Kanuni temsilcinin şirketin hacizli malvarlığının amme alacağını karşılayamayacağının tespiti halinde sorumluluğuna gidilmesinin hukuka uygun olduğuna dair Danıştay kararı.
Özet: Davacı kanuni temsilci adına, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarına ilişkin düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; ilk derece mahkemesi, şirketin mal varlığının borcu karşılayıp karşılamadığının kesin olarak tespit edilmediği gerekçesiyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. Ancak, bölge idare mahkemesi, borç miktarı, vadeler, şirket araçları üzerindeki çok sayıda haciz ve yaklaşık rayiç değerleri dikkate alındığında şirket varlığının amme alacağını karşılayamayacağı kanaatine vararak istinaf başvurusunu kabul etmiş ve davayı reddetmiştir. Davacının, şirket mal varlığının yeterince araştırılmadığı ve kesin olarak tahsil imkanının bulunmadığının kanıtlanmadığı yönündeki temyiz iddiaları Danıştay tarafından hukuka uygun bulunmayarak reddedilmiş ve bölge idare mahkemesi kararı oyçokluğuyla onanmıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... (...)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Özel Güvenlik Limited Şirketinden alınamayan 2014 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına kayıtlı 6 adet römork cinsi araç bulunduğu, araçlar üzerinde başkaca hacizlerin uygulandığı, söz konusu araçların satış kabiliyetlerinin olmadığını ortaya koyan herhangi bir bilgi veya belge dosyaya sunulmadığı gibi borcun bir kısmını karşılayıp karşılamayacağı hususunda herhangi bir kıymet takdiri, sıra cetveli veya başkaca bilgi veya belge de ibraz edilmediğinin anlaşıldığı olayda, araçların borcun bir kısmını karşılayacak olması halinde davacının sorumlu tutulacağı borç meblağının değişebileceği dolayısıyla amme alacağının şirketten tahsil edilemediği ortaya konulamadığından kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirlerinde yer alan borcun miktarı ve vadeleri, haczedilen şirkete ait araçların tamamı üzerinde çok sayıda bulunan hacizler ve söz konusu araçların yaklaşık rayiç değerleri dikkate alındığında, haczedilen şirket mal varlığının satış bedelinin, amme alacağını karşılayamayacağının ortaya konulduğunun kabulü gerektiği, öte yandan, davacının borcun ait olduğu dönemde kanuni temsilci sıfatını taşıdığı ve zamanaşımının da söz konusu olmadığı anlaşıldığından, adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : █████/2020 tarihinde şirketteki hisselerini devrederek kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı, şirket nezdinde malvarlığı araştırması yapılarak kamu alacaklarının imtiyazı da dikkate alınmak suretiyle icrai işlemlerin gerçekleştirilip ortaya çıkan duruma göre değerlendirilmesi ve bunun sonucunda kamu alacağının tahmini olarak değil, kesin olarak borcu karşılayamayacağı tespitinden sonra kalan borcun yeni ortak ve müdürlerden aranılması gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Vergi Dava Dairesince, asıl borçlu ... Özel Güvenlik Limited Şirketi hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket adına kayıtlı 6 adet römorkun tespit edildiği ancak, borcun miktarı ve vadeleri ile haczedilen şirkete ait araçların tamamı üzerinde çok sayıda hacizlerin bulunması, araçların yaklaşık rayiç değerleri dikkate alındığında, haczedilen şirket mal varlığının satış bedelinin amme alacağını karşılayamayacağından bahisle davacı adına tanzim edilen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmişse de; tahsilat işlemlerine devam edilerek, vergi borcunu karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve kamu alacağının şirketten tahsil edilebilmesi için tüm takip yollarının tüketilmesi gerekirken, bu yollar tüketilmeden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!