İstanbul Ticaret Mahkemesinde internet tabanlı pazarlama hizmet sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için yapılan itirazın iptali davasında bilirkişi raporuyla kısmen kabul ve icra inkar tazminatı kararı.
Özet: Mahkeme, ticari nitelikteki internet tabanlı pazarlama teknolojileri hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı tarafın başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini kısmen kabul ederek, bilirkişi raporuna dayanarak davalının ileri sürdüğü ayıplı ifa iddiasını kesin olarak kanıtlayamadığı, hizmetin tamamen verilmediği veya sürekli çalışamaz durumda olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle, davalının ana alacağın 640.393,20 TLsi ve faizin 17.685,38 TLsi için yaptığı itirazı haksız bulmuş, bu miktar üzerinden takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verirken, fazlaya ilişkin talepleri ve davalının kötü niyet tazminatı istemini reddetmiştir.

T.C.
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:███████ EsasKARAR NO :████████DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2026KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında internet tabanlı pazarlama teknolojilerine ilişkin abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirket tarafından sözleşme bedelinin ödenmediğini, 1.367.452,94 TL tutarındaki ticari alacaklarını tahsil amacıyla .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından borca itiraz edildiğini beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise; sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini, davacı tarafça sözleşme edimlerinin eksik ve/veya ayıplı şekilde yerine getirildiğini ve yapılan bildirimlere ve uyarılara rağmen ayıplı ifanın devam ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. GEREKÇE:Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Yanlar arasında akdi ilişki bulunduğu, sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği çekişmesizdir.Uyuşmazlık, davacının edimini sözleşmeye uygun olarak ifa edip etmediği ve dolayısıyla takip konusu faturalardan ötürü alacaklı olup olmadığı noktasındadır.Her ne kadar sözleşmenin haklı olarak feshedilip feshedilmediği konusu da yanlar arasında ihtilaflı ise de icra takibinin konusu hizmet bedeli nedeniyle düzenlenen faturalar olduğundan feshin haklılığının eldeki davada incelenmesine lüzum bulunmamaktadır.Çözümlenmesi gereken, davacının düzenlediği faturalar sebebiyle alacaklı olup olmadığıdır.Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamındaki sözleşme hükümleri, teknik yazışmalar, kullanım kayıtları ve analitik veriler birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça sunulan hizmetin tamamen verilmediği veya platformun sürekli biçimde çalışamaz durumda olduğunun mevcut teknik veriler ile kesin olarak tespit edilemediği; incelenen teknik kayıtlar kapsamında mevcut problemlerin önemli bir bölümünün entegrasyon mimarisi, istemci tarafı implementasyonları, veri akış yönetimi, üçüncü taraf servis bağımlılıkları ve taraflar arasındaki teknik koordinasyon süreçleri ile ilişkili teknik / operasyonel süreçlerden kaynaklandığı; taraflar arasında ... push notification, ... gösterimleri, kullanıcı attribute verileri ve ... entegrasyon süreçlerine ilişkin çeşitli teknik ve operasyonel aksaklıklar yaşandığı anlaşılmakla birlikte; mevcut delil durumu itibarıyla söz konusu problemlerin tamamının münhasıran davacı tarafın sistemsel kusurundan kaynaklandığı ve ağır nitelikte ayıplı hizmet oluşturduğu hususunun objektif teknik veriler ile kesin biçimde ortaya konulamadığı, bu nedenle mevcut teknik bulgular itibarıyla davacı tarafça sunulan hizmet bakımından ağır nitelikte ve sürekli ayıplı hizmet bulunduğu yönünde kesin teknik kanaate varılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişkinin ve hizmetin verildiğinin çekişmesiz olduğu, bununla beraber davalının edimin ayıplı ifa edildiğini ileri sürdüğü, ne var ki ayıbı ispat yükünün davalıda olduğu, ancak alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporundan hizmetin verildiğinin, bazı aksaklıkların olağan olduğunun, yanlar arasındaki temel uyuşmazlığın ise meseleye yaklaşım farkından kaynaklandığının anlaşıldığı, hal böyle olunca birbirini doğrulayan taraf defterlerini ve sözleşmedeki faize ilişkin düzenlemeyi göz önüne alarak hesaplama yapan bilirkişi raporu benimsenerek ve davacının bilirkişi raporuna itirazının yasal süre içerisinde olmaması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek, istem kısmen kabul edilmiştir.Son olarak; faturaya dayalı alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı istemi kabul edilmiş, bununla beraber davacının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına dair kanıt bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-Davalının .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında asıl alacağın 640.393,20 TL'si ile faizin 17.685,38 TL'sine yönelik itirazının iptali ile takibin talepnamedeki koşullar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,2-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, 4-Alınması gerekli 44.953,35 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 16.515,42 TL harcın mahsubu ile 28.437,93 TL eksik harcın davalıdan alınıp Maliyeye gelir kaydına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin 2.213,72 TL'sinin davalıdan, 2.386,28 TL'sinin ise davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 16.515,42 TL peşin harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 104.711,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 24.926,00 TL (732,00 TL başvuru harcı, 104,00 TL vekalet harcı, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 90,00 TL posta masrafı) yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 11.995,49 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 112.406,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,10-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır