Şirketin 7256 sayılı kanunla yapılandırılan kamu alacağı borcunun ihlali sonucu mirasçıların taşınmazlarına uygulanan haczin, kanuni temsilcinin borcun ihlal anındaki durumu ve yeni hukuki durum nedeniyle kaldırılması.
Özet: Bu hukuki belge, mirasçıların, murislerinin kanuni temsilcisi olduğu şirketin 2002 yılına ait vergi borcunun 2021deki yapılandırma anlaşmasının ihlal edilmesi sonrası taşınmazlarına uygulanan haczin kaldırılması talebi üzerine, yargılama mercii tarafından incelenmiştir. Yargılama mercii, vergi borcunun yeniden yapılandırılmasının yeni bir hukuki durum yarattığını, ancak yapılandırma öncesi şirkete yönelik usulüne uygun tamamlanmış takibin yeniden başlatılmasını gerektirmediğini belirtmiştir. Bununla birlikte, yapılandırmanın ihlal edildiği dönemde şirketle ilgisi bulunmayan murisin sorumluluğu nedeniyle mirasçıların malları üzerindeki haczin hukuka aykırı olduğuna karar verilerek kaldırılması yönündeki alt mahkeme kararını onamıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murislerinin kanuni temsilcisi olduğu ... Orman Ürünleri Otomotiv İnşaat Emlak Turizm Petrol ve Tarım Aletleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2002 yılının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazlarına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket tarafından, dava konusu haczin dayanağını oluşturan amme alacağının 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılması Hakkındaki Kanun kapsamında yapılandırılmasıyla yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından sözü edilen Kanun'a göre belirlenecek ödenmeyen tutarların takip ve tahsil edilebilmesi için öncelikle asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenmesi, buna rağmen amme alacağının tahsil imkanının kalmadığının saptanması durumunda, sözü edilen Kanundan yararlanılması sırasında şirketi temsile yetkili olan kanuni temsilcilerin takibi gerektiğinden davacıların hacze konu amme alacağından sorumlu tutulması suretiyle taşınmazlarına uygulanan hacizde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu haciz kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar adına kayıtlı taşınmaz üzerine murislerinin kanuni temsilcisi olduğu ... Orman Ürünleri Otomotiv İnşaat Emlak Turizm Petrol ve Tarım Aletleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınmayan amme alacağı için uygulanan haczin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını gerektirmeyeceği ancak yapılandırma ve ihlali sırasında şirketle ilgisi bulunmayan davacılar murisinin söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıların murisinin █████/2005 tarihine kadar kanuni temsilcisi olduğu ... Orman Ürünleri Otomotiv İnşaat Emlak Turizm Petrol ve Tarım Aletleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2002 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazlarına haciz uygulandığı, sözü edilen şirket adına ödeme emirleri ve haciz varakaları tanzim edildiği ve malvarlığı araştırmasının yapıldığı tarihten sonra söz konusu kamu alacağının █████/2021 tarihinde 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılması Hakkındaki Kanun kapsamında yapılandırdığı ve borçlarını vadesinde ödemediği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek malvarlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez.
Ancak, yapılandırmanın ihlali sırasında şirketle ilgisi bulunmayan davacılar murisinin söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutularak takibe alınmasında hukuka uygunluk görülmediğinden, yazılı gerekçeyle dava konusu haczi kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzelkişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzelkişiliğin varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulmasından sonra kanuni temsilci olarak sorumlu tutulacağı dönemler dikkate alınarak takibi yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen kimi özel yasalar kapsamında yükümlülere, vergi borcunun, miktarı ve vadesi değiştirilip yeni bir ödeme planına bağlanarak, ödenmesi konusunda kimi koşullarla kolaylıklar sağlanmaktadır. Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi yasa gereğidir.
Amme alacağının özel yasalara göre ödenmek üzere başvuruda bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması, zamanaşımına olan etkisi dışında, asıl borçluya ait amme borcunun ödenmemesi halinde kanuni temsilcinin sorumluluğunu düzenleyen kurallar gereğince, borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmez.
7143, 7256 ve 7326 sayılı Kanunlar kapsamında borcun ödenmesi amacıyla asıl borçlunun başvuruda bulunmuş olmasının, başvuru tarihinden önce amme alacağının tahsili için ilgili yasalara göre başlatılan/yapılan takip işlemlerini durdurmakla birlikte yapılandırma koşullarına uyulmaması ve kanundan yararlanma hakkının kaybedilmesi önceki takip işlemlerini geçersiz hale getirmeyeceği, takibin yeniden başlatılmasını gerektirmeyeceği gibi anlık kesinleşmiş olan amme alacaklarının yapılandırma nedeniyle bir ödeme varsa mahsup edilmekle birlikte kaldığı yerden hem asıl borçlu şirket hem kanuni temsilci ve ortakları için devam ettirilmesi 6183 sayılı Kanun gereğidir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının 213 sayılı Kanun kapsamında incelenerek bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!