Tasfiyesi tamamlanmış şirketin kanuni temsilcisi adına kayıt dışı hasılat ve belgesiz alımlar nedeniyle kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezaları hakkındaki bölge idare mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Tasfiyesi tamamlanan bir şirketin kanuni temsilcisi hakkında, kayıt dışı hasılat ve belgesiz alımlar gerekçesiyle resen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi kurumlar vergisi ve mükerrer 355. maddeye göre kesilen özel usulsüzlük cezasını hukuka uygun bularak bu yöndeki talebi reddetmiş, ancak vergi ziyaı cezası ile 353. maddeye göre kesilen özel usulsüzlük cezasını hukuka aykırı bularak kaldırmış olup, her iki taraf da kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması için Danıştaya temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen ... Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2017 yılında yaptığı ihracat karşılığında elde ettiği hasılatın bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı, yasal defterlerine kaydettiği hasılata ait brüt karlılık oranının, sektör ortalamasının altında olduğu ve ödemelerini banka ve benzeri finans kurumları aracılığıyla yapmadığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunun done alındığı vergi inceleme raporuna dayanılarak kanuni temsilci sıfatıyla 2017 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi ve aynı Kanun’un mükerrer 355. maddesi gereği kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun'un 336. maddesinde belirtilen usulsüzlük ifadesinin aynı zamanda özel usulsüzlükleri de kapsadığı ancak değinilen maddede yer verilen hükmün uygulanmayacağına ilişkin kuralı açıkca 353. maddede sayılan usulsüzlük fiilleriyle sınırlandırıldığı ve diğer maddelerde ise (352, 355 ve mükerrer 355. maddesinde) bu yönde bir istisna hükmüne yer verilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, olayda davacıya isnadedilen tek fiilin, hem vergi ziyaı hem de (özel) usulsüzlük cezasının kesilmesini gerektirdiği ancak davacı adına 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının miktar itibarıyla daha ağır olduğu dikkate alındığında, davacı adına belgesiz alımlarına ilişkin tevsik zorunluluğuna uymadığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık, vergi ziyaı cezasında ise hukuka uyarlık görülmediği, aynı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının da hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra kurumlar vergisi ile değinilen mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezası ile sözü edilen Kanun'un 353. maddesinin 1 bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, bir kısmı hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve alımlarına dair fatura almadığı saptanan davacı adına kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, olayda satın alınan emtianın yurt dışına satılması şeklinde gerçekleşen bir ihracat işleminin bulunmadığı, başkaları tarafından satın alınan emtianın bazı vergi ve maliyet avantajları elde etmek için alıcılardan biri adına yurt dışı edilmesi halinin bulunduğu, yapılan işin gümrük çıkış beyannamesi düzenlenme faaliyetine aracılık etmekten ibaret olduğu, vergi incelemesinde esas alınan karlılık oranının dayanağı bulunmadığı gibi ticari icaplara da uygun düşmediği, varsayıma ve eksik incelemeye dayalı olarak ceza kesildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, kanuni temsilci olduğu şirketin hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılı için re’sen bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi salınmış, bir kısım alımları karşılığında fatura almadığı ve belgesiz alımlarına ilişkin olarak banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik zorunluluğuna uymadığından bahisle 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi ile mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezaları kesilmiştir.
Öte yandan, davacı adına 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin vergi inceleme raporunda, 2017 yılında belgesiz alındığı saptanan ve maliyet olarak değerlendirilen 28.640.042, 38 TL üzerinden 1.432.002,12 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un 341. maddesinde vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade edeceği; 344. maddesinde, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği hükmüne yer verilmiştir.
Sözü edilen Kanun'un mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrasının uyuşmazlık döneminde geçerli olan şekliyle, tahsilat ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un mükerrer 257. maddesinin 2. fıkrasında, mükellefe muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Değinilen madde uyarınca Maliye Bakanlığınca yayımlanan 332 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 8000-TL 'yi aşan tahsilat ve ödemelerin banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla yapılması zorunluluğu getirilmiş, 459 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Tebliği ile tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları, 7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmelerinin zorunlu olduğu, 490 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Tebliği ile de tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayanlara bir takvim yılı içinde kesilecek toplam özel usulsüzlük cezası 2017 yılı için 1.100.000-TL olarak öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; re'sen salınan kurumlar vergisi yönünden davanın reddi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür.
213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesinde yer alan düzenlemeyle ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayın bazı kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi, böylelikle belge düzeni sağlamak suretiyle kayıt dışılığı önlemek amacıyla, belli bir tutarı aşan tahsilat ve ödemelerin finansal kurumlar aracıyla yapılması öngörülmüş olup mükelleflerin bu kapsamda cezaya muhatap olabilmeleri için banka ve finans kurumları aracılığıyla gerçekleştirilecek tahsilat ve ödemelerin mahiyetinin ve kapsamının somut tespitlerle ortaya konulması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin, ihracat gelirlerinin bir kısmını kayıt ve beyan dışı bırakarak verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesine sebebiyet verdiğinden bahisle adına vergi ziyaı cezası kesildiği bunun yanı sıra tevsik zorunluluğu kapsamında olan ve belli bir tutarı aşan tahsilat ve ödemelerin aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılmadığı ve bu tahsilat ve ödemelerin söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik edilmediğinden bahisle 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesildiği dikkate alındığında, ortada tek bir fiilin varlığından söz edilemeyeceğinden dava konusu bir kat vergi ziyaı cezasının Vergi Dava Dairesince yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, kayıtdışı olarak ihraç edilen emtiaya dair saptanan maliyet bedeli üzerinden 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de vergi inceleme raporundaki saptamaların tevsik zorunluluğuna uyulmaksızın ödeme ve tahsilat yapıldığını ortaya koyacak mahiyette olmadığı dikkate alındığında, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları somut ve açık biçimde saptanmaksızın davacı adına kesilen usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden Vergi Dava Dairesinin değinilen ceza yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasında da hukuka uyarlık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; re'sen salınan kurumlar vergisi yönünden davanın reddi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3. Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne,
4. Kararın; bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ile 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarının BOZULMASINA,
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!