplerden karşı tarafa verdikleri zarardan sorumlu tutulamazlar. İşbu mücbir sebep halinin devam edeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde taraflar sözleşmeyi tazminatsız feshetme hakkına haizdir.” denilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce uygun bulunup benimsenen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporu ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sözleşmenin fesih tarihine kadar tüketim bedeline ilişkin davalı birleşen dosya davacısı tarafından davacı birleşen dosya davalısı aleyhine düzenlenen faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yine mahkememizce uygun bulunup benimsenen █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrular nitelikte olduğu ve 2020 yılı Mart-Nisan dönemi ilişkin 8 adet fatura bedelinin toplamının 1.138.647,69 TL olduğu ve davacı birleşen dosya davalısı tarafından 410.383,64 TL ödeme yapıldığı ve fesih tarihi itibariyle bu faturalara ilişkin ödenmeyen borç miktarının 728.264,05 TL olduğu, düzenlenen faturalarda son ödeme tarihinin bulunduğu ve bu tarihlerin geçmesiyle davacı birleşen dosya davalısının temerrüte düştüğü anlaşılmıştır.Davacı birleşen dosya davalısının zamanında ödeme yaptığını ispatlayamadığı da açıktır. Kaldı ki davacı birleşen dosya davalı tarafın davalı birleşen dosya davacıya gönderdiği █████/2020 tarihli yazıda ödeme yapamayacağı ve sözleşmedeki ödemeye dair kısmın askıya alındığını bildirilmekle, temerrüdün davacı birleşen dosya davalı tarafça kabul edildiği de görülmüştür.Davacı birleşen dosya davalısının edimlerini yerine getirmeyeceği ve askıya aldığını açıkça davalı birleşen dosya davacıya bildirdiği, davalı birleşen davacının da █████/2020 tarihli yazı ile davacı birleşen davalıya " 1) Halihazırda şirketimizde bulunan bir aylık fatura tutarınızı güvence altına alan banka teminat mektubunu üç ay güvence altına alacak şekilde güncellemeniz halinde; vade farkı eklenerek, bundan sonra düzenlenecek her bir faturanızın son ödeme tarihine (normal vadesine) artı 30 gün vade eklenecektir. Faturalarınızı tüketimin gerçekleştiği aydan sonraki ay değil, bir sonraki ay ödeme şansınız olacaktır.2) Sunabileceğimiz ikinci seçenek ise, teminat mektubu tutarının iki ayı güvence altına alacak şekilde güncellenmesi halinde; yukarıda belirtilen tarih aralığında, vade farkı eklenerek, bundan sonra düzenlenecek her bir faturanızın sadece %60'lık kısmını normal vadesinde, kalan %40'lık kısmını ise artı 30 gün sonra ödeyebileceksiniz. İşbu iki seçenekten hangisini tercih ettiğinizi tarafımıza süre kısıtından dolayı en geç 09 Nisan 2020 tarihine kadar ivedilikle bildirmenizi, görüşmek istediğiniz bir konu olması halinde ise bizimle temasa geçmenizi rica ederiz. Bu süre zarfında tarafımıza dönmemeniz halinde ise halihazırdaki koşullarla █████/2019 tarihli “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” hükümlerine göre devam etmeyi seçtiğinizi anlamaktayız." şeklinde iki seçenekli öneri sunulduğu, davacı birleşen davalının bu önerilerden birini kabul ettiği yönünden herhangi bir iddiasının ve bu yönde sunduğu bir delilin bulunmadığı, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmadığı akabinde davalı birleşen dosya davacısının sözleşmeyi █████/2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile feshettiği, sözleşmenin 6. maddesinde davalı birleşen dosya davacısının vadesi gelmiş borçlarını ödenmediği takdirde sözleşmeyi feshetme hakkının düzenlendiği anlaşılmıştır.Dosya bulunan ve █████/2019 tarihinde sözleşme eki olarak düzenlenen protokolün 5.maddesinde haksız fesih durumunda yada sözleşmedeki yükümlülüklere aykırılık halinde fesih tarihine kadar geçen sürede en yüksek fatura bedelinin 2 katının cezai şart bedeli olarak ödeneceğinin hüküm altında alındığı da belirlenmiştir. Davacı birleşen dosya davalısı, covid-19 salgını nedeniyle mücbir sebep halinin ortaya çıktığını, davalı birleşen dosya davacısının sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı şekilde feshettiğini ileri sürmüştür.Covid 19 salgını Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olduğu kabul ve ilan edilmiştir. Bu sebeple sözleşmedeki düzenleme uyarınca "salgın hastalıkların" bir mücbir sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple , taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12. maddesi uyarınca, sözleşmenin askıya alınması durumu sözkonusu olabilecektir. Ancak niteliği itibariyle tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmede 12. maddedeki düzenleme gereğince sözleşmenin askıya alınması imkanı mevcut iken, eldeki dosya içeriğinden, davalı birleşen dosya davacısı ... A.Ş tarafından, davacı birleşen dosya davalısı ... Hizm. A.Ş.'ye elektrik enerjisi teminine devam edildiği, enerjinin kesilmediği ve sözleşmenin fiilen askıya alınmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, taraflarca imzalanan Sözleşmenin 3. maddesi uyarınca “Tarafların Yükümlülükleri" nin devam ettiğinin kabulü, buna bağlı olarak borçlu şirketin de sözleşme ile yükümlendiği fatura ödeme borcunu yerine getirmesi gerekir. Fakat yukarıda izah edildiği üzere davacı birleşen dosya davalının borcunun bulunduğu, borçlunun söz konusu borcu ödemeyerek sözleşmede belirlenen yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmıştır. Bu durumda; borçlunun borçlarını ödememesi nedeniyle davalı birleşen dosya davacısı ... Elektrik ... A.Ş.'nin sözleşmeyi fesihte haklı olduğundan hareketle borçlunun fesih nedeniyle tazminat talebinde bulunamayacağı, ayrıca borçlunun sözleşmenin feshinden kaynaklanan ceza koşulunu ödemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacı birleşen dosya davalının tazminat istemine ilişkin asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden ise; taraflar arasında imzalanan protokolün 5.maddesinde haksız fesih durumunda yada sözleşmedeki yükümlülüklere aykırılık halinde fesih tarihine kadar geçen sürede tahakkuk eden en yüksek fatura bedelinin 2 katının cezai şart bedeli olarak ödeneceğinin hüküm altında alındığı, davalı birleşen dosya davacısının █████/2020 tarihli ... Numaralı “Fesih Cezai Şart Bedeli” açıklamalı 1.126.357,58TL tutarlı faturayı düzenlendiği, ancak bu cezai şartın hesabına esas alınabilecek (1.126.357,58 TL / 2) 563.178,79 TL'lik bir faturanın bulunmadığı, davalı birleşen dosya davacısı tarafından davacı birleşen dosya davalısı adına düzenlenen faturalar incelendiğinden en yüksek bedelli faturanın █████/2020 tarihli ... nolu 195.995,44 TL bedelli fatura olduğu, bu durumda davalı birleşen dosya davacının talep edebileceği cezai şart miktarının (195.995,44TLx2) 391.990,88 TL olduğu, davacı birleşen dosya davalının, cezai şart alacağına ilişkin faturanın son ödeme tarihinde (█████/2020) temerrüte düştüğü, sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca son ödeme tarihi geçmiş tüm alacaklar için son ödeme tarihinden itibaren Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 51. Maddesine göre belirlenen oranda faiz isteminde bulunulabileceği, mahkememizce resen yapılan hesaplamaya göre takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 1.698,63 TL olduğu bu durumda 391.990,88 TL asıl alacak, 1.698,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 393.689,51 TL alacak yönünden davacı birleşen davalının takibe itirazında haksız olduğu, sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı mahkemece belirlendiğinden ve buna göre cezai şart alacağı hesaplandığından alacağın likit olmadığı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve uyuşmazlığın tümü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Asıl davada davacının davasının REDDİNEa-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 170,78 TL peşin harç, 4.706,00 TL ve 4.705,27 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 8.850,05 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı birleşen dosya davalıya iadesine, b-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacı birleşen dosya davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, c-Davalı birleşen dosya davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı birleşen dosya davalıdan alınıp davalı birleşen dosya davacıya verilmesine, d-Davacı birleşen dosya davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,2-Birleşen davada (.... ATM ... Esas) davanın KISMEN KABULÜNE, --MTS İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı takip dosyasında takibe itirazın iptaline,--Takibin 391.990,88 TL asıl alacak, 1.698,63 TL işlemiş faiz toplam 393.689,51 TL alacak üzerinden devamına, --Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10 faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, şartları oluşmadığından icra inkar isteminin REDDİNE,a-Alınması gerekli 26.892,93TL karar ve ilam harcından 54,40 TL peşin ve 22.595,98 TL icraya yatan harcın mahsubu ile geriye kalan 4.242,55 TL harcın davacı birleşen dosya davalıdan alınarak maliyeye gelir kaydına, b-Davalı birleşen dosya davacı tarafça başlangıçta yatırılan 54,40 TL peşin ve 22.595,98 TL icraya yatan harcın davacı birleşen dosya davalıdan alınarak davalı birleşen dosya davacıya verilmesine,c-Davalı birleşen dosya davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 62.990,32 TL vekalet ücretinin davacı birleşen dosya davalıdan alınıp davalı birleşen dosya davacıya verilmesine, d-Davalı birleşen dosya davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin gereğince hesap ve takdir olunan 116.416,46 TL vekalet ücretinin davalı birleşen dosya davacıdan alınıp davacı birleşen dosya davalıya verilmesine, e-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre 459,97 TL'sinin davacı birleşen dosya davalıdan alınıp, 860,03 TL'sinin ise davalı birleşen dosya davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,f-Davalı birleşen dosya davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ve 19.148,95 TL bilirkişi ücreti- tebligat gideri olmak üzere toplam 19.203,35 TL'nin kabul ve red oranına göre 6.691,59 TL'sinin davacı birleşen dosya davalıdan alınıp davalı birleşen dosya davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davalı birleşen dosya davacı üzerinde bırakılmasına,3-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Başkan ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır