Online otel rezervasyon aracılık hizmetinden doğan alacak nedeniyle, konaklama tesisi ile platform şirketi arasındaki ödenmemiş komisyon faturalarına yönelik itirazın iptali davası.
Özet: Mevcut itirazın iptali davası, çevrimiçi otel rezervasyon aracılığı hizmeti sunan davacının kestiği faturaların davalı otel işletmesi tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebini konu edinmektedir; davacı, sözleşme kapsamında sağladığı hizmetler için düzenlenen ve her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı fatura alacaklarının tahsilini isterken, davalı hizmetin eksik verildiğini, kendi alacaklarının bulunduğunu ve takas/mahsup yapılması gerektiğini savunmaktadır; mahkeme, ticari defterlere işlenen faturaların hizmetin ifasına karine teşkil ettiğini belirten emsal kararlar ışığında, uyuşmazlığın çözümü için uzman bilirkişi incelemesine başvurmuştur.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket ile davalı ile yapılan sözleşme kapsamında ...'nin çevrimiçi otel rezervasyonları konusunda Tesis ve müşteri arasında aracılık yapması, Tesis'e “Kullanıcı adı” ve “Kullanıcı şifresi” tahsis ederek ...'e erişim hakkı vermesi ile Misafirlerin ...'ye ait platformlar üzerinden Tesis'e erişebilmesi ve Tesis'ten ... aracılığı ile konaklama satın alabilmelerine ilişkin olduğunu, Bu kapsamda taraflar ...'nin Türk Borçlar Kanunu kapsamında simsar olduğu da sözleşme ile belirlendiğini, Müvekkil, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince ve verdiği konaklama hizmetine istinaden borçlu tarafa; faturalar düzenlemiş ve ilettiğini, Ancak borçlu tarafça işbu fatura bedelleri ö) Davalı yana faturaya konu "konaklama hizmeti" ifa edilmiş ve buna ilişkin faturalar kendilerine iletildiğini, Faturalar muhasebesel olarak defterlere karşılıklı olarak işlenmiş olup faturalar müvekkil ve davalı yanın defterlerinde ve muhasebe kayıtlarında mevcut olduğunu, Ticari defterlerimiz ve davalı tarafın da kayıtları incelendiğinde bu durumun sabit olduğu gözükeceğini, Yukarıda bilgileri verilen faturanın ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, Arz ve izah edilen nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz eden borçlu aleyhine takip çıkış tutarı olan alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karsı tarafa vükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, Davacı şirket, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan "..." isimli otelin odalarının müvekkil şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkil şirket ile anlaşmış ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, Taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, Faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımadığını, Hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiği Davacı yan tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespiti hukuki olmadığını, Hizmetin verildiği hususundaki ispat yükü Davacı tarafta olup Davacı bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, Ayrıca, müvekkilim şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, Bu alacaklar yönünden de takas-mahsup talebimiz bulunduğunu, Müvekkil şirketin alacakları ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını, Açıklanan nedenlerle; davanın reddine, davacının icra takibi nedeni %20'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE:Mahkememizde görülmekte olan dava taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacı tarafından işletilmekte olan otele davalı tarafın internet sitesi üzerinden rezervasyon kabul edildiği, dava dışı üçüncü kişilerin ödemeleri davalıya yaptığı, davacı tarafından komisyon oranı düşüldükten sonra davalıya fatura keşide edilmiş olmasına rağmen davalının ödemelerini yapmadığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; "Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı ve davalı beyanlarından taraflar arasında ticari bir satım ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının icra takibine konu ettiği faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması, hiç bir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden, faturalar içeriğindeki malların davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini, bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır. Ticari defterlerde kayıtlı bir hususun aksinin ispatı da ancak yazılı delille mümkün olabilecektir. Somut olayda davalı tarafça takibe konu faturalar ticari defterlerine işlenmiş olup, davacı alacağını ispatlamıştır. Davalı bu faturaların bedellerini ödediğini savunmuş ve tahsilat makbuzlarına dayanmış olmakla faturalara konu malların bedellerini davacıya ödediğini ispat yükü, davalı üzerindedir. " şeklinde karar verilmiştir.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor alındığı ve mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davalı şirkete ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yapıldığı, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Takip konusu yapılan faturaların davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı, Ticari defter kayıtlara göre, Takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı kete 173.469,1İ7 TL borcu bulunduğu, Takip tarihi itibariyle 9.995,86 TL işlemiş faiz miktarı hesaplanmıştır. Davacı/Alacaklı takip talebinde daha düşük miktarda 9.888,98 TL işlemiş faiz miktarı talep etmiş olduğu, Buna göre; Takip tarihi itibariyle 173.469,17 TL Asıl Alacak ve 9.888,98 TL işlemiş faiz miktarı olmak üzere toplam 183.358,15 TL talep edebileceği, sektörel değerlendirmeye göre ise; ... Nolu faturadaki isimlerin 6 isim hariç tesiste konaklama yaptığının saptandığı, ... Nolu faturanın hangi konaklamalar için kesildiğinin belirleneme: sözleşmenin 5.3. maddesi ile 6.4 maddesi arasında çelişki olduğu, Sözleşmenin 5.3 Maddesine göre işlem yapıldıysa (ödemeyi müşteriden ... tahsil ettiyse) ilk 4 maddeye göre işlem yapılması gerektiği, Sözleşmenin . Maddesine göre işlem yapıldıysa (ödemeyi müşteriden Otel tahsil ettiyse); Tesis bu konu ile il hiçbir koşulda ...'den herhangi bir tahsilat talebinde bulunamayacağı veya Dava ve takip konusu yapılan faturaların — davalı — şirkete düzenlenemeyeceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; mahkememizce █████/2025 tarihli duruşmada defter incelemesi yapılmasına karar verildiği ve inceleme günü tayin edildiği, taraflara defter inceleme gün ve saatinde defterlerinin mahkememiz kaleminde hazır bulundurulması gerektiği, hazır bulundurulamıyorsa iki haftalık kesin süre içerisinde mazereti ile birlikte defterlerin bulunduğu yeri bildirmeleri gerektiği ihtar edilmiştir. Mahkememizce yapılan tebligata rağmen davacı tarafça ticari defter ve belgeler sunulmadığı gibi süresi içerisinde de herhangi bir mazeret beyanında bulunulmamıştır. Bu doğrultuda mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmış ve davacının takipte dayandığı faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının ticari defter ve kayıtlarına göre cari hesap incelendiğinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan173.469,17 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişiler tarafından ... numaralı faturaların hangi konaklamalar için kesildiği tespit edilememiş olsa da davalı tarafından ilgili faturanın olduğu gibi defterine kayıt edildiği ve davacıya da iade edilmediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı tarafça söz konusu fatura karşılığı hizmet alındığı emsal alınan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi ilamında da belirtildiği üzere kendi defteri ile ispat edilmiştir. Davalı tarafından hizmetin verildiğinin ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu belirtilerek rapora itiraz edilmiş ancak emsal mahiyetteki içtihat doğrultusunda ispat yükü yer değiştirmiş olup davalı tarafça bahse konu hizmetin verilmediğini yazılı delil ile ispat külfeti altına girmiştir. Davalı tarafından bu yönde herhangi bir savunma ve delil getirilememiştir. Diğer taraftan itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardandır. Bu sebeple davacı tarafından tanzim edilen takip talebinin incelenmesinde iki adet fatura ve cari hesap ekstresine dayalı olarak takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafça faturalar nedeniyle alacaklı olduğu ispat edilmiş olsa da ticari defter ve kayıtlarının sunulmamış olması ve başkaca da herhangi bir yazılı delil sunulmamış olması nedeniyle cari hesap nedeniyle takipte istediği miktar kadar alacaklı olduğu ispat edilememiştir. Nitekim davalı tarafın usulüne uygun tutulan defter ve kayıtlara göre davacı tarafın takipte dayandığı faturalar defterlere işlenmiş olmakla birlikte davalıya ait alacak faturalarının de deftere işlendiği ve mahsuplaşıldığı anlaşılmıştır. Yani bir başka deyişle davalı tarafın tutmuş olduğu cari hesap ekstresine göre karşılıklı faturalar ve ödemelerin deftere işlendiği ve cari hesapta davalının davacıya 173.469,17 TL borçlu olduğu ortaya konmuştur. Dolayısıyla davacı tarafından cari hesaba da dayanılmış olması nedeniyle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca her ne kadar davacı tarafça takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş olsa da taraflar arasındaki sözleşmede davalı bakımından temerrüt hükmünün düzenlenmediği anlaşılmış ve davacı tarafça da davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu sebeple takip öncesi işlemiş faiz talebi mahkememizce kabul edilmemiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise taraflar arasındaki ihtilafın sözleşmeden kaynaklanıyor olması, alacağın likit ve muayyen olması da dikkate alınarak yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. .HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı tarafından ... 19. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 173.469,17 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacağın % 20'si olan 34.693,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.849,68 peşin alınan 3.786,30 TL'nin mahsup edilerek bakiye 8.063,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.034,00 TL'sinden davacı tarafın, 3.666,00 TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 3.786,30 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 4.401,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 173.469,15 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 48.243,55 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan 105,00 TL tebligat, posta gideri ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.105,00 TL yargılama giderinden (davanın %78'i kabul edilmiştir) kabul ve red durumuna göre 11.781,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır