İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasında verilen ilk derece kararının istinaf incelemesi sonucu.
Özet: Davacı, tescilli markasına davalı tarafından benzer bir ibarenin ticaret unvanı ve faaliyetlerinde kullanılmasıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğu gerekçesiyle maddi-manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, davalının aynı sektörde faaliyet gösteren davacının markasıyla ayniyet derecesinde benzer bir ibareyi markasal nitelikte kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet teşkil ettiğini tespit etmiştir. Bu kapsamda, davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine, ilgili işaretlerin mağaza tabelaları, broşür ve internet sitesi gibi mecralardan kaldırılmasına veya imhasına hükmedilmiştir. Mahkeme, davacının markasının itibarının zedelenmesi nedeniyle 1000 TL manevi tazminat talebini kabul ederken, maddi zararın ispat edilememesi ve bilirkişi ücretinin yatırılmaması gerekçesiyle maddi tazminat talebini reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: █████/2023NUMARASI: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU: Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması ile Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğunu, davalı tarafından davacı markasına benzer şekilde ... ... markasının kullanıldığını, bu kullanımın davacı markası ile iltibas yarattığını, marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesine ayrıca şimdilik 1.000 TL maddi 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasını talep ettiği, davacıya ait ''...” markası ile ayniyet derecesinde benzerlik gösteren “...” İbaresinin davalı şirket tarafından kullanılmasının önlenmesine ve markaya yapılan tecavüzün durdurulmasını, davalı şirket tarafından kullanılmakta olan “...” İbaresinin mağaza tabelalarından, broşürlerinden ve internet sitesi gibi yayın araçlarından kaldırılmasına, imha edilmesine ve ürünlerin üzerinden tecavüz konusu işaretlerin silinmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kaymakla kaydıyla yoksun kalınan kazanç için şimdilik 1.000 TL maddi ve 1.000TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi ███████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2023 tarihli kararı ile; "Davacı şirketin ... numaralı ... ... numaralı markanın 7. Sınıfta ve ... numaralı markanın 37. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, davalının da ... ... limited şirketi adıyla faaliyette bulunduğu, bu durumun karışıklığa sebebiyet verdiği iddiasıyla marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi meni ile maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkememizce deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişiye tevdine karar verildiği fakat davacı tarafından bilirkişi ücreti yatırılmadığı için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilemediği, dosya üzerinden yapılan incelemede davacının ticaret unvanının ... .... Şti. Davalının ise ... .... Şti ismi ile faaliyette bulundukları, davacı şirketin █████/2020 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin ise █████/2020 tarihinde tescil edildiği, tarafların ortak olarak ... alanında ticari faaliyette bulunduğu, yine davacının ... ve ... numaralı ... markaların tescilli sahibi olduğu, buna göre tarafların ticari unvanlarında yer alan ... ibaresinin ayniyet derecesinde benzer olduğu, ortalama tüketici nezdinde tarafların aynı kaynaktan doğmuş aynı kişiye veya kuruma ait firmaymış gibi algılanabileceği, davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan davalının kullanmış olduğu sosyal medya görselleri incelendiğinde davalının ... ibaresini büyük şekilde ticaret unvanını aşacak mahiyette kullandığı, bu kullanımın markasal kullanım şeklinde olduğu, bunun da 6769 sayılı SMK nun 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz TTK nun 55/1a 4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, bu nedenle davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddi manevi tazminat talebinde bulunabileceği, manevi tazminat talebi bakımından davalının davacıya ait markasının ayniyet derecesinde ve aynı sektörde kullanmasının davacının markasına zarar verebileceği, bu nedenle talep edilen 1000 TL manevi tazminat talebinin dosya kapsamına uygun olduğu ve kabulüne karar vermek gerektiği, maddi tazminat talebi yönünden ise davacının maddi tazminat talebinde bulunabilmesi için zararını açıklayıp belgelemesi gerekmekteyken buna ilişkin delillerin sunulmadığı, davalının getirtilen vergi kayıtlarında tecavüze konu dönem zarfında zarar ettiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından maddi tazminat talebine ilişkin deliller ibraz edilmeyip bilirkişi ücreti de yatırılmadığından maddi tazminata yönelik değerlendirme yapılamadığı, dosya kapsamına göre de davacının maddi tazminata ilişkin zararlarını ispat edemediği anlaşıldığından, Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;1-Davalı tarafından davacının ... markasına yönelik kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve menine, davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin mağaza tabelalarında broşürlerden ve internet sitesi gibi yayın araçlarından kaldırılmasına, bu işaretlerin silinmesine, silinmesi mümkün değilse imhasına, 2-Maddi tazminat yönünden davanın reddine,3-Manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 1000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin delilleri incelemeden gerekli tahkikatı yapmadan eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verdiğini, müvekkili firma yetkilisi meslek hayatı boyunca ... işinde uzman olup bu konunun mutfağında yer almış adeta çıraklıktan bugüne geldiğini, müvekkili firmanın elde ettiği kazançların büyük bir kısmı firma yetkilisinin piyasada çevresi ve bilinirliği olmasından kaynaklandığını, müvekkili firma ... montajı işlemleri yanı sıra ... bakımları yaptığını ve ... parçaları sattığını, elde edilen kazançların bir kısmı müvekkili firmanın taşınmazlarının alım satım ve kiralarından kaynaklandığını, kararda yer alan iltibasın mevcudiyetine ilişkin ifadelere katılmadıklarını, müvekkili şirket imal ettiği ürünlerde ayırt edici ve kendine has logo ve tasarım dili kullandığını, mevcut durumun iltibasa neden olmadığı marka algısı, menşei ülke ve uluslararası düzenlemeler nezdinde teamüllere ve hukuka uygun olduğunu, davacı bilirkişi masrafı yatırmamasına iddialarını somutlaştırmamasına ve dosyada hiçbir somut delil bulunmamasına rağmen mahkeme usule aykırı karar verdiğini, somut hiçbir delil, evrak veya delil başlangıcı bile sayılacak hiçbir veri olmadan müvekkili hakkında tecavüz ve men kararı verildiği gerekçeli kararda bile gerekçeli olarak yer almadığını, müvekkili firma hiçbir haksız fiilde bulunmadığını, verilen imha, tecavüz, men kararları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkeme müvekkili firmanın kötü niyetli faaliyette bulunduğunu tespit edememesine rağmen manevi tazminata hükmettiğinden bu yöndeki kararın da hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacının “...” markasından kaynaklı haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Mahkemece davacının ... ve ... numaralı ''...'' markalarının tescilli sahibi olduğu, davalının ''...'' ibaresini büyük şekilde ticaret unvanını aşacak mahiyette markasal kullanımı ile tecavüz oluşturduğu kabulüne varılmış ise de davalı taraf önceki tarihli marka tesciline dayalı kullanım savunmasında bulunmuş olup davacının da delil olarak dayandığı TPMK marka tescil kayıtlarının tetkik edilmesi gerekmiştir. İnceleme neticesinde, davacının ''...'' ibareli marka başvurusunun 24.09.2020 tarihinde 7. sınıfta yapıldığı ancak tescilin geçersiz olarak kaydedildiği tespit edilmiştir. Davalının markasal kullanımına konu ''... ...'' ibareli markanın ise davalı şirket yetkilisi adına 7 ve 37. sınıflarda tescilli ve koruma altında olduğu, 23.11.2020 tarihinde başvurunun yapıldığı görülmüştür. Davacının ... sayılı ''...'' ibareli markası 37. sınıfta tescilli ise de başvurunun, davalının marka başvurusundan sonra 30.11.2020 tarihinde yapıldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla markada öncelik ilkesi geçerli olup davalı şirketin önceki tarihli tescilli markaya dayalı kullanımının mevcut olduğu, davacı tarafın tescil öncesi markasal kullanım suretiyle işarete ayırt edicilik vasfını kazandırdığını gösterir delillerin ve bu yönde herhangi bir iddianın bulunmadığı, davacı vekilinin unvan terkini talebinin de bulunmadığı, davacı tarafça davalı tarafın markaya tecavüz teşkil eden kullanımlarına yönelik delil sunulmadığı gibi bir kısım görseller sunulmuş ise de bilirkişi ücreti yatırılmadığından işbu görsellerin davalı tarafın kullanımlarına ilişkin olup olmadığının denetlenemediği hususları nazara alındığında, sübut bulmayan davanın tümü yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle, istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''Davanın REDDİNE'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../███████ tarih, 2022/... E., 2023/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz davası yönünden 732,00TL, maddi tazminat davası yönünden 732,00 TL, manevi tazminat davası yönünden 732,00TL olmak üzere toplam 2.196,00 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu 2.115,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz davası yönünden 55.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat davası yönünden 1.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat davası yönünden 1.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026