İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, haksız fiil kaynaklı trafik kazası hasarının yabancı para cinsinden tazmini, bilirkişi raporu geçerliliği ve sigorta şirketinin temerrüdüne dair istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: Bu hukuki evrak, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasına ilişkin bir istinaf incelemesini konu almakta olup, davacı, kaza sonrası Alman plakalı aracında oluşan 6.720,2 Euro tutarındaki hasar bedelini, ekspertiz ve tercüme masraflarını, davalı sigorta şirketinin 15 gün içinde cevap vermeyerek temerrüde düştüğü gerekçesiyle, Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak talep ederken; davalı sigorta şirketi ise, sigortalısının kusuru bulunmadığını, tek taraflı alınan bilirkişi raporunun bağlayıcı olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, hasar ihbarı yapılmadığını ve onarım faturasının sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı .... A.Ş. Vekili ve davalı .... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili, müvekkilinde kaza neticesi oluşan zarar miktarı ve sigortanın sorumluluk tutarı müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, Almanya’da bulunan... Motorlu Taşıtlar Ekspertiz Bürosu tarafından düzenlenen 10.10.2021 tarihli Bilirkişi raporu ile araçtaki hasar KDV dahil 5.546,80 EURO olarak tespit edildiğini, ayrıca müvekkili aracında meydana gelen zararın tespiti için alınması zorunlu bilirkişi raporunun tanzimi için müvekkili tarafından 566,50 EURO ödemede bulunulduğunu, bilirkişi raporunun Almanca aslından Türkçe'ye tercümesi için 606,90 EURO yine müvekkili tarafından ödenmek suretiyle masraf yapıldığını, davalı tarafça karşılanması gereken toplam maddi zarar miktarı 6.720,2 EURO olduğunu, 6.720,2 EURO tazminatın fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanarak Türk Lirası karşılığının ZMMS limitleri dahilinde davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi ( ZMMS mali sorumluluk miktarı ile sınırlı olmak üzere ) zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğundan hasar bedeline yansıyacak KDV miktarını da ödemek zorunda olduğunu, davalı sigorta şirketi temerrüde düştüğünü, Karayolları Trafik Kanununa göre sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması hâlinde zarar gören dava açabileceğini, 07.03.2022 tarihli yapılan başvuru davalı sigorta şirketi tarafından 15 gün içinde cevaplanmamış olup davalı sigorta şirketi 23.03.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı haklı davanın kabulüne; 5.546,80 EURO hasar bedeli maddi tazminatın davalı açısından (teminat limiti olan 43.000-TL ile sınırlı olarak) temerrüd tarihinden itibaren, 2 no'lu davalı açısından kaza tarihinden itibaren, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, müvekkilinin ekspertiz bilirkişi ücreti olarak ödediği 566,50 EURO'nun ve ekspertiz raporunun Türkçe'ye tercümesi için ödenen 606,90 EURO'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalıdan tahsiline, kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalılara yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili, müvekkili şirket; ancak poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olup, müvekkili şirket sigortalısının huzurdaki dava konusu hasarın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın müvekkili şirket bakımından reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, onarım bedeline ilişkin itirazlarımız. 01.09.2021 tarihli tarihli kaza sonrasında hasar ihbarı yapılmamış, araç ekspertize sunulmadığını, davacıdan gerekli evrakların tercümesi istenmiş olsa da davacı yanca temin edilmediğini, davacı tarafından Almanya'da yaptırılan tespit raporu yokluğumuzda alınmış ve tek taraflı bir rapor olmakla, raporun kabul edilemez olduğunu, yokluklarında yapılan tespite ilişkin raporun kendilerini bağlayan bir yanı bulunmadığını, müvekkili şirketin yokluğunda ve sırf tespit isteyen tarafın öne sürdüğü hususlar değerlendirilerek yapılan bir tespitin bağlayıcılığı söz konusu olmadığını, hesaplanan miktar son derece fahiş ve tarafımızdan kabul edilemeyeceğini, davacı yanın fazlaya ilişkin talebi sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, davacının aracı KTK 2.1 maddesine göre eşdeğer parça kullanımına uygun olduğunu, tamir faturasının ibraz edilmemesi sebebi ile tespit edilecek tazminatın-kdv'siz olması gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte her ne kadar euro kuru değişkenlik gösterse de bilinmektedir ki zorunlu mali mesuliyet poliçe teminatı sabit olup teminat kapsamı türk lirası olarak belirlendiğini, ciro kurunun değişkenlik göstermesi fakat zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçe teminatının türk lirası üzerinden ve sabit olarak muaccel hale gelmeyen ve teminat dışında bulunan talepler bakımından müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düştüğü de ileri sürülemeyeceği gibi, davacının faiz talebi de haksız ve yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihi de ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceği açıkça ortada olduğunu, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerektiğini, haksız davanın esastan reddine, aksi halde dosyanın meydana geldiği iddia edilen hasar miktarı konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına, kusurun ve hasarın ispatlanamaması halinde davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile ücreti-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, █████/2021 günü saat 19:20 sıralarında davalı sürücü .... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan .... plaka sayılı otomobili ile seyir halinde iken kaza mahalli olan ... Köprüsü mevkiine gelerek sağa manevra ile şerit değiştirdiği esnada sağ yan şeritte aynı yönde seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki ..... yabancı plakalı otomobilin sol yan kesimine çarpması neticesi davaya konu.... yabancı plakalı otomobilde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporu ve Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapordan da anlaşılacağı üzere, kazanın oluşumunda davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı davalı ....'ın tamamen kusurlu hareketi nedeniyle kazanın meydana geldiği, kaza nedeniyle davacının davaya konu... plaka sayılı 203.325 km'de .. model ... marka ... tipi meydana gelen hasarların durum ve miktarı, hasarlı kısımların özelliği ve Almanyadaki piyasa koşulları ile birlikte değerlendirmeler neticesinde kaza nedeniyle oluşan zararın Almanya rayicine göre belirlenmesinin gerektiği buna göre değişmesi gereken parçalar, malzeme, işçilik 4.661,18.-EUR, %19 KDV 885,62-EUR, ekspertiz ücreti 606,90-EUR olmak üzere davaya konu araçta meydana gelen toplam hasar miktarı 5.546,80 EUR (KDV Dahil) olduğu, ekspertiz ücreti de %19 KDV dahil 606,90.EUR olduğu rapor edilmiş ve mahkememizce hüküm kurmaya elverişli görüldüğü anlaşıldığından davanın kabulüne, (davalı sigortanın teminat limiti ile mahdut sorumlu olması-43.000 TL-), Dövizin Türk Lirasına çevrilmesi açısından; 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesi kaydıyla; hasar bedeli olarak .... yönünden, 5.546,80 - Euro alacak kaleminin 07.03.2022’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 23.03.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095/4-a faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hasar bedeli olarak .... yönünden, 5.546,80 - Euro alacak 01.09.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek 3095/4-a faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı Davalı ... vekili ve davalı .... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda araç sürücüsünün kusuru yönünden değerlendirmenin yerinde ve doğru olmadığı, hiçbir itirazın gerekçeli kararda karşılanmadığı, raporun neden hükme esas alınmaya yeterli olduğunun da belirtilmediği zira geçiş yapılacak şerit de arkadan gelen araçların yeterince uzak mesafade bulunuyor olmasının sigortalı aracın temkinli şekilde manevra yaptığını göstereceği davacı aracının hız sınırına fren mesafesi düşünüldüğünde uymadığı, dolayısıyla olayın davacının hızından kaynaklandığı bununla birlikte hasara yönelik yapılan tespitlerin genel şarlar kapsamında yapılması, iskonto uygulanası gerekirken buna uyulmadığı gibi TL cinsinden belirlenmemesinin hatalı olduğu ayrıca ekspertiz ücretinin hakkaniyete açıkça ayrı olduğu hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ...., kusurun yerinde olmadığı raporun hatalı olduğu aracın sigortalı olup sorumlunun sigortacı olması gerekitiği, kendisinin de bu olayda sorumlu tutulmasının bu sebeple hatalı olduğu zararın Euro üzerinden TL ye dönüştürülmesinin kur farkı sebebiyle kendisinin sorunmlu tutulmasının yasal olmadığı gibi faiz başlangıcının hatalı belirlendiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Somut olayda, █████/2021 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araçlar arasında meydana gelen trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tazmini istemli iş bu davada mahkemece kusur, otomotiv ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden █████/2023 tarihli alınan raporda kusurun davalı ....'de olduğu, davacı aracının bu kazadan kaynaklı KDV dahil 4.012,909 Euro hasara uğradığı, sigorta şirketinin 43.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu, davacı itiraz üzerine bu sefer dosya Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesine tevdi neticesi sunulan █████/2023 tarihli raporda ise konu trafik kazasının oluşumunda davalı ...'in tam kusurlu olduğu, davacı aracındaki hasarın KDV dahil 5.546,80 Euro olduğu gibi ekspertiz ücretinin de 606,90 Euro olduğu yönündeki █████/2021 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmelerin uygun görüldüğü yönünde kanaat kapsamında davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD'sinin █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Somut olayda her ne kadar kusur gereği gibi takdir edilmediği hatta eksik ve hatalı değerlendirildiği belirtilmiş ise de kusur kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler yerinde ve yeterli görülmekle bu yönden araştırma yapılmasına yer ve gerek görülmeyerek bu yönden ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Araç sürücüsü davalı ....'in olduğu gibi ZMMS poliçecisi davalı sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb. nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih █████████ E. ██████████ K., 28.03.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 04.04.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 17.03.2014 tarih █████████ E. █████████ K.) Somut olayda iskonto uygulanmasına dair yasal şartlar oluşmadığı gibi davacı zararının olay tarihindeki serbest piyasa rayiçleri göz önüne alınarak, orijinal yedek parça üzerinden ve KDV dahil olmak üzere tespiti yapıldığı, davalı yanlarca belirlenen zarar miktarının fahiş olduğu gibi dosya kapsamında kazandırılan raporlar arası çelişki olduğundan bahsedilmiş ise de rapora yapılan itirazların soyut nitelikte olduğu gibi kazandırılan █████/2023 tarihli rapor ile davacı yanca sunulu ekspertiz incelemesine ilişkin █████/2021 tarihli raporlar arası çelişkiyi giderir mahiyette hazırlandığı anlaşılan █████/2023 tarihli ATK raporunun hükme esas alınması yerinde olduğu, raporlar arası çelişkinin giderildiği ve bu nedenle yeniden rapor alınmasına yer ve gerek olmadığı anlaşılmakla kazandırılan ATK raporunun yeterli teknik incelemeyi içerdiği ve denetime elverişli olduğu değerlendirilerek belirtile yönlerden ileri sürülen istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve ███████-28 E - █████████ K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17.HD'nin 17.05.2018 tarih ve █████████ E-█████████ K) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketindedir. İstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11.HD'nin █████/2022 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur ve hasar bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasar bedelinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura sunulsun yada sunulmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, davacı zararının yabancı para birimi üzerinden belirlenmesinin yerinde olmasına, davalılar yönünden atfedilen sorumluluğun dosya kapsamı ile ileri sürülen talepler bakımından uygun görülmesine, davalı yanlar yönünden atfedilen temerrüt tarihinin yerinde ve isabetli olmasına, davacı aracındaki hasara yönelik davacı ekspertiz raporu ile mahkemece alınan raporlar arası çelişkinin ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile giderilmiş olmasına, davalı sigorta yönünden sorumluluk limitinin tespit edilmiş olmasına ve sorumluluk limiti kapsamında tazminatın takdirinin yerinde görülmesine, aksi iddia edilmiş ise de davacı yanın ekspertiz ücretinin davalılardan tahsil isteminin yerinde olmasına ve ancak her ne kadar ekspertiz ücreti talep edilen altında bir miktar olarak hükme bağlanmış ise de istinaf edenlerin sıfatı göz önüne alındığında bu yönden inceleme yapılmasına yer olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı yanların yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı .... vekili ve davalı .....'ın istinaf başvurularının ayrı ayrı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı .... yönünden istinaf karar harcı olan 2.937,33 TL'den peşin alınan 735,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.202,33 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı .... yönünden istinaf karar harcı olan 6.095,92 TL'den peşin alınan 1.523,98 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.571,94 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.