Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ticari menfi tespit davasında, avans olarak verilen çekin teminat amaçlı rehin cirosuyla devrinin hukuki niteliği ve bedelsiz kalma durumuna ilişkin karar.
Özet: Davacı şirketin iplik siparişi için avans olarak verdiği çekin bedelsiz kaldığı, haksız yere bankaya rehin cirosuyla devredildiği ve bu nedenle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açtığı davada, davalı bankanın çeki temlik cirosuyla aldığını, iflas halindeki diğer davalı şirketin ise iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu savunmasına karşılık, ilk derece mahkemesi, çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri uyarınca görüldüğünde ödenecek bir ödeme vasıtası olup, poliçe ve bononun aksine rehin cirosuyla devredilemeyeceğini belirterek uyuşmazlığı değerlendirmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:█████/2022DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde çekler verdiğini, dava konusu ... Bankası A.Ş. Kahramanmaraş İstasyon Şubesi ... hesap no'ya ait keşideci müvekkili şirket, lehtarı ... Ltd. Şti. olan ... no'lu 05.05.2016 tarihli 156.000,00 TL bedelli çeki de bu amaçla avans olarak verdiğini, davalı şirketin hesabına borç kaydedildiğini, ödeme amaçlı verilen bir çek olmadığını, davalı şirketin müvekkili şirkete bu çeklere istinaden iplik göndermesi gerekirken göndermediğini, çekleri de iade etmediğini, bu hali ile dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını, davalı şirket ... San. ve Tic. A.Ş.'ni hali hazırda ... Esas Sayılı dosyası ile iflas erteleme talebinde bulunduğu öğrendiğini, davalı şirketlerin sipariş konusu ipliği teslim edemeyeceğini yazılı olarak da beyan etmiş ise de çekin vade tarihi yaklaştığını, dava konusu çekin lehtar şirket tarafından aynı adreste faaliyet gösteren ... A.Ş'ye bu şirket tarafından da rehin cirosu ile teminat amaçlı davalı bankaya verildiğini, davalı bankanın meşru hamil olmadığı gibi diğer davalı şirket müvekkilinin bu çekten dolayı borçlu olmadığını bilen durumda olduğunu, tüm bu nedenlerle dava konusu çekin bankaya ibraz halinde davalılara ödenmemesi ve icra takibine konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek muhatap banka ... Bankası Kahramanmaraş İstasyon Şubesine Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasını, davalarının kabulü ile dava konusu çekten dolayı müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Bankası vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesi doğrultusunda kredi kullandırıldığını, dava konusu çekin ise tahsilde bankaya olan doğmuş ya da doğacak borçlarından mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile müvekkili bankaya teslim edildiğini, diğer davalılardan davaya konu çekin TTK hükümlerine göre ciro ve teslim yoluyla devralındığını, davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirket vekili, müvekkili şirket hakkında █████/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, 1. alacaklılar toplantısının yapıldığını; iflas idaresinin seçildiğini ancak iflas kararı kesinleşmediğinden henüz İİK 237 uyarınca 2. Alacaklılar toplantısının yapılmadığını, İİK 194. maddesi uyarınca, "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların 2. toplanmasından 10 gün sonra devam olunabilir." Kanunun açık ve emredici hükmü uyarınca, açılan davanın niteliği de gözönüne alınarak davanın 2. alacaklılar toplantısından10 gün sonrasına değin durdurulmasını talep ettiklerini, davacı tarafından çekin ilk lehtarı olan ... Teks. San. Tic. Ltd. Şti. ile aralarındaki alım-satımın gerçekleşmediği belirtilmekteyse de bu durumun Müflis ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin içerisinde bulunduğu bir hukuki veya ticari durum olmadığını, Müflis şirket diğer davalı ... Teks. San. Tic. Ltd. Şti.’nden büyük miktarda (...-TL) alacaklı olduğunu ve iş bu alacaklarının tahsiline binaen söz konusu çeklerin müflis şirkete ciro edildiğini, burada müflis şirketin iyiniyetli 3. kişi durumunda olup davacı ile ... Teks. Ltd. Şti. ile aralarındaki durumu çekin avans amacıyla verilip verilmediğini veya iplik satışının gerçekleşip gerçekleşmediğini bilebilecek durumda olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkil iflas idaresi davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... 6102 sayılı TTK.nun 795. madesinde açıklandığı üzere, çek görüldüğünde ödenmesi gereken bir ödeme vasıtası olması ve 6102 sayılı TTK.nun 818. maddesinde rehin cirosuna ilişkin 6102 sayılı TTK.nun 689. maddesine atıfta bulunulmamış olup, poliçe ve bononun aksine, çekin rehin cirosuyla devri mümkün değildir. Çekin ancak temlik veya tahsil cirosu ile devri mümkündür. Gerçekten de kanun koyucu çeklerde uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 818. maddede, rehin cirosuna ilişkin 689. maddeye atıfta bulunmamıştır. Bir ödeme vasıtası olarak ibraz edildiği anda ödenmesi gereken çek bedelinin tahsil edilip, rehin olunamamasının, daha devamlı ve emin bir teminat teşkil edeceği tabiidir. Ciro emre yazılı senetlerin devri için, zilyetliğin devri ile birlikte bulunması gereken hukuki bir işlem olup temlik, tahsil veya rehin amaçlarıyla yapılabilir.Temlik cirosu senette mündemiç hakkın devrini sağlarken, rehin cirosu bu hakkın rehnedilmesini sağlar. Tahsil cirosu ise hak üzerinde bir mülkiyet değişikliğine yol açmayıp senet kendisine ciro edilen kimseye, senetten doğan alacağı tahsil edebilmesi için yetki verir. Tahsil cirosu açıkça bu ibareyi içeren bir ciro şeklinde yapılabileceği gibi uygulamada “gizli tahsil cirosu” olarak adlandırılan biçimde ve dışarıya karşı temlik cirosu şeklinde görünmekle birlikte ciro edenle, lehine ciro edilen arasındaki yapılan ve hak sahipliğinin el değiştirmeyeceğine ve sadece tahsil amacı için devrin yapılacağına ilişkin anlaşma uyarınca da yapılabilir. Ne var ki tahsil cirosunun gizli olması hali, üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi bakımından ispat sorunları taşımaktadır ve emareler bu hususun ispatlanması için yeterli sayılamaz. (HGK.█████/2015 tarih ve ███████-1686 esas, █████████karar)Ciro kambiyo hukukuna ilişkin kavramdır. 6102 sayılı TTK.nun 682, cironun şekli 683, cironun hükümleri 684, def'iler ile ilgili 687, cironun çeşitleri 688-689. maddelerinde düzenlenmiş olup cironun niteliğinin çek üzerindeki kayda bakılarak belirlenmesi gerekmektedir. Çeki devralan hangi amaçla devralırsa alsın çek üzerinde hiçbir kayıt yazılmadan davalıya yapılan cironun “bedeli teminattır” "bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer bir kayıt taşımadığından rehin cirosu olarak, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içermediği takdirde tahsil cirosu kabul edilmesi mümkün değildir.Somut davada ise dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibir bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı temlik alan varlık şirketine karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı varlık şirketinin çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı banka yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, Yargıtay 19. HD'nin 25.11.1999 tarih ve ... E, ... K; 11. HD'nin 22.08.2007 tarih ve ... E, ... K; 02.11.2007 tarih ve ... E, ... K. 23. Hukuk Dairesinin 02.12.2013 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir. Mahkememizce davalı müflisin iflas masasına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda davacının iflas masasına alacak kaydı talebinde bulunduğu fakat talebin reddedildiği yönünde cevap verildiği anlaşılmış; bu nedenle çekin ödenmesi sonucu istirdat davasına dönüşen iş bu davaya davalı müflis ... açısından kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Buna göre dosya arasına alınan █████/2022 ve █████/2022 tarihli denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına göre; davalı şirketlerden ...'in ticari defterleri incelenememiş ise de, Davalı ... San. ve Tic. AŞ. 'ye ait ticari defterlerde dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin işli olduğu, ...'e ait antetli kağıtta tarafların kaşe ve imzasının bulunduğu, iplik alım satımı için anlaşıldığı ve "Yukarıdaki çekler sipariş avansı olarak alınmıştır" ibaresinin üzerinde sayılan çekler arasında dava konusu çekin de olduğu, davalı müflis ... şirketi tarafından düzenlendiği anlaşılan █████/2016 tarihli antetli kağıda düzenlenmiş belgede ise diğer davalı ... Ltd. Şti.ne "... Tekstil'den avans çeki olarak aldığınızı bildirdiğiniz aşağıdaki bilgileri verilen çekler teslimatı gerçekleştiremediğimiz için iade edilecektir" bilgisinin verildiği, sayılan çekler arasında dava konusu çekin de bulunduğu, çekin avans çeki olarak alındığına davalı şirketlerin kaşe ve imzasını taşıyan belgelerin bulunduğu, bu kayıt nedeniyle dava konusu çekin avans çeki olarak verildiğinin kabulünün gerektiği, çek karşılığı mal veya hizmetin teslim edilmediği kanaatine varıldığından davalı banka haricindeki şirketler bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı ... San. ve Tic. AŞ. yönünden dava kayıt kabul davası olup emsal ve yerleşmiş içtihatlar gereğince maktu harç ve vekalet ücretine tabi olduğundan bu davalı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi █████████ E., █████████ K., İstanbul BAM 17. HD ████████ Esas, ████████ Karar )Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesi "müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilir." şeklinde düzenlenmiş olup, iş bu davada davalı banka ile diğer davalı şirketler arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davalı banka yönünden davanın kayıt kabul davası niteliğinde olmadığı da göz önüne alınarak davalı banka yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinin talep sonucu kısmında menfi tespit istemi mevcut ise de dava konusu çekin davalı bankaya ciro edilmekle bedelinin davalı şirketler yönünden tahsil edildiği anlaşılmakla davalı müflis ... şirketi yönünden alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, diğer davalı ... şirketi yönünden alacağın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.İİK'nun 72/4 maddesi hükmü "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir talebi kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde % 20'den aşağı tayin edilemez." düzenlemesini içerir. Somut olayda, ihtiyati tedbir nedeniyle davalı bankanın alacağına geç kavuştuğu gözönüne alınarak yasal şartları oluştuğu kanaatiyle tazminata da hükmedilmesine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ile davalı müflis ... San. Ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın çeki rehin cirosu ile teminat amaçlı almış olup meşru hamil olmadığını, bedelsizlik şahsi defi'nin rehin cirosu ile hamil olan davalı bankaya karşı da ileri sürüldüğünü, davalı banka yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, diğer davalılar yönünden davanın kabul kararı gereği müvekkili davacı lehine nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığını, davalı banka yönünden nispi vekalet ücretinin de yerinde olmadığını, müvekkili davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.Davalı Müflis ... San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafa konu işbu davanın menfi tespit davası olduğunu, Mahkemenin yaptığı inceleme neticesinde davacının borçlu olmadığını tespit ettiğini, bu yönde hüküm tesis etmesi gerekir iken davanın alacak davasıymış gibi hatalı bir değerlendirme yaparak alacak yönünden hüküm kurduğunu, davadaki talebin "borçlu olmadığının tespiti" iken taleple bağlılık ilkesi uyarınca talebi aşacak şekilde alacağa hükmedilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, iş bu davanın menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davalarının kayıt-kabul davasına dönüşmeyeceğini, menfi tespit davası olarak açılan davanın kayıt kabul davası olarak karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, dava konusu çekin, davacı tarafından müvekkiline verilmediğini, çekin diğer davalı ... firmasına, ... firması tarafından da müvekkil ... firmasına verildiğini, müvekkili ...'ün diğer davalı ... Teks. San. Tic. Ltd. Şti.’nden büyük miktarda alacaklı olduğunu ve işbu alacaklarının tahsiline binaen söz konusu çeklerin müflis şirkete ciro edildiğini, müvekkili şirketin iyiniyetli 3. kişi durumunda olup davacı ve davalı ... Teks. Ltd. Şti. ile arasındaki durumu, çekin avans amacıyla verilip verilmediğini ve iplik satışının gerçekleşip gerçekleşmediğini bilebilecek durumda olmadığını, davacının davalı ... şirketi ile arasındaki hukuki ilişkiye dayalı defilerini müflis şirkete karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın; dava konusu çekin davalı banka tarafından tahsil edildiğini belirtmiş olmakla davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduranın kötü niyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, dava dosyası incelendiğinde müvekkilinin kusurunun davacı tarafça ispat edilemediğini, mahkemece, hüküm kurmaya elverişli olmayan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı raporlar ile hüküm kurulduğunu, mahkemece dava konusu çekin verildiği ... firmasının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, asıl olanın davacı ile ...... Şirketi arasındaki ticari ilişki olduğunu, ... antetli kağıt üzerine ... şirketine hitaben yazılmış olan dava konusu çeki de kapsar şekilde çekin avans çeki olduğu, teslimat gerçekleşemediğinden bahisle iade edileceği yönündeki evraklara Mahkeme tarafından itibar edilememesi gerektiğini, ... ismindeki kişinin mahkeme dosyasında davalı ...... şirketinin yetkilisi olduğunu, ...... şirketinin kısa bir süre dışarıdan atama ile müdürü olduğunu, sonrasında Denizli Asliye Ticaret Mahkemesindeki ... ... şirketi, ... Ambalaj ... şirketi, ..., ... ... şirketi, ... tarafından açılmış olan bütün menfi tespit dosyalarında ...'nun müdür olduğu kısa süre içindeki tarihleri kapsar şekilde sonradan evrak hazırlayarak davacı taraflara verdiğini, nitekim davacının da dahil olduğu bir takım firmaların, 2015 yılının Ekim ayında davalı şirkete (sözde) avans çeki, senet verdiklerini, söz konusu firmaların hepsinin çeşitli menfi tespit davaları açtıklarını, tüm siparişlerin Ekim - Kasım 2015 aylarında verildiğini, sipariş formlarından görüleceği üzere teslim tarihlerinin 30 - 45 gün olduğunu, ortalama 2015 yılı sonuna kadar bu sözde siparişlerin teslim edileceğini, müvekkili hakkında iflas erteleme dosyasından dolayı tedbirler kapsamında Mahkeme tarafından atanmış kayyumların bulunduğunu, Mahkeme dosyasında raporda belirtilen evrakın kayyum bilgisi dışında yapıldığını, davalı ... ... Şti.'nin ......şirketi ile olan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin gerektiğini, ... tarafından verilen belgenin geçmişe dönük olarak her zaman düzenlenebilecek belgelerden olduğunu, bu belgelere itibar edilebilmesi için değiştirilemeyecek başka bir veri ile desteklenmesinin gerektiğini, en azından bu işlemlerin davacının, davalı ... firmasının defter ve kayıtlarında görülmesi gerektiğini, sabit olduğu üzere çekin, müvekkilinin kayıtlarında bulunmadığını, istinafa konu Mahkeme dosyasından davalı ... Ltd Şti.'nin ... ve ... ile olan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, ... firmasının yetkilisi ... firmasının defter ve kayıtlarını mahkeme incelemesine sunmaktan ısrarla kaçınmakta iken firmalara danışıklı olarak malların avans çeki olduğunu ve çeklerin iade edileceği yönünde sonradan evrak hazırlayıp vermekten çekinmediğini, Mahkeme dosyasındaki müvekkilinin logosunun ve kaşesinin olduğu anttetli kağıtta yazılı olan "aşağıdaki çekler sipariş avansı olarak alınmıştır " açıklamalı belgenin geçmişe dönük olarak her zaman düzenlenebilecek belgeler olduğunu, bu belgelere itibar edilebilmesi için, değiştirilemeyecek başka bir veri ile desteklenmesi gerektiğini, en azından bu işlemlerin davacının davalı ... firmasının defter ve kayıtlarında görülmesi gerektiğini ... kayıtlarında çeklerin iade edileceği yönünde kayıt bulunmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle dava konusu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçeyle, davalı banka yönünden açılan davanın reddine, davalılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın kabulü ile; davacı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin dava konusu 156.000,00-TL alacağının müflis ... San. ve Tic. A.Ş.'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aynı alacağın davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat etmelidir.Dava konusu çekte müflis ... şirketi ciranta, davacı ise keşideci durumdadır. Dolayısı ile davacı şahsi defilerini bu davalıya yöneltemeyecektir. TTK 792. Maddesi uyarınca, davacı ancak davalı tarafından çekin iktisap edildiği anda, davalının ağır kusuru ile çeki iktisap ettiğini, çekin kötü niyetle iktisap edildiğini ispat ederek menfi tespit talep edebilir. Bu noktada ise ispat külfeti davacı üzerindedir.İlk Derece Mahkemesince, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ticari defterlerde, dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin kayıtlı olduğu ve davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ve davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin kaşe ve imzasını içeren belgelere göre dava konusu çekin avans çeki olarak verildiğinin kabulü ile çek karşılığı mal veya hizmetin teslim edilmediği kanaatine varılarak davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de; çekin davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmasının çekin avans çeki olduğunu göstermeyeceği, davacı tarafça dosya kapsamına sunulan belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında █████/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığı hususu nazara alındığında ve davalı Müflis şirketin ağır kusurlu, kötüniyetli olarak söz konusu çeki iktisap edip etmediğinin irdelenmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş. Yönünden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.İlk Derece Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar gözetilerek, mümkünse davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kayıtları da incelenerek karşılaştırma yapılmak suretiyle yine davacı tarafça dosya kapsamına sunulan belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebilecek belgelerden olduğu, müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında █████/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi, davalı Müflis şirketin ağır kusurlu, kötüniyetli olarak söz konusu çeki iktisap edip etmediğinin irdelenmesi, davacı ve davalı tarafın iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. Sonuç olarak; davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan gerekçelerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesi'nce talebi halinde taraflara İADESİNE, 6-Davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE,9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2026...