Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, ödünç ilişkisine dayalı itirazın iptali davasında asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacının, davalıya emanet olarak gönderdiğini iddia ettiği paranın iadesi için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi davalının işlem tarihinde tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığına ve kendisinin görevsiz olduğuna hükmederek davayı usulden reddetmiş; hem davacı davanın ticari dava niteliğinde olduğunu ve görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ileri sürerek, hem de davalı davanın esastan reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEP TARİHİ:█████/2026-█████/2026İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2026KARARIN YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya █████/2024 tarihinde 149.950,00 TL, █████/2024 tarihinde de 149.950,00 TL bedelli emanet açıklamasıyla iki adet para transferi gerçekleştirdiğini, davacının emanet olarak gönderdiği paranın iadesini talep etmekle birlikte davalının borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine Alanya İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu beyanla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, borcun iadesinin istenerek 6 haftalık sürenin beklenmesi gerekirken bu koşula uyulmadan davanın açıldığını, davacının ileri sürdüğü akdi ilişkinin varlığını yazılı delille ispatlaması gerektiği, taraflar arasında bahsedildiği gibi bir akdi ilişkinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. YEREL MAHKEME KARARI : Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas , ....karar sayılı █████/2025 tarihli kararı ile; "....davacı, emanet açıklaması ile davalıya ödünç olarak gönderdiği paranın kendisine iade edilmediğini iddia etmekte, bu kapsamda başlatılan Alanya İcra Müdürlüğünün ....esas sayılı dosyasındaki itirazın iptalini talep etmektedir. Dava, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan değildir. Nispi ticari davanın varlığından bahsedebilmek için ise davanın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğması gerekmektedir. Mahkemece ilgili vergi dairesi, ticaret odası ve esnaf ve sanatkarlar odasına yazılan yazı cevaplarından, davalının ticaret odasında kaydının bulunmadığı ve █████/2023 tarihi itibarıyla vergi dairesi nezdindeki faaliyetini terk ettiği, yani dava konusu hukuki ilişkinin gerçekleştiği tarihte davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde mahkememiz görevli değildir. Görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2 nci maddesine göre asliye hukuk mahkemeleridir." yönündeki gerekçeyle; "Mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın HMK.'nun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi Alanya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, görevsizlik kararının, verildiği anda kesin olması halinde tebliğden itibaren, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflardan birinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğine, talep etmemeleri durumunda, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesindeki iddialarını yineleyerek davacının tacir olması sebebiyle gerçekleştirdiği tüm işlemlerin ticari iş niteliğinde olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu işin ticari iş niteliği taşıdığını, davanın da ticari dava mahiyetinde olduğunu, davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait bulunduğunu, verilen kararın bu nedenle hukuka aykırı kaldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ile; davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça dosyaya borç doğuran bir sözleşme, borç ikrarı ya da hukuken geçerli bir belge sunulmadığını, dayanılan banka havalelerinin borcun varlığını ispatlayamayacağını, söz konusu havalenin mevcut borcun ödenmesi mahiyetinde olduğunu, bu nedenle itirazın iptali davasının esastan reddi gerekirken dosyanın esasına girilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; Dava; ödünç iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemlidir.İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçeye dayalı olarak davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar süresi içerisinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.Türk Ticaret Kanunun 5.maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Aynı yasanın 4.maddesinde ise ticari davalar düzenlenmiş olup, buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda ve yasa maddesinde sayılan yasal düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaların ticari dava olacağı öngörülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava, taraflarına ve konusuna bakılmaksızın kanunen Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektiren dava türlerinden değildir ve uyuşmazlık yönünden mutlak ticari dava koşulları bulunmamaktadır. Davacı şirket tacir olmakla birlikte ilk derece mahkemesince yapılan araştırmalar neticesinde davalının tacir olduğu yönünde bir delile ulaşılamamıştır. Dolayısıyla dava, nispi ticari dava mahiyetinde de değildir. Tüm bu nedenlerle; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davaya bakma görevinin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden taraf vekillerinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden taraflardan alınması gereken harç peşin alınmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden tarafların üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. █████/2026 ...