Ticari satım ilişkisinden doğan ödenmemiş faturalar sebebiyle KOBİnin büyük şirkete karşı açtığı icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Mobilya imalatçısı küçük ve orta ölçekli bir işletme olan davacı, uzun süreli ticari ilişki içinde olduğu ve önceden fatura bedellerini düzenli ödediği büyük ticari davalı şirketin, 12 adet mobilya faturasının karşılığı olan toplam borcu ödemeyerek başlattığı icra takibine haksızca yaptığı itirazın iptali istemiyle dava açmıştır; davacı, davalının borcu inkar eden bu itirazının kötü niyetli olduğunu belirterek, faturaların ve ticari alışverişin gerçekliğini kanıtlama ve icra takibinin devamını sağlama amacı gütmektedir.

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davacının davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine ...14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas. Nolu dosyasıyla yaptığımız takip, borçlunun itirazı üzerine durmuştur. Borçlu sözkonusu takipte, hem borcun aslına hem de ferilerine itiraz etmiş ve itirazında ''''Müvekkil şirketin takip alacaklısı gözüken tarafa, her ne suretle olursa olsun, herhangi bir borcu ya da borç taahhüdü bulunmamaktadır. Bu nedenle takipte talep edilen borcun tamamına itiraz ediyoruz. Alacaklı gözüken şirket ile müvekkil şirket arasında takibe konu edilen bir borç yoktur. Borç miktarına ve dayanağına açıkça itiraz ediyoruz, Borca itirazımızdan doğacak haklarımız saklı kalmak ve borcu kabul anlamına gelmemek üzere; faiz istemine, faiz başlangıç tarihine ve fahiş faiz oranına açıkça itiraz ediyoruz. Talep edilen faiz miktarına ve faiz oranına açıkça itiraz ediyoruz' şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Ancak davacı müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari bir ilişki söz konusudur. İtiraz dilekçesi 20.05.2025 tarihinde davalı tarafından icra dairesine sunulmuş olup, icra dairesinin icra takibini durdurma kararını içeren tensip zaptı ve borçlunun itiraz dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmiştir, borçlunun icra dairesine itirazı süresinde olduğundan icra takibi durdurulmuştur, Davalı borçlunun İtirazı haksız olup, bu nedenle mahkemenizce iptali gerekir.
Davalı itiraz beyanında, davacı müvekkile borcu olmadığını iddia etmiştir, davalının bu iddiası gayri ciddi olup kötü niyetlidir davalının bu iddialarını kabul etmiyoruz.
Davacı müvekkil mobilya imalatı yapan kobi vasfında tacir şirkettir , davalı ise büyük çağlı bir ticari şirket olup onlarca şubesi olan ve internet ortamında mobilya ve ev gereçleri satan çok büyük, piyasada tanınan ve baskın bir şirkettir.
Davalı şirket, davacı müvekkilden ticari münasebetlerinin başlamasından sonra değişik tarihlerde fatura karşılığı çeşitli mobilyalar almıştır, davalının aldığı bu mobilyalara karşılık, davalı ile davacı müvekkil arasında başlayan mal satımı işleminin başından sonuna kadar her ticari satım karşılığı faturalar davacı müvekkil tarafından düzenlenmiş ve davalıya teslim edilmiştir, ayrıca davacı müvekkil tarafından kesilen bu faturalar sevk irsaliyeli olup ve bu irsaliyeli sayılan faturalarda gösterilen mobilya ve mallar davalının satışını kendisinin bizzat yaptığı müşterilerine teslim edilmiştir.
Davalı ticari münasebetin başlamasından sonra almış olduğu bu mobilyaların bedellerini önceleri düzgün bir şekilde davacı müvekkile ödemiş ancak işbu itirazın iptali davasına konu 12 adet faturanın karşılığı olan borcunu ödememiştir.
Kobi vasfındaki davacı müvekkil ...Şirketi ile davalı şirket ...Şirketi arasında işbu itirazın iptali davasına dayanak icra takip dosyasındaki faturaların sebebi olan ticari alışverişe konu satış işlemleri yapılmıştır, işbu itirazın iptali davasına konu ticari alışverişe dayalı olarak;22.02.2025 tarihli 111,410.00TL tutarında Fatura , 01.03.2025 tarihli 93,155.00 TL tutarında Fatura, 08.03.2025 tarihli 147,047.00 TL tutarında Fatura, 15.03.2025 tarihli 210,007.00 TL tutarında Fatura, 22.03.2025 tarihli 138,097.00TL tutarında Fatura, 28.03.2025 tarihli 131,191.00 TL tutarında Fatura, 05.04.2025 tarihli 163,064.00 TL tutarında Fatura, 12.04.2025 tarihli 204,771.00 TL tutarında Fatura ,19.04.2025 tarihli 250,464.00 TL tutarında Fatura, 26.04.2025 tarihli 185,806.00 TL tutarında Fatura,
03.05.2025 tarihli 223,600.00 TL tutarında Fatura, 10.05.2025 tarihli 60,482.00 TL tutarında Fatura bedelli ve bakiyeli faturalara dayalı olarak ticari işlemler gerçekleşmiştir.
Kobi vasfındaki davacı müvekkil ... Şirketi ile davalı tacir şirket ... Şirketi arasında yukarıda dökümü yapılan faturalar dışında, daha önceki tarihlerde ticari başka alış-veriş işlemleri yapılmış ve o ticari alışverişlere konu faturalar müvekkil tarafından düzenlenmiş ve karşı taraf yapılan eski tarihli ticari alımlarından kaynaklı faturaların bakiye bedellerini ödemiştir ancak işbu itirazın iptali davası dosyamıza dayanak 12 adet faturanın bakiye bedellerini ödememiştir.
Kobi vasfındaki davacı müvekkil ... Şirketi ile davalı tacir şirket ... Şirketi arasında yapılan tüm bu ticari münasebetin , satışların ve düzenlenen faturaların dökümü müvekkil tarafından karşı tarafa ulaştırılmış ve ticari defterlerine işlenmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle borçlunun haksız olan itirazının iptaline karar verilmesini.
.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Davacı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmamaktadır. yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmamıştır.
davacı tarafın diğer taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkil şirketin dava dilekçesinin içeriğinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmamaktadır. Takibe konu alacağa ilişkin sunulan faturaların içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkillerimizin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcu mevcut değildir.Tarafımızca işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunulmuş, davacı tarafın talep ettiği faiz fahiştir.
Davacı taraf alacağı ispat etmek zorundadır. Taraflar arasında komisyonculuk ilişkisi bulunmadığı gibi prim esasına dayalı herhangi bir ticari ilişki de bulunmamaktadır. Davacı yanca ispatlanamayan davanın reddi gerekmektedir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde müvekkil şirketten alacağı olduğunu iddia etmektedir fakat öncelikle belirtmek gerekir ki dava dilekçesine delil olarak sunulan belgeler bir alacağın varlığını ispat etmekte yeterli bir delil niteliğini haiz değildir.
Gerek icra dosyasına gerekse huzurdaki davaya davacının alacağını kanıtlar ve ispatlar nitelikte sunulan herhangi bir delil ve belge bulunmayıp davacı tarafın bu yönde yapacağı açıklamalara ve sunacağı delillere karşı delil ve belge sunma hakkımızı saklı tutmaktayız.
Davacı tarafça sunulan delillerin somut niteliği taşımadığı bu nedenle davacının alacağın varlığını kanıtlayamadığı açıktır. Ayrıca tarafımıza dava dilekçesi ekinde fatura vs. Tebliğ edilmemiştir. Tebliğ edilmeyen faturalara ilişkin tarafımızca inceleme yapılamamıştır.
Müvekkil, ilgili takipte borçlu olarak gösterilmekte fakat borçlu sıfatının kazanılabilmesi için geçerli bir borç ilişkisinin varlığı gerekir. Taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını belirtmek isteriz; dolayısıyla müvekkilin 'borçlu' olarak nitelendirilmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Davacı tarafça iddia edilen borcu oluşturacak alım satım ilişkisinin kaynağı dahi davacı tarafından açıklanmamıştır. Nitekim işbu ticari ilişkinin kaynağı belirlenememektdir. Bunun yanında bu ilişkiyi kanıtlayacak müvekkil firma yetkililerinin imzasını içerir sözleşme de sunulmamıştır.
Fauranın borç iddiasını tek başına kanıtladığı öne sürülemez. Müvekkil, iddia edilen borca dayanak olacak alım satım ilişkisini belgeleyen, Ticaret Kanunu gereği zorunlu olan faturalar ya da borcu destekleyici herhangi bir yazılı belgeye dayanarak yapılan takipte yer almamıştır.
Yukarıda arz ve izah edilen ve ayrıca re’sen de nazara alınacak sebeplerle, haksız, hakkaniyete ve hukuka aykırı açılan davanın ve davacı tarafın İtirazın İptali davasında talep edilemez bulunan usul ve yasaya aykırı taleplerinin külliyen Sayın Mahkemeniz tarafından reddedilmesini..."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 14. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2025 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat müzekkeresi yazılarak davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde 1 mali müşavir bilirkişi ile inceleme yapılarak taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, bilirkişiye davacının ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine, davacı tarafa çıkartılacak davetiyede " dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini Mahkememize ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazereti ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmesi hususunda tarafına inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verildiğinin, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı" ihtarına karar verilmiştir.
Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi ile █████/2025 günü saat 14.00 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, faiz isteminin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, davalı tarafa inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan █████/2026 tarihli raporunda özetle; " Davalı ...Şirketi tarafından incelemeye sunulan 2024 yılına ait ticari defterlerinin, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun olarak tutulduğu, ancak 2025 yılına ait envanter defterinin süresi içerisinde tasdik ettirilmediği tespit edilmiştir. Takdir Sayın Mahkemenize aittir. Davalı yanın incelenen ticari defterleri ve cari hesap ekstresine göre, davacı yan ile arasında ticari ilişkinin bulunduğu; 16.12.2025 tarihi itibariyle davalı yanın davacıya ait tuttuğu cari hesapta 1.665.973,71 TL borç bakiyesi oluştuğu ve bu tutar kadar davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, takip tarihi olan 14.05.2025 itibariyle, davalı cari hesap ekstresi kayıtlarına göre davalının davacıya 1.722.893,52 TL borçlu olduğu, takip talebine konu tüm faturaların davalı cari hesap kayıtlarında yer aldığı, davalı cari hesap ekstresine göre ödeme ve iade fatura kayıtlarının işlendiği, ancak takip talebinde talep edilen tutar ile davalı cari hesap kayıtları arasında uyumsuzluk bulunduğunun tespit edildiği, Davacı yana ait ticari defter ve kayıtlar dosya kapsamında incelenemediğinden, her ne kadar takip talebine konu faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı görülmüş ise de, taraf kayıtları arasında karşılaştırmalı inceleme yapılamamış olup, bu nedenle cari hesap yönünden tutarsızlık sebebinin tespit edilemediği, tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı..." rapor edilmiştir.
Talimat mahkemesi aracılığıyla hazırlanan █████/2026 hazırlanan raporda özetle; " Davacı tarafından █████/2025 tarihinde davalıya ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile toplam 1.919.094,00 TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı ve davalının █████/2025 tarihinde borcun tamamı ile fer'ilerine itiraz ettiği, davacıya 2024-2025 yılları defterlerinin tasdiki zorunlu defterlerden olduğu, 2024 yılları defter açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K'nun 64. ve V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulmuş olduğu, tutulması zorunlu diğer defterlerin birbirlerini doğruladığı, 2025 yılı defterlerinin kapanış tasdik süresinin defter inceleme günü dolmadığından kapanış tası olmayışının olağan olduğu, davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarında █████/2025 icra takip tarihi itibari ile davalı tarafın davacıya 1.722.893,24 TL borç bakiyesi görüldüğü..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 14. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 14. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 1.919.094,00 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 14. İcra Dairesi'ne ait ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait 2025 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere talimat müzekkeresi yazılmış; talimat mahkemesi aracılığıyla sunulan █████/2026 tarihli raporda davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarında █████/2025 icra takip tarihi itibari ile davalı tarafın davacıya 1.722.893,24 TL borç bakiyesi görüldüğü tespit edilmiştir. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları yönünden taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanması için SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi █████/2026 tarihli raporunda davalı yanın incelenen ticari defterleri ve cari hesap ekstresine göre, davacı yan ile arasında ticari ilişkinin bulunduğu; 16.12.2025 tarihi itibariyle davalı yanın davacıya ait tuttuğu cari hesapta 1.665.973,71 TL borç bakiyesi oluştuğu ve bu tutar kadar davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, takip tarihi olan 14.05.2025 itibariyle, davalı cari hesap ekstresi kayıtlarına göre davalının davacıya 1.722.893,52 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya incelendiğinde; mahkememizce alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının davalıdan 1.722.893,52 TL alacağı olduğunun tespit edildiği; defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kabulü için kanuna uygun olarak tutulmalarına gerek olmadığı; yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince usulüne uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil oluşturduğu (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı,... Esas ve ... Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı, ... Esas ve... sayılı emsal ilamları); tarafların ticari defter ve kayıtlarının 1.722.893,52 TL alacak yönünden örtüştüğü; bilirkişi raporu ile takibe konu cari hesap alacağı nedeniyle alacağın kanıtlandığının kabulü ile davanın kısmen kabulüne; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, reeskont avans faizi diye bir faiz türü olmadığından takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiğinden (örneğin bkz. İstanbul BAM 12. HD, E..., K. ..., T. █████/2026) 1.722.893,52 TL alacak yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 14. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; asıl alacak olan 1.722.893,52 TL'nin %20’si oranındaki 344.578,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 14. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 1.722.893,52 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibinin 1.722.893,52 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 1.722.893,52 TL'nin %20’si oranındaki 344.578,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 117.690,85TL harçtan peşin alınan 23.177,86TL'nin mahsup edilerek bakiye 94.512,99TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 470,29TL'sinin davacıdan alınarak, 4.129,71TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 23.177,86TL peşin harcı toplamı 23.793,26TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 15.580,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 13.987,16TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 1.592,84TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 1.722.893,52 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olunan 259.205,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 196.200,48 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.█████/2026
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!