İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından incelenen, araç değer kaybı tazminat davasında hükmün tamamlanması talebinin reddine ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusu.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybı alacağının tahsili talebiyle açılan bir davada gelişen istinaf sürecini ele almaktadır. İlk derece mahkemesi, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığına ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Davacı vekili, bu kararda hükme bağlanmayan hususlar bulunduğunu belirterek HMK 305/a maddesi uyarınca hükmün tamamlanması için ek karar talep etmiştir. Yerel mahkeme bu ek karar talebini reddetmiş, bunun üzerine davacı vekili, talebinin "tavzih" değil, "hükmün tamamlanması" olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ E. █████████ K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18.06.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18.06.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.12.2025 tarih ████████ E. █████████ K. Sayılı ek kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, davacıya ait araca seyir halindeyken, davalılardan .... idaresindeki ve diğer davalı ..... Şti.'ye ait aracın arkadan çarpmasıyla davacının aracında değer kaybı oluştuğunu, davalı .... A.Ş. tarafından yapılan 42.500,00 TL ödemenin gerçek değer kaybını karşılamadığını belirterek, bakiye değer kaybı alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP:Davalı sigorta vekili, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını,dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, .... plakalı araç, müvekkil Şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile 200.000,00 TL limitmle sigortalı olduğunu, ödemeler sebebiyle araç başına bakiye teminat limitin 105.502,45 TL olduğunu, ... A.Ş. ye 51.997,55 TL hasar ödemesi ile █████/2024 tarihinde ....'e 42.500,00 TL Değer Kaybı ödemesi yapıldığını, kusur durumunun belirlenebilmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, Değer Kaybının Belirlenebilmesi İçin Birden Çok Kriterin İncelenmesi gerektiğini, tüm bu kriterlerin hassas bir şekilde araştırılması ve bir değer kaybı mevcut ise “gerçek değer kaybı” belirlenmesi gerektiğini, genel şartların dikkate alınması gerektiğini, tazminata hükmedilecekse, kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar . .... vekili; diğer davalı .... A.Ş. Tarafından değer kaybı belirlenerek davacıya ödendiğini, Davaya konu kazanın, davacının ani fren yapması neticesinde meydana geldiğini, kusur durumlarının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, davacının aracında çok küçük, basit onarımla giderilebilecek bir hasar oluştuğunu, davaya konu kazadan önce başka bir kazaya karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini, aracın onarımının yetkili servis tarafından yapıldığını değer kaybı olmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta vekilinin bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden ödeme yaptığı, uyuşmazlığın bu şekilde sona erdirildiği, diğer davalılarında ödeme oranında sorumluluktan kurtuldukları anlaşılmakla ödeme nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacının bu davayı açmakta haklı olup olmadığı konusunda esasa yönelik inceleme yapılmamış ise de uyuşmazlığın ödeme nedeniyle sona erdirildiği dikkate alındığında davacının bu davayı açmakta yararı bulunduğu ve davalının bu davayı açmaya sebep olduğu, davacı vekilinin davalı sigorta tarafından yapılan ödemedeki yasal faize ve temerrüt tarihine ilişkin ve eksik yargılama giderine ilişkin itirazları olduğu görülmüş ise de, davalı aracı hususi nitelikte olduğundan ödeme yapan davalı sigorta tarafından yasal faiz hesabı yapılmasının isabetli olduğu, temerrüt tarihi olarak kısmi ödeme tarihi temerrüt tarihinin dikkate alınması yerinde olduğu, ödemenin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesine göre ödeme yapıldığı ve davacının haklılığı dikkate alınarak yargılama sırasında yapılan masraflara ilişkin davacının sigortadan aldığı yargılama gideri değerlendirildiğinde bakiye yargılama gideri alacağı olmadığı görülmekle davacının bu itirazları yönünden yeniden hesap yapılmamış, miktar itibariyle kesin olan davada, kısa kararda maddi hata yapılarak istinaf yolu açık bırakılmış ise de gerekçeli karar yazımı sırasında maddi hata düzeltilmiş ve karara işlenmiştir. Davacı vekili 16.12.20205 tarihli dilekçesiyle hükümde tamamen veya kısmen hükme bağlanmayan hususlar bulunduğunu belirterek HMK'nun 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması konusunda ek karar verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkemenin 19.12.2025 tarihli ek kararıyla davacının HMK'nun 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiş, iş bu ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, istinafa konu ek talebinin "tavzih" değil, hükmün tamamlanması talebi olduğunu, talebin mahkemece hatalı nitelendirildiğini, ilk derece Mahkemesinin 11.12.2025 tarihli kararına yönelik olarak hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar vermesi için, HMK'nun md. 305/a gereği "Hükmün Tamamlanması"nın talep edildiğini, mahkemece talebin reddedildiğini, ilk derece mahkemesi kararında, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davayı tamamen konusuz bıraktığından bahisle" karar verilmesine yer olmadığı" ifade edilmişse de, davalı sigorta şirketinin ödemesinin, kısmi ödeme olarak kabul edildiğini, mahkeme gerekçesinde de mezkur ödemenin kısmi ödeme olduğunun belirtildiğini, ilk derece mahkemesince kabul edilen bilirkişi raporu ve talep arttırım dilekçeleri bağlamında davanın kabulüne karar verilerek, yapılan kısmi ödemelerin, tahsilde tekerrür oluşmayacak biçimde dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken, eda talebinin tamamı yerine getirilmişcesine karar verilmesinin kendi içinde çelişkili bir durum yarattığını, kısmi ödeme yapan davalı sigorta firması, Anonim Şirket olup, yaptığı her iş kanun gereği ticari iş olduğundan, yasal faiz değil, ticari temerrüt faizi ödemesi gerektiğini, bu nedenle davalı sigorta şirketin temerrüdünün kabul edilip, ödenmesi gereken faizin ise temerrüt faizi olduğunun hükümde yer alması gerektiğini, temerrüt tarihinin kısmi ödeme tarihi kabul edilmesinin de hatalı olduğunu, temerrüt tarihin kaza tarihi olduğunu, yargılama giderlerinin tamamının hükümde yazılıp, kısmi ödemenin mahsubu şeklinde açıklama yapılması gerekirken, davacı yan olarak yaptığımız yargılama giderlerine hükümde yer verilmemesinin hatalı olduğunu, hüküm tarihindeki Avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücreti ödemesinin yine kısmi ödeme olup, bunun hükümde yer alması gerekirken hiç değinilmemesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Talep, HMK'nun 305/A maddesi gereğince ilk derece mahkemesince tesis edilen hükümde tamamen veya kısmen hükme bağlanmayan hususlar bulunduğu iddiasıyla"hükmün tamamlanması" istemine ilişkin olup, yerel mahkemenin 19.12.2025 tarihli ek kararıyla davacının HMK'nun 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiş, iş bu ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. HMK 305/A maddesi uyarınca, hükmün tamamlanması yoluna, yargılama sırasında ileri sürülmesine rağmen mahkemenin kararında tamamen veya kısmen hükme bağlamayı unuttuğu, hakkında hiçbir değerlendirme yapmadığı hususlar için başvurulur. Somut olayda, her ne kadar, davacı vekili 16.12.20205 tarihli dilekçesiyle mahkeme hükümde tamamen veya kısmen hükme bağlanmayan hususlar bulunduğunu belirterek HMK'nun305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanması konusunda ek karar verilmesini talep etmiş ise de, ilk derece mahkemesi kararı incelendiğinde kararda; faizin türü, temerrüt tarihi, yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi hükmün esaslı unsurlarının yerel mahkemece tartışıldığı, başka bir deyişle bu hususlar yönünden hükümde tamamen veya kısmen hükme bağlanmayan hususlar bulunmadığından hükmün tamamlanmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla somut olayda HMK'nun 305/A maddesinin uygulama alanının bulunmadığı, bu itibarla HMK'nun 305/A maddesi gereğince davacının hükmün tamamlanması yönündeki talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026