Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında, mirasçıları çocuk olan şirketin, müdür ve akrabalarınca kambiyo senetleri ile malvarlığına el konulma iddiaları.
Özet: Şirket, mirasçı bir çocuğun şirket hisselerini devralması sonrası atanan şirket müdürünün akrabaları tarafından bedelsiz ve hukuka aykırı yollarla düzenlendiği ileri sürülen yüksek meblağlı kambiyo senetleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle açtığı menfi tespit davasında; davacı şirket vekili, senetlerin karşılıksız ve malvarlığını ele geçirme amaçlı olduğunu, şirketin temsil yetkisi olmayan bir kişi tarafından tehdit altında imzalandığını savunurken, davalı taraf ise senetlerin geçerli olduğunu, imzaların şirketi temsil yetkisine sahip kişi tarafından atıldığını ve önceki imza itirazı ile tehdit iddialarının adli makamlarca reddedildiğini belirterek borcun varlığını iddia etmektedir.

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████.....................DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023BİRLEŞEN 12. ATM'NİN ████████ ESAS ████████ KARAR SAYILI DOSYADA:D.....................GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ASIL DAVA:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin tüm hisseleri ...'a ait iken, ...'un 2017 yılı Aralık ayında vefatı üzerine tek mirasçısı olan ...'a kaldığını, ..., babasının vefat ettiği tarihte 9 yaşında olduğundan, şirketin idaresinin, kayyum sıfatıyla annesi ...' e verildiğini, ...'in, şirket idaresinin, ... ile anneleri aynı ancak babaları farklı olan, dolayısıyla ...'un mirasçısı olmayan ...’e verilmesinin uygun olacağını düşündüğünü, şirket hissesinden sembolik miktarda hisse ...'e devredildikten sonra █████/2018 tarihli genel kurul kararıyla ...'in şirkete müdür olarak atandığını, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmaması karşın, 2018 yılı içerisinde, şirketin borçlu olarak gösterildiği her biri 3.750.000,00 TL bedelli 4 adet senet ortaya çıktığını, söz konusu senetlerin ne için verildiğinin ise bilinmediğini, senetler karşılığında davalı veya dava dışı diğer kişiler tarafından şirkete herhangi bir nakit girişi yapılmadığını, senetlerin, ...'ten tehdit, şantaj veya başka bir yolla hukuka aykırı şekilde alındığının kuşkusuz olduğunu, zira şirketin davalıya borcu olmadığı gibi senetler üzerinde şirketin kaşesi dışında ...'in de isim ve imzası bulunduğunu, icra takibinde ...'in de borçlu olarak göründüğünü, senetlerin alacaklı kısmında, her biri adına 2 adet senet olmak üzere, ...'un kardeşleri olan ... ve ...' un isimleri yer aldığını, ... vefat ettiğini, vefat etmeden önce 2 adet senedi ... ve ...’a cirolandığını, ...’in ...' un ablasının oğlu, yani yeğeni, ...'ın ise, ...'un dayısının oğlu olduğunu, bu kişilerin hepsi akraba olup birlikte hareket ederek müvekkiline ait şirketin malvarlığını, sahte olarak üretilen senetler vasıtasıyla kendi uhdelerine geçirmek istediklerini, ...'un veya diğer kişilerin, şirkete bu miktarlarda borç vermeleri mümkün olmayıp şirket defter ve kayıtlarında da ne bu miktarlarda para girişi ne de senet verildiğine dair kayıt bulunmadığını, dava konusu senedin bedelsiz olduğu ve şirket malvarlığını ele geçirmek amacıyla hukuka aykırı şekilde temin edildiğini, davalı ve davalı ile birlikte hareket eden kişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ Soruşturma Numaralı Dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ekte sunulan uzman raporu ile davalı ... tarafından icra takibine konu edilen senetler ve diğer senetlerin herhangi bir alacak/borç ilişkine dayanmadığı, davalının veya diğer kişilerin şirkette ortaklığının olmadığı tespit edildiğini belirterek Ankara 27. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu; 19.06.2018 düzenleme tarihli, 25.08.2018 ödeme tarihli 3.750.000,00 TL bedelli senet dolayısıyla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını belirterek Ankara 27. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasını, bu talepleri kabul edilmez ise İİK 72/3. maddesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra takibine konu; 19.06.2018 düzenleme tarihli, 25.08.2018 ödeme tarihli 3.750.000,00 TL bedelli ve 19.06.2018 düzenleme tarihli, 25.08.2018 ödeme tarihli 3.750.000,00 TL bedelli senetler dolayısıyla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketten alacağına ilişkin 19.06.2018 düzenleme ve 25.08.2018 vade tarihli 3.750.000,00-TL bedelli ve yine 19.06.2018 düzenleme ve 25.08.2018 vade tarihli 3.750.000,00-TL bedelli iki bonoya ilişkin olarak Ankara 27. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, İcra takibi yapıldıktan sonra borçluların ödeme için hiç bir gayret göstermediğini aksine borcu ödemekten kaçtıklarını, öteden beri maddi gerçeğin ne olduğunu bilen davacı yan öncelikle başlatılan icra takibindeki senette yer alan imzalara itiraz ettiğini sonuç olarak imzanın borçluya ait olduğu ortaya çıktığını ardından imzalanan senedin kendilerine zorla imzalatıldığını iddia ederek suç duyurusunda bulunulduğunu yapılan savcılık soruşturmasının ardından Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, senetlerin verildiği tarih itibariyle davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi tarafından tanzim edildiğini, buna imza sahibinin yetkisine ilişkin hiç bir çekime olmadığı gibi bu husus şirket ve Ticaret Sicil Kayıtları ile de sabit olduğunu, senetlerin alacağına karşılık verildiğini, alacağının bu senetler ile ispatlandığını, davacının iddialarını yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini, senetlerin davalı defterlerinde yer almamasının, senetlerin geçerliliğini etkilemeyeceğini belirterek; davanın reddine, kötü niyetli olan davacının İİK. md 72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN ANKARA 11. ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DAVADA:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin tüm hisseleri ...'a ait iken, ...' un 2017 yılı Aralık ayında vefatı üzerine tek mirasçısı olan ...'a kaldığını, ... babasının vefat ettiği tarihte 9 yaşında olduğundan, şirketin idaresinin, kayyum sıfatıyla annesi ...' e verildiğini, ...'in, şirket idaresinin, ... ile anneleri aynı ancak babaları farklı olan dolayısıyla ...'un mirasçısı olmayan oğlu ...'e verilmesinin uygun olacağını düşündüğünü, şirket hissesinden sembolik miktarda hisse ...'e devredildikten sonra █████/2018 tarihli genel kurul kararıyla ...'in şirkete müdür olarak atandığını, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmaması karşın, 2018 yılı içerisinde, şirketin borçlu olarak gösterildiği her biri 3.750.000,00 TL bedelli 4 adet senet ortaya çıktığını, söz konusu senetlerin ne için verildiğinin ise bilinmediğini, senetler karşılığında davalı veya dava dışı diğer kişiler tarafından şirkete herhangi bir nakit girişi yapılmadığını, senetlerin, ...'ten tehdit, şantaj veya başka bir yolla hukuka aykırı şekilde alındığının kuşkusuz olduğunu, zira şirkletin davalıya borcu olmadığı gibi senetler üzerinde şirketin kaşesi dışında ...'in de isim ve imzası bulunduğunu, icra takibinde ...'in de borçlu olarak göründüğünü, senetlerin alacaklı kısmında, her biri adına 2 adet senet olmak üzere, ...'un kardeşleri olan ... ve ... ...' un isimleri yer aldığını, ... vefat ettiğini, cironun ... vefat ettikten önce mi sonra mı yapıldığı hususunun kuşkulu olduğundan senet üzerinde bulunan ...'a ait cirodaki yazı ve imzanın ...'a ait olup olmadığı hususunda da inceleme yapılması gerektiğini, ...'in ...' un ablasının oğlu yani yeğeni, ...'ın ise, ...'un dayısının oğlu olduğunu, bu kişilerin hepsi akraba olup birlikte hareket ederek müvekkiline ait şirketin malvarlığını, sahte olarak üretilen senetler vasıtasıyla kendi uhdelerine geçirmek istediklerini, Zira ...'un, ...'in veya diğer kişilerin, şirkete bu miktarlarda borç vermeleri mümkün olmayıp şirket defter ve kayıtlarında da ne bu miktarlarda para girişi ne de senet verildiğine dair kayıt bulunmadığını, dava konusu senedin bedelsiz olduğu ve şirket malvarlığını ele geçirmek amacıyla hukuka aykırı şekilde temin edildiğini, davalı ve davalı ile birlikte hareket eden kişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ███████████ Soruşturma Numaralı Dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ekte sunulan uzman raporu ile davalı ... tarafından icra takibine konu edilen senetler ve diğer senetlerin herhangi bir alacak/borç ilişkine dayanmadığı, davalının veya diğer kişilerin şirkette ortaklığının olmadığı tespit edildiğini belirterek Ankara 17. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu; 19.06.2018 düzenleme tarihli, 25.08.2018 ödeme tarihli 3.750.000,00 TL bedelli senet dolayısıyla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını belirterek Ankara 17. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasını, bu talepleri kabul edilmez ise İİK 72/3. maddesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra takibine konu; 19.06.2018 düzenleme tarihli, 25.08.2018 ödeme tarihli 3.750.000,00 TL bedelli senet dolayısıyla müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatı' nın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, husumet itirazlarının bulunduğunu pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafça dava dilekçesinde ...'a senedi müvekkilinin ciroladığını ancak cironun vefattan önce mi sonra mı olduğunun kuşkulu olduğunu, davaya konu senedin karşılıksız olduğunu davacı şirketin müvekkiline herhangi bir borcu olmamasına karşı verildiğini ve senet karşılığında davacı şirketin hesabına herhangi bir para girişi olmadığını iddia ettiğini, senedin sahte üretiltiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını bahisle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.BİRLEŞEN ANKARA 12. ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DAVADA:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhinde Ankara 25. İcra Müdürlüğü' nün █████████ esas sayılı dosyasında takibe konu edilen, █████/2018 keşide tarihli ve █████/2018 vade tarihli 3.750.000,00TL bedelli senedin şirketin temsilcisi olan ve senette ismi ile imzası bulunan ...'ten, şirketin eski sahibi ...'un kardeşi lehdar gözüken ... ile şirket arasında herhangi bir ticari ilişkisi, alacak ya da borcu bulunmadığını, şirkete her hangi bir nakit ödemesi olmadığını , şirket yetkilisinde senedin tehdit, şantaj veya başka bir hukuka aykırı yolla aldığını, adı geçen kişinin de senedi kötü niyetli olarak ciroyla davalı ...'a verdiğini, bu kişinin de temelde şirketin borcu olmadığını bildiği senedi şirket aleyhinde haksız kazanç elde etmek için icra takibine koyduğunu, yine senedin lehine düzenlenen kişi tarafından nakit para verilmediği halde senedin nakden verilen bedel için düzenlendiğinin yazıldığını, tüm bu nedenlerle gerçek bir hukuki ilişkiye dayanmayan, senede dayanılarak alacak iddiasında bulunulmasını kabul etmediklerini, şirketin defter ve kayıtlarında lehtar ya da senedi takibe koyan ile herhangi bir nakit borç verilmesine yönelik işlemin olmadığını belirterek, takip konusu senetten ve de takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve gerçeğe aykırı şekilde düzenlenen herhangi bir alacak borç ilişkisine dayanmayan senedi kullanarak kötü niyetle yapılan takibin iptali ile alacağın %20'si oranında davalı aleyhinde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tamamen kötü niyetli olarak, müvekkiline olan borcun ödenmemesi ve alacağın engellenmesi amacıyla açıldığını, müvekkilinin alacağı için düzenlenen senet olup, borç ödenmediği için takibe konu edildiğini, ayrıca müvekkilinin 3. Kişi olduğunu, lehtarla davacı şirket arasındaki iddiaların kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın senetteki imzayı kabul ettiğini ve borcu olmadığını iddia ettiğini, bu iddiasını yazılı delille ispatı gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyetli davadan dolayı %20 oranında davacı aleyhinde tazminata hükmedilmesine karar verilmesini cevap ve talep etmiştir.DELİLLER:Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ███████████ Soruşturma Numaralı Dosyası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ nolu soruşturma dosyası, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası, Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası, ... 2.AHM ███████ Esas sayılı dosyası, ... 3.AHM ████████ Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve ek rapor ile tüm dosya kapsamı.GEREKÇE:Dava, asıl ve birleşen dosyalarda menfi tespit talebine ilişkindir.Asıl dosyada uyuşmazlığın; Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından davalı ... aleyhine █████/2018 tanzim tarihli, █████/2018 vadeli ve 3.750.000,00 TL bedelli iki adet bonodan dolayı 7.000.000,00 TL asıl alacak ve 114.949,53 TL ferileri olmak üzere toplam 7.614.949,53 Tl alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibi nedeniyle, davacı şirketin davalıya borçlu olup olmadığı, kambiyo senetlerinin tehdit, şantaj veya başka bir yolla hukuka aykırı şekilde düzenlendiği ve bedelsizlik iddiasına dayandığı, Birleşen Ankara 11. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında uyuşmazlığın; Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından davalı ... aleyhine █████/2018 tanzim tarihli, █████/2018 vadeli ve 3.750.000,00 TL bedelli bonodan dolayı 3.750.000,00 TL asıl alacak ve 1.295.650,68 TL ferileri olmak üzere toplam 5.045.650,68 Tl alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibi nedeniyle, davacının davalıya borçlu olup olmadığı, senedin içerik açısından sahte olup olmadığı, tehditle alınıp alınmadığı, senedin bedelsiz olup olmadığı iddiasına dayandığı,Birleşen Ankara 12. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında ise uyuşmazlığın; Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından davalı ... aleyhine █████/2018 tanzim tarihli, █████/2018 vadeli ve 3.750.000,00 TL bedelli bonodan dolayı 3.750.000,00 TL asıl alacak ve 1.255.505,14 TL ferileri olmak üzere toplam 5.005.505,14 Tl alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibi nedeniyle, davacı şirketin davalıya borçlu olup olmadığı, dava konusu senedin tehdit ve baskı altında düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmemesi halinde ise lehtardan alınan nakit karşılığı olarak verilip verilmediği, senedin bedelsiz olup olmadığı iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır.Sonuç itibariyle, asıl ve birleşen dosyalarda uyuşmazlık; kambiyo senedinin iradeyi sakatlayan sebeplerle düzenlendiği ve bedelsizlik iddiasına dayanmaktadır.Asıl ve birleşen dosyada davanın yasal dayanağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi olup, bu madde gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin bedelsiz olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ nolu soruşturma dosyasında; ... ve ...'in müşteki oldukları, şüpheliler ..., ... ..., ... hakkında Yağma suçundan şikayette bulundukları, yürütülen soruşturma neticesinde, █████/2019 tarih ██████████ nolu karar ile dosyaya ibraz edilen CD'nin yapılan incelenmesinde, tehdit ya da zor kullanmaya dair görüntü kaydı olmadığı, müşteki ...'in bahse konu senetleri kendi rızası ile imzaladığına dair görüntülerin bulunması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ Soruşturma numaralı dosyasında; █████/2024 tarihli karar ile; şüpheli savunmaları, tanık ...'in şikayete konu senetleri kendisinin imzalayarak şüphelilere verdiği yönündeki beyanı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ sayılı soruşturma dosyasında yağma suçu yönünden Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı birlikte değerlendirildiğine müştekilerin soyut iddiaları dışında müsnet suçun işlendiğine ilişkin, şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeter şüphe ve delil elde edilemediği anlaşılmakla, şüpheliler ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.Mahkememizce deliller toplandıktan sonra, asıl ve birleşen dosyalar yönünden rapor düzenlenmesi için dosya bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya kapsamında yer alan tüm deliller de değerlendirilmek suretiyle daha önce alınan bilirkişi raporları ve tarafların bu raporlara yönelik beyan ve itirazları, uzman görüşü ve tüm delillere göre asıl ve birleşen dosya yönünden rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiştir.Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sonuç olarak; asıl dava yönünden: dava konusu bonoda keşideci olan davacının, lehdar olan davalıya karşı şahsi defilere dayalı olarak menfi tespit talebi ileri sürebileceği, mali yönden yapılan incelemeler sonucunda; keşideci şirketin lehtar ...'a borçlu olduğuna ilişkin olarak ticari ve mali kayıtlarda herhangi bir kayda rastlanmadığı, ... adına herhangi bir ticari ilişki kaydının tespit edilemediği ve görülemediği, ayrıca ticari defterlerde işlem hacmi olarak 3.750.000,00 TL x 2 (7.500.000 TL) tutarında herhangi bir borç senedi kaydına da rastlanmadığı, bu durumda, dava konusu bononun bedelsiz olup olmadığı konusunda hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkememizce ait olduğu, asıl davada davacının davalıya karşı temel ilişki bulunmadığı ve bononun bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit talebinde bulunabileceği kabul edildiği takdirde davacının dava ve İcra takibi konusu iki adet bono yönünden borçlu olmadığının tespitini talep edebileceği, ancak davacının davalıya karşı menfi tespit talebinde bulunamayacağı kabul edildiği takdirde, bu kez “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereği icra takibinde istenen alacakta fazlalık olup olmadığı denetlenmiş olup yapılan hesaplamalar sonucunda ödeme emrinde fazla alacak talebi olmadığı, birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden: dava konusu bonoda keşideci olan davacının, son yetkili hamil olan davalıya karşı merfi tespit talebi ileri sürebilmesi için davalının bonoyu kötüniyetle iktisap etmiş olması gerektiği, böyle bir durumda davacının davalıya karşı, lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi defilerini ileri sürebileceği, somut uyuşmazlıkta davalının iyiniyetli hamil olup olmadığı, bonoyu kötü niyetle iktisap edip etmediği hususları hukuki mesele olup takdir ve değerlendirmesinin mahkememizce ait olduğu, davalının bonoyu kötüniyetle iktisap ettiği ve davacının lehdara karşı olan şahsi defilerini davalıya karşı ileri sürebileceği kabul edildiği takdirde davacının davalıya karşı dava konusu 19.06.2018 düzenleme tarihli, 25.08.2018 ödeme tarihli 3.750.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep edebileceği, ancak davacının davalıya karşı TTK'nun 687.maddesi uyarınca menfi tespit talebinde bulunamayacağı kabul edildiği takdirde, bu kez “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereği icra takibinde istenen alacakta fazlalık olup olmadığı denetlenmiş olup yapılan hesaplamalar sonucunda ödeme emrinde fazla alacak talebi olmadığı, birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden: dava konusu bonoda keşideci olan davacının, son yetkili hamil olan davalıya karşı menfi tespit talebi ileri sürebilmesi için davalının bonoyu kötüniyetle iktisap etmiş olması gerektiği, böyle bir durumda davacının davalıya karşı, lehdara karşı ileri sürebileceği şahsi defilerini ileri sürebileceği, somut uyuşmazlıkta davalının iyiniyetli hamil olup olmadığı, bonoyu kötü niyetle iktisap edip etmediği hususları hukuki mesele olup takdir ve değerlendirmesinin mahkekemize ait olduğu, davalının bonoyu kötüniyetle iktisap ettiği ve davacının lehdara karşı olan şahsi defilerini davalıya karşı ileri sürebileceği kabul edildiği takdirde davacının davalıya karşı dava konusu 19.06.2018 düzenleme tarihli, 25.08.2018 ödeme tarihli 3.750.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep edebileceği, ancak davacının davalıya karşı TTK'nun 687.maddesi uyarınca menfi tespit talebinde bulunamayacağı kabul edildiği takdirde, bu kez “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereği icra takibinde istenen alacakta fazlalık olup olmadığı denetlenmiş olup yapılan hesaplamalar sonucunda ödeme emrinde fazla alacak talebi olmadığı belirtilmiştir.Davacı tarafça sunulan dava dilekçelerinde "yemin" deliline dayanılmış olması nedeniyle, █████/2025 tarihli celsede davacı vekiline yemin deliline başvurup başvurmayacağı sorulmuş olup, asıl ve birleşen dosyalar yönünden davacı vekili, yemin deliline başvurmayacağını bildirmiştir.Yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; asıl ve birleşen dosyalarda davanın İİK'nın 72 vd.maddelerine ilişkin olarak açılan menfi tespit istemli olduğu anlaşılmaktadır.Davacı taraf, davacı şirketin tüm hisselerinin ...'a ait iken █████/2017 tarihinde ölmesi üzerine tek mirasçı olarak dokuz yaşındaki oğlu ...'a kaldığı, şirketin idaresinin kayyum sıfatıyla ...'un annesi ...'e verildiğini, ...'in, oğluyla ilgilenebilmek için şirket idaresini, ... ile anneleri aynı ancak babaları farklı olan, dolayısıyla ...'un mirasçısı olmayan ...'e verilmesinin uygun olacağını düşünerek, müvekkil şirket hissesinden sembolik miktarda hissenin (1500 paydan sadece 1 pay olacak şekilde) ...'e devredildikten sonra █████/2018 tarihli genel kurul kararıyla ...'in şirkete müdür olarak atandığını, davacı şirketin gerek ... hayattayken gerekse halihazırda en önemli işinin; mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olan ... İli ... İlçesi ...Mahallesi 3353 ada 11 parsel sayılı taşınmazın üzerine Kat karşılığı İnşaat Sözleşmesi kapsamında yapılacak olan bina inşaatı işi olduğunu, ...'in bu süreçte ...'da inşaat alanında bulunduğu dönemde, davacı şirketin, davalılara herhangi bir borcu bulunmamasına karşın, 2018 yılı içerisinde, şirketin borçlu olarak gösterildiği her biri 3.750.000,00 TL bedelli 4 adet bononun ortaya çıktığını ve bu senetlerden 2 tanesinin davalı ... adına, 2 tanesinin de ... adına düzenlenmiş göründüğünü, ...'un vefat etmeden önce kendi adına düzenlenmiş 2 adet senedi ... ve ...'a ciroladığını, ...'in, ...' un ablasının oğlu, yani yeğeni olduğunu, ...'ın ise, ...'un dayısının oğlu, yani kuzeni olduğunu, davalı ve dava dışı diğer kişilerin hepsinin akraba olup birlikte hareket ederek davacı şirkete ait şirketin malvarlığını, sahte olarak üretilen senetler vasıtasıyla kendi uhdelerine geçirmek istediğini, zira davalıların veya diğer kişilerin, davacı şirkete bu miktarlarda borç vermelerinin mümkün olmayıp şirket defter ve kayıtlarında da ne bu miktarlarda para girişi ne de senet verildiğine dair kayıt bulunmadığını, söz konusu senetlerin ne için verildiğinin bilinmediğini, zira senetler karşılığında davalı veya dava dışı diğer kişiler tarafından şirkete herhangi bir nakit girişi yapılmadığını, senetleri imzalayan kişinin, davacı şirketin sahibi ...'un üvey abisi olan şirket müdürü ... olduğunu, senetlerin, ...'ten tehdit, şantaj veya başka bir yolla hukuka aykırı şekilde alındığını, zira şirketin davalıya borcu olmadığı gibi senetler üzerinde şirketin kaşesi dışında ...'in de isim ve imzası bulunmakta olup icra takibinde ...'in de borçlu olarak göründüğünü ileri sürmektedir.Görüldüğü üzere, eldeki asıl ve birleşen davalar kademeli olarak; davacının iradesinin tehdit, şantaj vs. şeklinde hukuka aykırı yollarla iradesi sakatlanarak senetlerin düzenlendiği ve bedelsizlik hukuksal nedenine dayalı olarak açılmıştır. Kambiyo senetlerinin iradeyi sakatlayan sebeplerle düzenlendiği iddiası bakımından durum incelendiğinde; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ nolu soruşturma dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ile Ankara C.Başsavcılığının █████/2024 tarih ve ███████████ Soruşturma, ██████████ karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin olarak karar verilen dosyasında; senetleri davacı şirket adına şirket müdürü olarak imzalayan ...; şüphelilere ait ... Döviz isimli döviz bürosuna giderek her biri 3.750.000,00 TL'lik 4 adet senedi imzalayarak 2 tanesini ...'a, 2 tanesini de ise ...'a verdiğini, bu senetleri şüphelilere verdiğini annesinden gizlediğini, icra takipleri başlatılması üzerine annesine haber verdiğini beyan etmesi ve yapılan soruşturmada dosyaya ibraz edilen CD'nin yapılan incelenmesinde, tehdit ya da zor kullanmaya dair görüntü kaydı olmadığı, müşteki ...'in bahse konu senetleri kendi rızası ile imzaladığına dair görüntülerin bulunması sebebiyle savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin yukarıda belirtilen kararlar verilmiş olmakla, davacı tarafın asıl ve birleşen dosyalarda takibe konulan bonoların tehdit, şantaj veya başka bir yolla hukuka aykırı şekilde alındığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bedelsizlik iddiası bakımından durum incelendiğinde ise; alacaklının dayandığı senedin bedelsiz olduğunun ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesi anlamında bir kişisel def’i olduğu, lehtar tarafından hamile karşı ileri sürülebileceği, ancak borçlunun, hamilin çekleri bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebileceği açıktır. Kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir. Taraflarca ileri sürülüp toplanan deliller, ticaret sicil kayıtları, soruşturma dosyası, mahkeme dosyaları, alınan bilirkişi raporları ve diğer tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davalara konu edilen icra dosyalarının dayanağı olan bonoların bedelsiz olduğunun veya hamilin çekleri bilerek davacının zararına devraldığı hususlarını ispat edemediği, davacının yemin deliline de başvurmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan asıl ve birleşen davaların reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;1-Davanın Mahkememizin iş bu ████████ Esas sayılı asıl dosyası bakımından REDDİNE,a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 128.081,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 127.465,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,b)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 629.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,2-Davanın birleşen Ankara 11. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyası bakımından REDDİNE,a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 64.040,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 63.425,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,b)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 444.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,3-Davanın birleşen Ankara 12. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyası bakımından REDDİNE,a)Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 64.040,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 63.425,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,b)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 444.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025................