Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonrası eksik kasko onarımı kaynaklı bakiye hasar ve hasar farkı tazminatı talepli sigorta davası.
Özet: Trafik kazasında tam kusurlu davalı sigorta şirketine sigortalı aracın neden olduğu hasarın, davacının kasko sigortacısı tarafından eksik onarılması sonucu, kasko poliçesi kapsamı dışında kalan iki özel parça bedeli ve işçilik ücretleri ile kasko onarımında uygulanan iskontolar, KDV eksikliği ve orijinal yerine eşdeğer parça kullanımından kaynaklanan "hasar farkı"nın tazminini talep eden davacıya karşı, davalının usul şartlarının eksikliği, zamanaşımı, yapılan ödemeler, iskonto ve eşdeğer parça kullanma hakkı gibi savunmalarla davanın reddini istediği, trafik sigortasından kaynaklanan bakiye hasar bedelinin tahsiline ilişkin bir davadır.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: █████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili M... .... .... ... .... ... ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı tarafa sigortalı aracın tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin aracındaki hasarın kendi kasko sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş. tarafından onarıldığını ancak bu onarımın eksik yapıldığını ileri sürerek, iki ana başlık altında tazminat talebinde bulunduğunu belirtmiştir. İlk olarak, müvekkilinin kasko poliçesine zeyil edilmemiş olması nedeniyle kasko şirketi tarafından karşılanmayan ve kazada hasar gören E555EFJ300 kodlu "arka tampon alt koruma" ile E775EFJ010 kodlu "bagaj kenar koruma" parçalarının bedelleri ile bu parçaların montajı için gerekli işçilik ücretlerinin KDV'li olarak talep edildiğini, bu parçalardan birinin bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, diğerinin ise tedarik edilemediğini ancak her ikisinden de davalının sorumlu olduğunu iddia etmiştir. İkinci olarak, kasko tarafından karşılanan onarım kalemlerine ilişkin, gerek parça gerekse işçilik bedellerine uygulanan iskontoların, KDV'nin hesaba katılmamasının ve orijinal parça kullanılmamasının müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle oluşan "hasar farkı" bedelinin de tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ayrıca, dava öncesi aldırılan 2.500,00 TL bedelli uzman (eksper) raporu ücretinin de TTK m.1426 uyarınca yargılama gideri olarak davalıdan tahsilini talep ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL hasar tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında sunulan talep artırım dilekçesiyle talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 7.430,67 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, sigortalıları... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla 300.000,00 TL maddi teminat limitiyle müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında davacıya 7.282,52 TL maddi hasar ödemesi, davacının kasko şirketi ...Sigorta A.Ş.'ye rücuen 79.623,00 TL ödeme ve arabuluculuk anlaşması sonucu 42.500,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını belirtmiştir. Öncelikle, davacının KTK m. 97 uyarınca gerekli tüm belgelerle usulüne uygun bir başvuru yapmadığını ileri sürerek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, ayrıca kazanın █████/2025 tarihinde meydana gelmesine rağmen davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını iddia ederek zamanaşımı def'inde bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunmuştur. Esasa ilişkin olarak ise, müvekkili şirketin anlaşmalı servisleri aracılığıyla onarım yaptırma ve iskonto uygulama hakkı bulunduğunu, bu nedenle en az %20 iskonto uygulanması gerektiğini, aracın yaşının 3'ten fazla olması nedeniyle orijinal parça yerine eşdeğer parça kullanılabileceğini, KDV'den sorumlu olmadıklarını, davacının talebinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, kaza tespit tutanağındaki kusur oranını kabul etmediklerini ve kusur tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği özel eksper ücretinden sorumlu olmadıklarını ve bu ücretin fahiş olduğunu, talep edilen faizin avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini ve başlangıç tarihinin kaza tarihi değil, usulüne uygun başvuru sonrası temerrüt tarihi olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, █████/2025 tarihli Kaza Tespit Tutanağı, tarafların ZMMS ve Kasko sigorta poliçeleri, SBM (TRAMER) kayıtları, ...Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli kasko ekspertiz raporu, ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ekspertiz raporu, davacı tarafından sunulan █████/2025 tarihli uzman görüşü, Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
█████/2025 tarihinde davacıya ait 06 ZMR 63 plakalı araç ile davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davalıya sigortalı aracın tam kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacı aracında hasar oluştuğu ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ve davacının kasko sigortacısına bir kısım ödemeler yapıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, müvekkilinin kasko poliçesi kapsamında olmayan iki parçanın bedeli ile kasko tarafından yapılan onarımda uygulanan iskonto ve hesaba katılmayan KDV nedeniyle oluşan hasar farkının tazmini istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekili ise usule ve esasa ilişkin çeşitli itirazlarla birlikte gerekli ödemelerin yapıldığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca, motorlu araç işletenlerinin üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amacıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yaptırmaları zorunludur. Bu sigorta, sigortacının, sigorta ettirenin Karayolları Trafik Kanunu'na göre üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu zararları poliçede belirlenen limitler dahilinde karşılamasını sağlar. Sigortacının sorumluluğu, sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı olup, sigorta ettirenin kusur oranına göre belirlenen tazminat miktarını ödemekle yükümlüdür.
Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu durumda, davacının uğradığı "gerçek zarar"ın tespiti esastır. Meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur.Mahkememizce atanan Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda, █████/2025 tarihli kazanın oluşumunda davalıya sigortalı... plakalı aracın sürücüsü ...'ın, önünde kırmızı ışıkta bekleyen araca arkadan çarparak KTK'nın 84/d maddesini ihlal etmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğunun, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirtildiği, davacının kasko poliçesi kapsamında karşılanmadığını iddia ettiği "arka tampon alt koruma" ve "bagaj kenar koruma" parçalarının aracın orijinal parçaları olduğu ve kaza nedeniyle hasarlandığı, bu iki parçanın KDV dahil ve iskontosuz toplam onarım tutarının kaza tarihi itibarıyla 7.430,67 TL olduğunun, kasko tarafından karşılanan onarım bedeline ilişkin olarak ise sigorta şirketi tarafından yapılan iskontolar sonucu oluşan farkın 12.771,35 TL olduğunun hesaplandığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, █████/2025 tarihli Kaza Tespit Tutanağı, SBM (TRAMER) kayıtları, tarafların sigorta poliçeleri ve mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; █████/2025 tarihinde davacıya ait 06 ZMR 63 plakalı araç ile davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta bekleyen davacı aracına arkadan çarpmak suretiyle KTK'nın 84/d maddesi uyarınca tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı sabit olduğundan davalının kusura yönelik itirazlarına itibar edilmediği, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin, davanın KTK'nın 109. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içerisinde açılmış olması nedeniyle yerinde olmadığı, davacının hasar miktarını tam olarak belirleyebilmesinin bilirkişi incelemesini gerektirmesi nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında usule aykırılık bulunmadığı, davacının █████/2025 tarihli ihtarnamesi ile davalıya başvurduğu anlaşıldığından KTK m. 97'deki dava şartının yerine getirildiği anlaşılarak davalının usule ilişkin itirazlarının reddine karar verildiği; uyuşmazlığın esası yönünden yapılan incelemede, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kasko poliçesi kapsamında karşılanmayan "arka tampon alt koruma" ve "bagaj kenar koruma" parçalarının kaza nedeniyle hasarlandığı ve aracın orijinal parçaları olduğu, bu iki parçanın KDV dahil ve iskontosuz toplam onarım bedelinin kaza tarihi itibarıyla 7.430,67 TL olarak hesaplandığı, davacının bu miktar kadar gerçek zararı bulunduğundan bu talebinin kabulü gerektiği; davacının, kasko şirketi tarafından yapılan onarımda uygulanan iskontolar nedeniyle talep ettiği hasar farkı alacağı yönünden ise, davacı aracındaki hasarın kasko sigortacısı tarafından karşılandığı, kasko sigortacısının da ödediği bedel için davalı sigorta şirketine rücu ettiği ve davalı tarafından kasko şirketine 79.623,00 TL ödeme yapılarak bu zararın tazmin edildiği, bu itibarla davacının aynı zarar kalemine ilişkin olarak ikinci kez talepte bulunmasının sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı ve artık bu kalem yönünden bir zararının kalmadığı anlaşıldığından bu talebinin reddi gerektiği; davacının talep ettiği özel eksper ücretinin ise tazminatın bir unsuru olmayıp yargılama gideri niteliğinde olduğu ve hüküm fıkrasında ayrıca değerlendirileceği; faiz talebi yönünden, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle avans faizi değil, yasal faiz uygulanması gerektiği, davacının █████/2025 tarihinde davalıya başvuruda bulunduğu ve KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalının 8 iş günü sonunda temerrüde düştüğü anlaşıldığından, mahkememizce temerrüt tarihi olarak kabul edilen █████/2025 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile; 7.430,67 TL bakiye hasar onarım bedelinin temerrüt tarihi olan 14.11.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 7.430,67 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 507,59 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00 TL harcın, 615,40 TL peşin harç, 600,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.215,40 TL harçtan düşümü ile artan 483,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 600,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.918,30 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 483,40 TL harcın düşümü ile kalan 1.434,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 192,90 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.192,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 7.430,67 TL üzerinden takdir edilen 7.430,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!