Özel halk otobüsü sürücüsünün yolcu yaralanmasına sebebiyet veren ağır kusuru nedeniyle sigorta şirketinin ödediği tazminatın rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı sigorta şirketi, sigortalısı özel halk otobüsü şoförünün yolcuyu araca alırken kapıya sıkıştırıp yaralaması ve bu durumun ağır kusurlu/kasti hareket olarak değerlendirilmesi neticesinde, yaralıya ödediği tazminatı sigorta genel şartları gereği rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı sigortalı, şoförün ağır kusurunun olmadığını ve zararın abartıldığını savunmaktadır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:█████/2022
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirkette sigortalı olarak bulunan davalı ...’in maliki ve dava dışı ...’in sürücüsü bulunduğu ... plakalı, özel halk otobüsünün █████/2018 günü yolcu almak amacıyla durağa yanaştığını, eşi ile birlikte otobüse binmek üzere olan ... isimli yolcunun ilk olarak araca binmeye çalıştığı esnada otobüs sürücüsünün aracı hareket ettirdiğini, dengesini kaybeden ...’un "uyarıda bulunmadan neden aracı hareket ettiriyorsun" diye şoförü uyarması üzerine aracı durduran şoförün "eşin binmedi sen de binme" diye bağırarak ...’un hala kapı girişinde olmasına rağmen kapıyı kapatıp aniden aracı hareket ettirdiğini, bu sırada ...'un kapıya sıkıştığını ve akabinde otobüsün dışına yere savrularak bu olay nedeniyle yaralandığını, otobüs sürücüsünün de durmayarak olay yerini terk ettiğini, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda sigortalı araç sürücüsü ...’in asli kusurlu, yolcu ...’un ise kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığını ve Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sürücü ... hakkında dava açıldığını, kazada yaralanan ...’un müvekkili sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonu'na yaptığı başvuru neticesinde 01.10.2019 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararla 12.875,94 TL sürekli ve 3.206,24 TL'lik geçici iş göremezlik ödeneği ile yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ödenmesine karar verildiğini, kararın İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine konu edildiğini ve müvekkili sigorta şirketi tarafından █████/2020 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları b.4/a maddesine göre "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir." hükmü gereğince müvekkili Sigorta Şirketi tarafından sigortalısına ödenen 20.502,91 TL'nin sigortalı araç sürücüsünün ağır kusuru/kasti hareketi nedeniyle rücuen alınması için Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas no'lu dosyası ile takip başlatıldığını belirterek davalı tarafın takibe yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davacının halefi olduğu mağdur olduğunu iddia eden kişinin böyle bir zararının olmadığını, hasar oranını kabul etmediklerini, müvekkilinin araç hareket halindeyken kapı açmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından basit kusur ve basit yaralama şeklinde kabulü ile ceza verildiğini, müvekkilinin tamamen iyi niyetle bu karara itiraz etmediğini ve kararın kesinleştiğini, kusurlu olanın müvekkilinin değil sigortadan hasar talep eden kişinin olduğunu, müvekkilinin kendi sigortasının hasar rücu yapabilmesi için müvekkilin ağır kusurunun olması gerektiğini, somut olayda ağır kusurlarının olmadığını, bu nedenlerle sigortalının halefi olduğu kişinin yeniden muayeneye sevkini, tarafların kusurunun yeniden araştırılmasının sağlanmasını, müvekkilinin ağır kusuru olmadığının tespiti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... █████/2018 günü davalının maliki olduğu dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı özel halk otobüsünü ile seyir halinde iken yolcu almak amacıyla durağa yanaştığı, eşi ile birlikte otobüse binmek üzere olan dava dışı ... isimli yolcunun araca binmeye çalıştığı esnada kapı girişinde olmasına rağmen kapıyı kapatıp aniden aracı hareket ettirdiği, bu sırada ...'un kapıya sıkıştığı ve otobüsün dışına yere savrulması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, davalı adına kayıtlı aracın davacı sigorta tarafından ZMMS █████/2018 - █████/2019 tarihleri arasında teminat altına alındığı, dava dışı ...'un aracın ZMMS sigortacısı olan davacı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na sürekli iş göremezlik tazminatı istemli olarak yaptığı başvuru üzerine █████/2019 tarih ve ... E. - ... K. sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı ile; başvurunun kısmen kabulü ile 12.875,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatının █████/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine, 3.206,24 TL'lik geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmiş, sigorta şirketince karara karşı itiraz hakem heyetine başvurulması üzerine, İtiraz Hakem Heyeti █████/2019 tarihli, 2019/İHK-19739 sayılı kararı ile davalının yapmış olduğu itirazın reddine karar verildiği, belirlenen tazminat davacı aleyhine yapılan takip nedeniyle ferileri ve masraflarla birlikte davacı tarafından İstanbul 27. İcra Dairesi dosyasına ödendiği anlaşılmıştır. Genel Şartların "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı b.4-a maddesinde; " Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, "Sigorta şirketi tarafından 3. kişiye ödenen tazminat sigorta ettirene rücu edilebilir. Davacının rücu talebi kasti bir hareket veya ağır kusur haline istinaden olup, sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde ATK raporunda % 100 kusurlu kabul edilmekle birlikte, %100 kusurlu olmak kazanın kasti hareket veya ağır kusur ile işlenmiş sayılmasını gerektirmeyeceği, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmeyeceği, bu husus kusur oranından bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken ve tespitinde ayrı bir değerlendirmeyi gerektiren bir husus olup, dosya kapsamında buna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında ve bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunda bu şekilde bir tespitin de mevcut olmadığı, böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığının ispat yükünün TTK'nın 1282. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düştüğü nazara alınarak, davacı tarafından sürücünün kasti bir hareketi veya ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği ispatlanamadığından davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...’in maliki olduğu ... plakalı sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'in meydana gelen kazada ağır kusurlu olduğunu, davadan önce alınan tahkim incelemesi bilirkişi raporu ve yargılama sırasında alınan █████/2022 tarihli Adli Tıp raporlarında davalıya ait aracın sürücüsü ...'in %100 nispetinde tam kusurlu, yolcu ...'un kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, ancak Mahkeme kararında her iki bilirkişi raporunda da "ağır kusur" belirtilmediğinden davanın reddine karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, her iki bilirkişi raporunda da ağır kusur yönünden bir inceleme yapılmadığını, Mahkemenin ağır kusur incelemesi talebinin de bulunmadığından söz konusu trafik kazasının sadece kusur oranları nispetinde incelendiğini, alınan bilirkişi raporlarından ağır kusur aramanın hatalı olduğunu, Mahkeme hakiminin alınan raporlar ve olayın oluş şekline göre inceleme ve değerlendirme yapması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, dava dışı 3. kişiye ZMMS poliçesi kapsamında ödenen tazminatın sigortalıdan rucüen tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi genel şartlarının sigortacının sigortalıya rücu hakkını düzenleyen B.4. maddesinde sigortacının sigortalıya hangi hallerde rücu edebileceği sınırlı olarak sayılmış olup, B.4/a maddesi dikkate alındığında davacı sigortacı ancak, kazada sigortalı araç sürücüsünün kasıtlı bir hareketinin veya ağır kusurunun bulunması halinde davalıya rücu edebilecektir. Salt trafik kurallarına aykırılık rücu hakkını doğurmamaktadır. Sigortalı araç sürücüsünün bu kurallara aykırılığı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olması veya bu davranışta ağır kusurunun bulunması gerekmektedir. Kaza, dava dışı yolcu ...'un sigortalı özel halk otobüsüne bindiği sırada sigortalı araç sürücüsünün otobüsün kapısını kapatmadan hareket etmesi, akabinde hareket halindeki otobüsün kapısını kapatması neticesinde yolcu ...'un kapıya sıkışması ve otobüsten yere düşmesi sonucunda sürücünün gerekli tedbirleri almaması sebebiyle meydana gelmiştir. Sürücü kazada tamamen kusurlu olsa da; sürücünün yolcuların araca tam olarak bindiğinden emin olduktan sonra aracın kapısını kapatması ardından hareket etmesi gerekirken bu kurala riayet etmemesi sürücünün ağır kusurlu sayılmasına yeterli değildir. Sürücünün tedbirleri almada ihmalkarlık göstererek kazaya neden olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim sigortalı araç sürücüsü ...'in Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçunu işlediğinden mahkumiyetine karar verilmiştir. Davacı tarafça sigortalı araç sürücüsünün ağır kusuru veya kasıtlı bir davranışı olduğunun ispat edilemediği, bu nedenle sigortacının yaptığı ödeme için rücu şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!