Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan fuar katılım bedeli alacağına yönelik itirazın iptali davasında husumet ve fatura tebliği ihtilafları.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir fuar standı kiralama bedeli alacağına yönelik başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasındaki iddiaları ve savunmaları detaylandırmaktadır; davacı, davalının fuara katılıp hizmeti kullandığını, kesilen faturaya muhasebe kayıtlarında itiraz etmemesine rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerken, davalı ise ticari ilişkinin kendisiyle değil üçüncü şahıslarla olduğunu, bizzat sözleşme imzalamadığını, faturanın yetkisiz bir kişiye usulsüz tebliği nedeniyle geçersiz olduğunu, husumet ehliyetinin bulunmadığını ve talebin fahiş ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davalı ... ... ... unvanı kullanan bir tacir olduğunu, ... yılında ... tarihleri arasyında ...'si düzenlenen fuara davalı ... ... olarak katılmak istediğini belirttiğni ve davalıya fuar alanında M2 fiyatı ...-TL'den 40M2 alan kiralandığını fuar stand kurulum ve katılım bedeli olarak da ...-TL'sında anlaşıldığını, davalının fuara katıldığını, kendisine ayrılan alanda kendini ticari olarak tanıttığını, davalının ticari işlerini yöneten ... in sosyal medyasında sürekli fuar alanından paylaşım yaparak fuara katıldıklarını ilan ettiğini, faturanın davalının işlerini yöneten oğlu ... ...'e ... üzerinden gönderildiğini, ...'in yanlış kişiye kesilmiş dediği için yendien fatura düzenelenerek gönderildiğini, bunun üzerine davalı ... davalının oğlu tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığının görüldüğünü davalının muhasebe kayıtlarında bu fatura görmesine rağmen faturaya herhangi bir itiraz etmediğini ancak fatura bedelini de bu güne kadar ödemediğini, davalının fatura bedelini ödememesi nedeniyle Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyasında icara takibi yapıldığını, davalınlın ödeme emrini tebliğ aldığını, borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı itirazında kötü niyetli olduğu için %20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın temelini oluşturan ticari ilişkinin kendisi ile değil dava dışı üçüncü kişilerle yürütüldüğünü, müvekkilinin şahsen fuar alanında bulunmadığını, herhangi bir katılım formu veya sözleşme imzalamadığını, davacının sırf şirket yetkilisi olması nedeniyle faturayı kendisine yönelttiğini, borcu şahsiliği ilkesi gereği müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığınhdan davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın faturayı davalının oğluna ... üzerinden gönderdiğini ikrar ettiğini, oğlumun ticari temsilcisi veya faturayı tebellüğ etmeye yetkili bir çalışanı olmadığını, TTK m. 21/2 uyarınca 8 günlük itiraz süresi, faturanın muhataba usulüne uygun tebliği ile başladığını, ... üzerinden yetkisiz bir üçüncü kişiye gönderilen görsel, hukuken "fatura tebliği" hükmünde olmadığını, müvekkili fahiş bedelli bu faturadan ancak icra takibi ile haberdar olduğunu ve süresinde itiraz ettiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu delillerde davacının iddia edilen tutar üzerinden herhangi bir sözleşmenin kurulmadığın, bu nedenle davanın esastan reddi gerektiğini, davacı şirketin düzenlediği "... ..."na uzun yıllardır düzenli olarak katıldığını, taraflar arasındaki bu uzun ticari teamül ahline geldiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve fahiş bedel talebi içeren davanın esastan reddini, alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu cevaba cevap dilekçesi dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen yanıt dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen yanıt dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen yanıt dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen yanıt dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Genele İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu dosyanın incelenmesinde; İlamsız icra takip tarihinin ..., takip alacaklısının ..., borçlunun ..., toplam borcun ...-TL olduğu takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı adına tacir araştırması için ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmış, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının yazı cevabında mükellef hakkında herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın, davacının davalı aleyhine başlattığı Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas no'lu dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve █████/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın alacak davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!