Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin şirket ticaret sicil adresinin terkinine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin tebligat usulsüzlüğü gerekçesiyle verdiği red kararının istinaf incelemesi.
Özet: Ticaret sicil müdürlüğü, faaliyet göstermediğini iddia ettiği bir şirketin kayıtlı adresinin sicilden terkin edilmesini talep eden bir dava açmış; şirkete adres değişikliği veya faaliyet ispatı için gönderilen davetin tebliğ edilememesi ve yanıt alınamaması üzerine hukuki süreç başlatmıştır. Davalı şirket, elektronik ortamda aktif olduğunu ve ofiste az bulunsa da faaliyetlerinin devam ettiğini savunurken, ilk derece mahkemesi şirketin aktif olduğuna ve davacı müdürlüğün elektronik tebligat yerine iadeli taahhütlü posta kullanmasının usulsüz tebligat olduğuna hükmederek davayı reddetmiştir. Davacı müdürlük ise elektronik tebligat yapmaya yetkili kurumlar arasında sayılmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ████████ Esas ████████ Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVA : Ticaret Sicil Adresin Terki- Tescil Ve İlanın
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasındaki ticaret sicil adresin terki- tescil ve ilanın istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı İnceleme Dairesi Başkanlığı tarafından müvekkili kuruma yapılan bildirim üzerine, Müdürlüklerince davalı şirkete █████/2025 tarihli ... sayılı tescile davet yazısı, şirketin sicile kayıtlı son adresine ve şirketin yetkilisinin o tarihteki mernis adresine gönderilerek, adres değişikliği işleminin TTK'nın 33. Maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. Maddesi gereğince 30 gün içerisinde adres değişikliği için tescil başvurusunda bulunması, tescili gerektiren bir husus yok ise bu durumun ispat edilmesi hususuna ilişkin ihtaratlı davatiyenin davalı şirket yönünde bila tebliğ döndüğünü, şirket yetkilisi tarafından ise tebliğ alındığını, ancak herhangi bir cevap verilmediğini ve tescil başvurusu yapılmadığını, TTK'nın 33. Ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36/4. maddesi gereğince davalı şirketin müdürlüklerinde kayıtlı "..." adresinde faaliyet göstermediğinin tespiti ile Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 26/1. maddesi uyarınca söz konusu adresin ticaret sicilde terkininin tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin hem ortağı hem de müdürü olduğunu, şirketinin patoloji malzemeleri sattığını ve işlerini çoğunlukla elektronik ortamda olduğundan çok fazla ofiste olmadıklarını, aktif olarak şirketin faal olduğunu ve sadece kamuyla çalıştıklarını, şirketleriyle ilgili olumsuz bir durumun söz konusu olmadığını cevap etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde aktif olarak faaliyette bulunulduğu, davalı şirketin elektronik tebligat adresi olduğu halde, davalının TTK'nın 33. maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddesi gereğince" 30 gün içerisinde adres değişikliği için tescil başvurusunda bulunması, tescili gerektiren bir husus yok ise bu durumun ispat edilmesi hususuna ilişkin" ihtarlı davetiyesinin bu tebligat adresi yerine iadeli taahhütlü posta yolu ile tebliğ yolununu kullanarak usulsüz tebliğ işlemi yaptığı nazara alınarak, davacı sicil müdürlüğünün, davalı şirkete çıkardığı davetiyenin usulsüz tebliğ edildiğinden şartları oluşmayan istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektronik tebligat yapmaya yetkili kurumlar arasında sayılmamakta olduğunu, bu doğrultuda müvekkili müdürlük tarafından davalılara elektronik tebligat yapılması mümkün olmayacağından, tescile davet prosedürü işletilirken iadeli taahhütlü mektup ile tebliğ yapılmasının hukuka uygun olduğunu, bu nedenle müvekkili müdürlük tarafından davalı şirketin elektronik tebligat adresine tebligat yapılmamış olması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; TTK'nın 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36/4. maddesi gereğince davalı şirketin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı "..." adresinde faaliyet göstermediğini tespiti ile Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 26/1. maddesi uyarınca söz konusu adresin ticaret sicilde terkininin tescil ve ilanına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında yer alan Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün █████/2025 tarih, ... sayılı yazısı incelendiğinde; davacı sicil müdürlüğü tarafından davalı şirketin yasal süresi içerisinde adres değişikliği işlemi için sicile başvurması, adres değişikliği için tescil başvurusu yapılmaması veya tescilden kaçınma nedenlerinin bildirilmemesi halinde TTK'nun 33 madde ve TSY 36. madde hükümleri uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanacağının davalı şirkete iadeli taahhütlü mektupla ihtar edildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 33. maddesinde; "Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.(Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallinen büyük mülki amiri tarafından bin (17.686) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz." şeklinde düzenlemenin yer aldığı görülmüştür.
Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesi uyarınca da; Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.
Davacı yanca davalı şirketin ihtar gereğini yapmadığınından bahisle şirketin adresinin sicilden terkininin tescil ve ilanına karar verilmesi talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece davalı şirketin elektronik tebligat adresi olmasına rağmen, tebligatın iadeli taahhütlü mektupla yapılmasının usulsüz tebliğ işlemi olduğu gerekçesinde davanın reddine karar verildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı yanın istinaf itirazı doğrultusunda, dosyamız kapsamındaki uyuşmazlık davacının elektronik tebligat yapma yetkisi bulunup bulunmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür.
7201 sayılı tebligat kanunu 1. maddesinde " Kazaî merciler, █████/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır."
Buradan hareketle, Ticaret Sicil Müdürlükleri'nin 7201 sayılı tebligat kanunu kapsamında e-tebligat yapmaya yetkili makam ve mercîlerden biri olmadığı dikkate alındığında, mahkemece davacının elektronik tebligat yapma zorunluluğu bulunduğu yönündeki görüşünde isabet görülmemiştir.
Hal böyle olunca, kişilerin elektronik tebligat adresine yapılacak tebligatlar ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında sayılan yetkili makam ve merciler tarafından yapılabileceği, davacının kanun kapsamında tebligat yapmaya yetkili kurumlar arasında sayılmadığından davacının davalılara elektronik tebligat yapması mümkün olmadığından, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, işin esasına girilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!