İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde görülen istinaf davasında, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemiyle açılan davada çeklerin zayi nedeniyle iptaline karşın borçsuzluk tespitine dair ilk derece kararının incelenmesi.
Özet: Bu dava, belediye tarafından keşide edilip davacı şirket aracılığıyla davalıya ciro edilen yüksek meblağlı çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin keşideciye iadesi talebiyle açılmış olup; davalı, çeklerin icra takibi sırasında kaybolması üzerine zayi nedeniyle iptal edildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davalının borcun sona erdiğine dair duruşmadaki ikrarı üzerine davacının çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığına karar vermiş, çeklerin zayi nedeniyle iptal edilmiş olması sebebiyle belediyeye teslimi talebi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Belediyesinin müvekkili şirket adına 2.400.000,00TL ve 336.000,00 TL bedelli çekleri keşide ettiğini, müvekkilinin cirosuyla teslim edildiği çeklerin davalı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, icra takibi aşamasında davalı ile müvekkili şirket arasında alacağın haricin ödenmesine ait █████/2019 tarihli protokol yapıldığını, davalının alacağını haricin tahsil ettiğini ve müvekkili ile çek keşidecisi ... Belediyesinden hak ve alacağının kalmadığını beyan ve kabul ettiğini, davalının icra dosyalarına "alacaktan vazgeçtiği" beyanı ile icra takiplerinin sona erdiğini ve icra müdürlüğü tarafından çek asıllarının █████/2020 tarihinde kendisine teslim edildiğini, çek asıllarını teslim alan davalının protokol gereği çek asıllarını iade etmekten imtina ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davaya konu çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilerce bankaya ibrazı veya takibe konu edilmemesine ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin çekler karşılığı borçlu olmadığının ve çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile çeklerin ... Belediye Başkanlığına teslimini, davalı aleyhine çek bedellerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin zamanında yapmış olduğu işlerden dolayı ... Belediyesi ve davacı şirketten alacaklarının olması nedeniyle iş bu dava konusu çeklerin müvekkili lehine keşide edildiğini, söz konusu alacakların uzun süre ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından alacakların hukuken tahsili amacıyla icra takip işlemlerine başlandığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyanın bu dosyalardan birisi olduğunu, icra takibinin açıldığı esnada çeklerin icra müdürlüğü tarafından kaşelenerek icra dairesinin kasasına konulduğunu, çek sorumluluk bedelinin alınması için ilgili icra müdürlüğünce çek asıllarının █████/2019 tarihinde gün süre ile müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin çek sorumluluk bedellerini aldıktan sonra çekleri tekrar icra müdürlüğüne teslim ettiğini, davacının çeklerin asıllarının verilmesi talebi üzerine müvekkili şirketin çek asıllarını almak için icra müdürlüğüne başvurduğunda çeklerin kasada olmadığı bilgisi verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığını, █████/2022 tarihinde çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, huzurda görülen davanın konusuz olduğunu, bu nedenlerle davanın konusuz kalmış olması nedeniyle usulden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi ████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2023 tarihli kararı ile; "Çeklerin ... Belediyesine teslimi talebinin, çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiş olduğu anlaşılmakla işin esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ön inceleme duruşmasına kadar borcun ödeme sona erdiği ve başkaca borcun kalmadığı hususu ihtilaflı olup ancak ön inceme duruşmasında davalı taraf borcun sona erdiğine ilişkin bir ikrarı/kabulü bulunmaktadır. Her ne kadar dava dilekçesi ekinde davacı tarafından sunulan .... İcra Dairesine hitaben yazılan █████/2020 tarihli dilekçede davalı şirket yetkilisi ...'in dosyadaki mevcut alacaklarından vazgeçtiklerinden çek aslının taraflarına teslim edilmesini talep etmiş olmakla, dilekçe üzerinde çekin elden teslim alındığına ilişkin davalı şirket yetkilisi ...'e ait "çek aslını elden aldım" şeklinde ibare bulunsa da, bu dilekçede kimlik tespitinin bulunmadığı görülmüş ve davalı vekilinin kabul beyanı doğrultusunda, davanın KISMEN KABULÜ ile , İstanbul .. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında takibe konulan 25.03.2019 keşide tarihli 2.400.000 TL bedelli... seri numaralı ve 28.03.2019 keşide tarihli 336.000 TL bedelli ...numaralı lehdarı davacı şirket olan çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Çeklerin ... Belediyesine teslimi talebinin, çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmiş olduğu anlaşılmakla işin esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın söz konusu davanın açılmasında herhangi bir hukuki menfaati bulunmadığını, dava konusu çeklerin zayi olduğunu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.03.2022 tarihli ████████ E. ████████ K. sayılı ilamı ile iptal edildiğini, çeklerin zayi olduğu bilgisi ilanen tebligat yoluyla tüm ilgililerine duyurulduğunu, davacı taraf huzurda görülen davanın açılması tarihi itibariyle çeklerin tekrardan takibe konulması ya da aleyhlerine kullanılması hususunda herhangi bir risk içerisinde olmadığını, davacı dava konusu çeklerin iadesini talep etmekte herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı gibi borçsuzluğunun tespitini talep etmede de herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, davacı söz konusu hususu basit bir banka dekontu ya da ekstre ile ispat edebilecek iken yok yere dava açarak yüksek meblağda vekalet ücretine hak kazandığını, bu husus hakkın kötüye kullanılması hususu olduğunu, mahkemenin çeklerin iadesine ilişkin hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verdiği karara itirazlarının bulunduğunu, davacı taraf basiretli bir tacir olarak kendisini ilgilendiren çek iptaline ilişkin tebligat niteliğindeki ilanları Ticaret Sicil Gazetesinden takip etmekle yükümlü olduğunu, davacı tarafın istinaf yargılama süreci devam ederken yargılama giderleri ve vekalet ücretini icra takibi yoluyla talep etmesi ihtimaline karşın tehiri-i icra talebinde bulunduklarını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin zayi olduğunu ve çeklerin iptaline ilişkin karar alınmak üzere dava açıldığını, davalı tarafından müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin çeklerin iadesi ve borçsuzluğunun tespiti talepli olarak dava açmasında hukuki menfaati olduğunu, mahkemenin çeklerin iadesine ilişkin hususta verdiği "esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı" kararının yerinde olduğunu, davalının istinaf taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının haksız istinaf başvurusunun reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, bedelsizlik iddiasına dayalı olarak çekler yönünden menfi tespit ve çeklerin keşideciye iadesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı, çeklerin iadesine ilişkin hususta reddine karar verilmesi gerektiği ve yargılama giderlerinin davacı aleyhine yükletilmesi gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; dava dışı ... Belediyesinin, davacı ... A.Ş. adına ... Şubesinin █████/2019 tarihli, ... numaralı, 2.400.000-TL bedelli çek ile █████/2019 tarihli, ...numaralı, 336.000-TL bedelli çeki keşide ettiği, çeklerin davacı cirosuyla davalıya teslim edildiği, çeklerin davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, taraflar arasında imzalanmış olan dava dilekçesi ekinde yer alan █████/2019 tarihli protokolde, tarafların İstanbul ..... İcra Dairesinin ... esas, ...esas ve ... esas sayılı dosyaları ve cari hesabına istinaden toplam 5.350.072,94-TL ödeme yönünden anlaştıkları, dava konusu olan ... numaralı, 2.400.000-TL bedelli ve ...numaralı, 336.000-TL bedelli çeklerin, anlaşmaya varılan 5.350.072,94-TL'nin █████/2019 tarihinde davalı şirkete ödenmesiyle aynı anda ... Belediyesine teslim edileceği, davalının .... İcra Dairesinin ... esas, ...esas ve ... esas sayılı dosyalarına istinaden davacı şirketten ve ... Belediye Başkanlığından hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığı, bütün sonuçlarıyla icra takiplerinden feragat edeceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiği, bahsi geçen icra dosyaları nedeniyle davalının, davacıdan 5.350.072,94-TL dışında hiçbir talepte bulunmayacağının kabul edildiği görülmüştür. Ön inceleme duruşması sırasında davalı vekilinin, davacının borcunun bulunmadığını kabul ettiği anlaşılmıştır.
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı ve █████/2023 tarihli kararı ile dava konusu çeklerin, zâyi nedeni ile iptaline karar verildiği sabit olmakla çeklerin ... Belediyesine teslimi talebinin konusuz kalması nedeni ile işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin mahkeme kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili, çeklerin zâyi olması karşısında davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de talep, yalnızca çekin keşideciye teslimi talebiyle sınırlı olmayıp davacı taraf, aynı zamanda ödeme nedeni ile çeklerin bedelsiz olduklarından bahisle işbu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup yanlar arasındaki █████/2019 tarihli protokole göre 5.350.072,94-TL'nin davacı tarafından ödenmesi nedeni ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas, ...esas ve ... esas sayılı dosyalarından feragat edilmesi gerekirken yalnızca protokol dışı ...esas sayılı icra dosyasından feragat edildiği, davacının ihtarnamesine yanıt verildiğini gösterir herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, böylece çek zâyi davasından haberdar edilmediği saptanmakla, davacının menfi tespit davasında korunmaya değer hukuki yararının mevcut olduğu ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla HMK’nın 326/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerekmekte olup HMK’nın 312/2. maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesinde ve AAÜT'nin 6. maddesi gereğince davalının kabul beyanı gözetilerek 1/2 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir duruma rastlanılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../███████ tarih ve 2023/.. E., 2023/.. K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 62.298,72 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 15.574,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.724,04 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!