Sigorta şirketinin trafik kazası sonrası halefiyet ilkesine dayalı rücu alacağı için talep ettiği ihtiyati haczin reddine karşı istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince incelenmesi.
Özet: Bir sigorta şirketinin, kasko sigortalısına ödediği tazminat sonrası, kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya sebep olan sürücüden Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca doğan rücu alacağının tahsili amacıyla talep ettiği ihtiyati haciz isteminin ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, sigorta şirketinin, ihtiyati hacizde tam ispat değil, yaklaşık ispat ölçüsünün yeterli olduğunu ve dosyadaki delillerin bu ölçüyü karşıladığını ileri sürerek yaptığı istinaf başvurusunda, hukuki değerlendirme, deliller ve istinaf sebeplerinin incelenmesi aşamasına geçilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİH : █████/2026
NUMARASI : ████████ Esas (Ara Karar )
TALEP : İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
İhtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından 416652549/0 poliçe numarası ile kasko sigortalı ... plakalı araca, davalı sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın █████/2025 tarihinde kırmızı ışık ihlali yaparak çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, Kaza Tespit Tutanağı uyarınca davalı sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 47/1-b maddesini ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde sigortalıları ...'e █████/2025 tarihinde 1.253.000,00 TL tazminat ödendiğini, davalının trafik sigortasından tahsil edilen 375.000,00 TL mahsup edildikten sonra bakiye 878.000,00 TL rücu alacağı kaldığını, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan Ankara 1. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, TTK'nın 1472. maddesi gereğince halefiyet ilkesi uyarınca müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu ve davalının itirazının alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu ileri sürerek, davalının Ankara 1. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağa ödeme tarihi olan █████/2025'ten itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, İİK'nın 67. maddesi uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, ayrıca davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine 948.252,03 TL'lik alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; sigortalısına ödeme yapan davacının TTK md. 1472 uyarınca başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açtığı, davacının zararının varlığı ve miktarı, sigortalının yahut davalının zarara yahut zararın artmasına sebep olup olmadığı, işlemiş faiz tutarının miktarı ve davacı vekilinin talebindeki haklılığının ancak yargılama sırasında veya sonucunda tespit olunabileceği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı vekilinin talebini yaklaşık ispat derecesinde ispat edemediği, dosyada bulunan delillerin şu aşamada ihtiyati haciz kararı için yeterli olmadığı sonucuna varıldığından talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz için aranan ölçü ve ispatın tam ispat olmadığı, yaklaşık ispat olduğu, dosyadaki delillerin alacağın varlığına ve muacceliyetine kanaat oluşturmaya yeterli olduğu, TTK m. 1472 kapsamında doğan halefiyete dayalı rücu alacağı, yaklaşık ispat ölçüsünde somut ve muaccel nitelikte olup, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, emsal nitelikteki Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi kararında; kaza tespit tutanağı ve ödeme belgelerinin yaklaşık ispat için yeterli olduğu kabul edilerek ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, ihtiyati haciz talebinin reddi, müvekkili şirketin alacağını etkili şekilde güvence altına alma imkanını ortadan kaldırmakta olup, geçici hukuki koruma kurumunun amacıyla bağdaşmadığını, ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz incelemesinde yaklaşık ispat yerine esas yargılamaya özgü tam ispat ölçüsüne yakın değerlendirme yapılması, ihtiyati haciz kurumunun amaca ve İİKm. ███████ hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin █████/2026 tarihli ara karara karşı yapılan itiraza ilişkindir.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2014 tarihli ██████████ esas █████████ karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).
İİK'nun 265. maddesinde, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir.
Somut olayda, ihtiyati haciz talebi üzerine, mahkemece █████/2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf incelemesinin yapılabilmesi için usulüne uygun olarak görevli ve yetkili mahkemece verilen bir ihtiyati haciz kararı bulunması gerekir.
Davacı yanın, kasko sigortalı aracın davalının sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde sigortalı aracın hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu iddia ederek, davacının sigortalısına ödediği bedelin TTK'nun 1472. maddesi gereğince davalıdan halefiyet ilkesi uyarınca tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını açtığı ve ihtiyati haciz talebinde bulunduğu görülmüştür.
İhtiyati haciz talebinde görevli mahkeme genel hükümler kapsamında tespit edilir. İhtiyati haciz talep edilen mahkemenin görevli mahkeme olmadığının tespiti halinde ihtiyati haciz talebinin usulden reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu itirazın iptali davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; █████/1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olaya gelindiğinde; davacının sigortalısı ... plakalı aracın kullanım amacının ticari olmasına rağmen, gerçek kişi davalıya ait ... plaka sayılı aracın kullanım amacını hususi olduğu dikkate alındığında, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişki de haksız fiilden kaynaklı olup, somut uyuşmazlık gözetildiğinde görevli mahkemece verilen karar bulunmadığından istinaf başvurusunun usulden reddine verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karar, anılan iddia karşısında, usulüne uygun olarak görevli mahkemece verilen bir ara karar niteliği taşımadığından ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf talebinin usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcı ve 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde ihtiyati haciz talep edene iadesine,
3-İstinafa başvuran tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!