T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında dava şartı arabuluculuğun incelenmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebiyle açılmış olup, davalılar usulüne uygun arabuluculuk yapılmadığını, şirket ana sözleşmelerinde kefalet yetkisi olmadığını ve takip konusu borcun kefil oldukları sözleşmelerden kaynaklanmadığını savunmuştur; mahkeme, uyuşmazlığın esasına geçmeden önce, yasal dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığını değerlendirmek üzere duruşma yapmıştır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████....DAVA : İtirazın İptali/Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 30.11.2016 tarihli 20.000.000-TL ve 01.07.2013 tarihli 5.000.000-TL bedelli kredi sözleşmesi imzalanarak müvekkili Bankaca dava dışı borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, söz konusu kredi sözleşmelerini dava dışı asıl borçlu ile birlikte... 'den olan alacakların kat edildiğine dair davalılara ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamede belirtilen borcun verilen süre içinde ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların söz konusu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin devamını ve %20'den az olmamak kaydıyla davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmediğini, Arabuluculuk tutanağında ve dava dilekçesinde yazan ... nolu dosyasının tarafı müvekkilleri olmadığını, Arabuluculuk görüşmesine katılım sağlanmamış olması dolayısı ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, Arabuluculuk başvurusuna ve dava dilekçesine konu ... sayılı icra dosyasında müvekkili şirketlerin taraf olmadığını, şirket kuruluş sözleşmesinde üçüncü kişilerin işlemleri kapsamında kefil olmanın düzenlenmediğini, Şirket kuruluş sözleşmesinde yer almadığından; Müvekkili şirketlerin üçüncü kişinin borçlarına kefil olma ehliyeti olmadığını, Kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, dava dışı asıl borçlu ile davacı banka arasında müvekkil şirketlerin kefil olduğu 01.07.2013 tarih ve 30.11.2016 tarihli kredi sözleşmelerinden sonra kredi sözleşmeleri yapılmış olup müvekkili şirketlerin bu sözleşmelere kefil olmadıklarını, kullandırılan kredi ve gayri nakdi kredilerin sonraki tarihli kredi sözleşmeleri kapsamında olup, bu sözleşmelerde müvekkili şirketin kefaletinin söz konusu olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar3. Taraflar arasında ... akdedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları4. Uyuşmazlık, takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER5. ... sayılı dosyası,6. Genel Kredi Sözleşmeleri7. İhtarname örnekleri, 8. Bilirkişi raporuV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.10. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 11. Bilindiği üzere 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.12. Anılan maddeye göre; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır....” denilmiştir.13. Maddede belirtildiği üzere ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını yasa dava şartı haline getirmiştir.14. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.15. Davacının dava açılırken dava dilekçesine anlaşmazlık tutanağını ekleyerek davayı açması gerekir ise de, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul de yukarıda belirtildiği üzere 18/A maddesinde düzenlenmiştir.16. Somut olayda; dava konusunun, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın TTK 5/a maddesi gereğince dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu kanaatine varılmıştır. 17. Dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağı incelenmesinde; sürecin sona erdiği ve son tutanağın düzenlendiği tarih olarak 09.12.2019 gösterildiği, tutanakta davalı borçlulara haberli posta ile davet mektubu gönderildiği, teslim alınmadığı için iade edildiğinin belirtildiği, tutanağın arabulucu ve davacı/alacaklı vekilince imzalandığı görülmüştür. 18. Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı... 24.01.2019 tescil tarihinde, ... ise 27.02.2019 tescil tarihinde terkin edildiği ve kayıtlarının silindiği, bu duruma göre arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı tarih ve tutanağın düzenlendiği tarihte her iki şirketin de ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğunun anlaşıldığı, tüzel kişilikleri kalmayan şirketler ile yapılan arabuluculuk ve düzenlenen son tutanağın usulüne uygun olmadığı, itirazın iptali davası da TTK m. 5/A hükmü (Ek:6/███████-███████ md. Düzenlemesinden önce de) uyarınca arabulucuya tabi olduğundan dava şartı olan arabuluculuğun yerine getirilmediği kanaatine varılmıştır. 19. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde, davanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde itirazın iptali davası olduğu, dava şartı arabuluculuğa ilişkin TTK m. 5/A hükmü (Ek:6/███████-███████ md. Düzenlemesinden önce de) uyarınca itirazın iptali davasında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak tayin edildiği ve taraflarca dava ikame edilmeden önce usulüne uygun şekilde arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davadan önce usulüne uygun şekilde yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, TTK'nın 5/A ve HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, TTK'nın 5/A ve HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE Karar ve İlam Harcı2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın, peşin ve derkenar ile alınan 60.637,84 TL harçtan mahsubu ile bakiye 60.022,44-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,Vekalet Ücreti5-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere 12.06.2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025...NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"