Antalya Ticaret Mahkemesinde görülen ticari araç satışına ilişkin menfi tespit davasında, davalı tarafından açıklama boşluğu iddia edilen dekontla başlatılan icra takibine itiraz ve kötü niyet tazminatı talebi.
Özet: Davacı şirket, davalının eşine yapılan araç satışının bedelini içeren ve davalının hesabından gönderilen bir banka dekontunu davalının evlilik birliğindeki anlaşmazlık sonrası kendisine karşı icra takibine konu etmesi üzerine, dekontun açıklama kısmının boş olduğunu ve davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmış; davalı ise dekontta araç peşinatı açıklaması bulunduğunu, paranın kendisine ait olduğunu ancak aracın kendisine devredilmediğini, bu nedenle davacının sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek davanın reddini ve tazminat talebinde bulunmuştur.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalının kocası olan ... arasında bir araç alış verişi gerçekleştiğini, söz konusu araç alışverişiyle ilgili olarak araç bedeli olan ... TL'nin ... TL'lik ödemesi davalının kocası ... tarafından müvekkili şirkete yapıldığını ve geriye kalan ... TL'lik kısmının ise paranın davalınlın hesabında bulunması sebebiyle davalı tarafından müvekkili şirketin hesabına gönderildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin ... Plakalı ... ... marka aracı davalının eşi olan ...'ye Konya ... Noterliğinin ... Yev nolu araç satış sözleşmesi ile ... tarihinde devretttiğini ve davalının eşi ... adına da ... TL bedelli faturanın düzenlediğini, bunun üzerine karı koca olan ... ve davalı ... arasında evlilik birliğinde anlaşmazlık yaşandığını ve bu anlaşmazlık sebebiyle de davalı elinde bulunan açıklama kısmı boş olan dekontu icra takibine knou ederek müvekkiline karşı takip başlattığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emrinin tebliğinden müvekkili şirket yetkilisinin yurt dışında olduğu için haberdar olmadığını ve takibinkesinletiğini, müvekkilininhaciz uygulanması sonrası icra takibinden haberdar olduğunu, icra takibine konu banka ödeme dekontunda açıklama kısmında araç ... ... araç peşinatı yazmakla söz konusu aracın davalının eşine devredildiğini, davalının bu araca ilişkin borcunu ödemediğini ve söz konusu dekonta dayalı olarak müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını, bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasını ve hacizlerin ivedilikle kaldırılmasını, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla, müvekkil şirketin uğradığı zararlar ve ticari itbarının zedelenmesi gözönüne alınarak takdiren % 40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;... tarihli dekontta " ... ... ARAÇ PEŞİNATI "yazdığını, müvekkiline ... TL yi anılan tarihte davacıya gönderdiğini ve davacı tarafın mahkemeyi yanlış yönlendirmeye çalıştığını, açıklama kısmının boş olduğu şeklinde olduğunu, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olduğunu, bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (...), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, kural olarak havale bir ödeme aracı olduğunu, havale belgesinde paranın borç olarak (veya hangi amaçla veya ne için olduğunun) gönderildiğinin belirtilmesi gerekli olduğunu, aksi halde gönderilen havalenin bir borcun ödenmesi amacıyla gönderildiği karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, borç ödeme belgesi olan havale nedeni ile alacaklı olduğunu müvekkiline ispat etmesi gerektiğini, ve dekonta araç peşinatı olduğunun yazıldığını, zira havalenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu uyuşmazlıkta miktar itibarı ile tanık dinletilemeyeceğini, müvekkiline parayı gönderdiğini ancak araç d evrinin yapılmadığını, müvekkiline ve yıllardır görüşmediği ve davacının iddia ettiği gibi eşine araç devri yapılması müvekkilinin bağlamayacağını ve ilgilendirmeyeceğini, davacı tarafın sebepsiz zenginleştiğini ve icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenlerle açılan iş bu davanın reddi ile davacının %20 icra inkar tazminatına ve %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmşitir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyası sistem üzerinden celp edilmiştir.
... plakalı aracın aktif-pasif maliklik bilgilerinin uyap sisteminden celp edilmiştir.
... Bankası'na yazılan müzekkereye verilen yanıt dosyamıza arasına alınmıştır.
Mahkememizce davalı adına tacir araştırması için ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmış, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının yazı cevabında mükellef hakkında herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve █████/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın menfi tespit davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE,
Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce değerlendirilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!